• $9,5985
  • €11,1771
  • 556.86
  • 1473.2
14 Ekim 2014 Salı

Evo Morales gene kazanacak!

Bolivya adını bağımsızlık savaşçısı Simon Bolivar’dan almış ve 1825 yılında İspanyollardan kurtulmuş bir ülke. Ülke tarihinde 200 kadar darbe ve karşı darbe yaşanmış. 1982 yılında ise demokrasi ülkeye gelmiş. 2005 yılında ise sol eğilimli Evo Morales işbaşına seçilerek gelmiş. Bu pazar günü ben bu yazıyı derlerken Bolivya’da seçim vardı. Kanunlara göre Bolivya’da bir kişi iki dönemden fazla seçilemiyor ama, Evo Morales kanunlarda bir boşluk bularak üçüncü defa aday. Seçilme şansı yüzde 70 civarında ve seçilirse de 14 yıl süre ile en uzun Başkanlık yapmış olan kişi olacak. Bolivya’da nüfusun yüzde 95 kadarı Katolik, dolayısıyla din kavgası yok. Ama 36 ayrı kültür ve kökenden gelen ve ayrı dil konuşan insanlar var. Morales bu 36 dilin hepsini resmi dil ilan etmiş. Hiçbir şeyi dert etmeyen Morales, ülkenin kaynaklarını vatandaşa hizmet için kullanan çok akıllı bir sol lider.

EKONOMİYİ AYAĞA KALDIRDI

Bolivya aslında sınırlı kaynakları olan çok fakir bir ülke. Ama Evo ekonomi yönetiminde büyük bir başarı elde etti. IMF’in Ekim 2014 veri revizyonuna göre 2014 yılında Latin Amerika’nın dev kaynakları olan ülkeleri Brezilya yüzde 0.7 büyüyecek, yıllardır borç batağındaki Arjantin eksi 1.7 daralacak, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezüella eksi yüzde 3 daralacak, ama Bolivya 2014'te yüzde 5.2 ve 2015'te yüzde 5 büyüyecek.
Satın alma gücü paritesi ile GSYİH sayısı 2013 yılında 58.4 milyar dolar, nominal döviz kuru ile ise sadece 29.8 milyar dolar. Yani kişi başına gelir satın alma gücü paritesi ile 5500 dolar, nominal kur ile 2500-3000 dolar arasında. Ama ülke gelirinin yüzde 27.1 kadarını tasarruf ediyorlar. 10 milyonluk nüfusun 5 milyonu çalışıyor. Ülkede enflasyon yüzde 5.9 civarında. Ülkenin ihracatı 12.5 milyar dolar civarında, ithalatı 8.2 milyar dolar, cari denge fazlası 2 milyar dolardan biraz yüksek. Ülkenin döviz rezervleri de 14.5 milyar dolar. Ülkenin dış borcu ise 7.4 milyar dolar. Ülke doğal gaz, soya ürünleri ve maden ihracatı yapmakta. Maduro yönetimindeki, dünyanın en fazla petrol rezervi olan Venezüella ise yardıma muhtaç. Zaten Evo dışarıdan yardım almanın bağımsızlığı zedeleyeceğini düşünen bir kişi. Solcu, çünkü kökeni fakirlik ve daha sonra da sendikacılık. Eğitimi de yok gibi. Her gün en az üç defa ABD aleyhine atıp tutuyor ama Bolivyalı yetenekli öğrencilere burs verip Harvard ve Stanford’a eğitime de gönderiyor.
Ülkenin bağımsızlığının sembolü olsun diye, Parlamento’nun duvarındaki büyük saatin, sayılar ters yönde yazılarak kolların terse dönmesini emretmiş ki, “Biz farklıyız anlaşılsın!” diyor. Evo otorite bir diktatör gibi davranıyor ama 2005'te o seçilirken yüzde 65 civarında olan fakirlik 2011'de yüzde 45 düzeyine inmiş. 2006-2014 arasında 8 milyar dolarlık doğal gaz ve petrol gelirini sosyal programlarla gençlere, yaşlılara ve çocuk annelerine aktararak inanılmaz bir seçmen desteği sağlamış. Seçimde ona destek yüzde 70.
Ama Venezüella’da Maduro, Brezilya’da Yousseff ve Arjantin’de ise Kirchner nedense Evo’nun başarısının yanına yanaşacak bir ekonomi yönetimi beceremiyorlar (Brezilya’da önceki Lula becermişti). Evo’nun tek beceremediği koka üretimini kontrol ederek ABD ile narkotik önlemler konusundaki kavgayı durduramaması.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler