• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
16 Ocak 2012 Pazartesi

Euro nereye ve neden?

Bu yazı pazar günü erken satlerde Fransa'da bir otel odasında yazılıyor. Bu arada rating kuruluşu S.&P  Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi Fransa'nın AAA olan ratingini düşürmesini de resmen ilan etmişti. Böylece Avrupa'da ratingi düşen ülke sayısı dokuza çıktı.
 Pazartesi günü Paris'te yapılacak olan,  OECD Genel Sekreteri Angel Gurria'nın açacağı ve Fransa Ekonomi Bakanı Baroin'in de bir konuşma yapacağı, birçok milletten akademisyenlerin ve finans sektörü mensubunun da katıldığı, dünya, ABD, Avrupa ve gelişen ülkelerin gidişatının ve geleceğinin tartışılacağı Coface tarafından organize edilen bir konferansta 'Türkiye bir model olabilir mi?' konusunda bir konuşma yapmak için bulunuyorum. Tabii zamanlama mükemmel.
Şahsi kanım, ABD'nin bir resesyon yaşamayacağı ama yavaş büyüyeceğidir. Bunu kabaca bir yıldır vurgulamaktayım. Avrupa'da siyasilerin bir karar alma becerileri olmadığını ve bu nedenle Avrupa'nın daha kötüye gideceğini de, bir yıla yakındır vurgulamaktaydım.
Türkiye'ye gelince, kapasiteden yüksek büyüme, kredi balonu ve yüksek cari açık her zaman risktir. Bunu anlamamız gerek! Kamu yöneticileri de bunun farkında. Batı medyası da aleyhimize yazıp duruyor. Ama  kredi freni yavaş gelişti.
Ülkede tasarruf GSMH oranı olarak yüzde 12 civarına inmiş durumda. Reel sektör yüzde 10'a çıkan çok aşırı oranda büyürken, cari açık varken, diğer yandan iç talebi azdıran kredinin yüzde otuz beş oranında artmasının mantığı yoktur.
Türkiye bugün dışa çok açık ve büyük bir ekonomidir. Bu nedenle artık dünya trendlerinin dışında kalamaz. Dünyada her yer frenli giderken bizim büyük bir cari açıkla, hızla ve rekor düzeyde büyüyerek gitmemiz olamaz.
 Bu arada Türkiye halkı ve medyası kur konuşmak ve döviz spekülasyonu ile meşgul olmak dışında bir şey yapmıyor.
Sorulan soru hep aynı: 'Euro mu, dolar mı, altın mı, araba mı, ev mi ?' Cevabım da hep aynı oluyor: Hiçbiri!
Her 'bilge' Türk üç vakitte kur ne olur sorusuna  rakam vermekle meşgul . Nereden biliyorlar? Nedenler ne?
The Economist çapraz kurları yerinden oynatan ve dalgalanmayı başlatan euro türbülansını aşağıda sıralayacağımız  faktörlerle açıklamış.
2012 yılına girerken CFTC adlı resmi kuruluşun sayılarına göre, ocak başı için piyasada döviz ticareti veya yatırım yapan kesimin dev boyutta kısa (short) pozisyon taşıdığı şimdi açıklanıyor. Nitekim euro dalgalandı ve düştü, dolara karşı 1.26 değerini de gördü. Kaldı ki döviz piyasaları her yılın başında, yılbaşı günleri esnasında sallanır ama bu sallanma yılın geri kalan kısmında pek sürmez.
İsviçre ve Japonya paralarının güçlü değerlenmesini frenlemek için çok uğraştılar. Ama sorunlu ABD parasının değer kaybetmesinden şikayet etmedi. Çin de parasını düşük değerli tutmaya çalışıyor. 2009 yılından bu yana Merkez Bankalarının tuttuğu euro miktarı rezervlerin yüzde 28 kadarından yüzde 26 civarına düşmüş. Satıyorlar yani! Bu arada Kanada ve Avustralya doları alan Merkez Bankası sayısı da çokmuş!
Global finansal kriz başladığından beri 'risk on -risk off' şeklinde sürekli ve çok kısa vadelerde iştah değişikliği yaşandığı ortamlarda, fon yönetenler keyifleri yerinde olduğu zaman ABD dışında ve gelişen ülkelerde yatırım yapıp, keyifleri kötü olduğu zamanda da ABD'ye kaçmayı adet edinmişlerdi. Euro ise 'carry trade' denen dışarıdan finansman ve yatırım usulünde, düşük faizli İsviçre Frangı ve Japon Yeni yerine kullanılmaya başlandı ve fonlar yüksek faizli, örneğin Avusturalya gibi yerlere gitmekte.
Birçok kimse de Avrupa Merkez Bankası'nın kamu yöneticilerinin becerisizliği nedeniyle güçlenen kötü trendler karşısında, para basmaya mecbur kalacağını (QE ) düşünmekteler. Bir paranın miktarı artar ve faizler düşerse değeri azalır. Ama eğer bu parasal genişleme Avrupa'yı kurtaracak algısı gerçekleşirse de, tersine euro değerlenebilir. Sonucu kestirmek güç!
Tabii bu arada euro sisteminin parçalanması veya göçmesi olasılığı çok kötü sonuçlara gider. Bu durum banka sorunlarının daha da büyümesini getirir. Bu da kriz içinde geçecek süreyi daha da uzatır!
Euronun geleceği siyasilerin beceri veya becerisizliğine büyük ölçüde endeksli. Bunu da unutmamak gerek! İyisi mi siz siz olun spekülasyonu ve aşırı harcamayı bırakın!

<p>İnsanların, hayatı boyunca kilosunu sağlıklı bir düzeyde tutabilmesi kalbin de ilerleyen yaşlarda

Kalp hastaları dikkat! Fazla kilolar kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi