• $8,2836
  • €9,9999
  • 482.826
  • 1427.73
03 Haziran 2014 Salı

Dünyada tuhaf şeyler oluyor!

Global kriz dünyayı tamamen alt üst etti, ortalığı karıştırdı. Özellikle de ABD iyice şaşırmış durumda. ABD sağlık sisteminden ortalığa dağılan kötü korkular zirveye çıktı. En son araştırmaya göre ABD sağlık sisteminde sahtekarlık ve istismar eylemleri nedeniyle 2011 yılında devlet 272 milyar dolarlık sahtekarlık ve hırsızlık ile soyuldu sonucuna varan bir araştırma yayınlandı. Bu miktar kabaca toplam sağlık sistemi harcamalarının yüzde 10 ve GSYİH toplamının da yüzde 1.7 kadarı bir meblağ. Yani ABD’deki sağlık sistemindeki sahtekarlık ile soygun miktarı örneğin İngiltere’nin tüm sağlık harcaması kadar.

Krizin temelinde bankalar yatıyor

Kriminal çeteler söylenenlere göre kokainden reçeteli ilaç satışına geçiyorlarmış. Ama soygunun önemli bir kısmı da aslında zengin olanlar tarafından tarafından yapılmakta imiş. New York’ta Brighton Beach denen yerde Oceana adlı 865 haneli sitede (garajlar Aston Martin ve Porsche dolu olan bir yer burası) 2013 Ağustos ayında altı site mensubu sağlık sistemini soymaktan mahkemelik olunca 150 kadar aynı site sakini sağlık siteminden talep ettikleri yardımdan acilen vazgeçmişler. En son 13 Mayıs tarihinde 16 tanesi doktor olan ve çoğunluğu Miami’de oturan 90 kişi sağlık sistemini soymaktan dolayı içeri alınırken, Doktorun birinin 24 milyon dolarlık tıbbi malzemeyi sahte evraklarla aldığı, bunların arasında da 1000 adet elektrikli sakat arabası olduğu açıklanmış. Bir sağlık kliniği sahibi de otuz yıl hapse mahkum olmuş. Yani kriz sonrasında sağlık sektörü de en az bankalar kadar eleştirilmeye başlanmış.
Bu arada İngiliz Merkez Bankası Başkanı Kanada kökenli Mark Carney de 27 Mayıs tarihinde yaptığı bir konuşmada bankalar ve diğer finans kesimi mensuplarını dikkatli davranmaları için ikaz etmiş. 2008 krizinin temelinde büyük çapta bankaların yattığını vurgulayan Carney, Merkez Bankaları para politikası kararları ile aynı zamanda ekonominin içinde gelir ve servet dağılımı yapmış olurlar derken, örneğin para politikası icabı düşük faiz tasarrufçuları yaralar, yüksek faiz ise varlık sahiplerini hırpalar. Ama QE denen aşırı likidite politikası da varlık fiyatlarının artmasına neden olarak fakirlerden çok zenginlere yarar demiş. Carney Fransız iktisatçı Piketty’nin vurguladığı son dönemde gelir ve servet eşitsizliğinin artması olgusunun da altını çizmekle beraber, krizde parasal politika adımları atılmasa da birçok genç işsiz olacak ve hatta bütün hayatları boyunca gelir kazanamama durumuna bile düşeceklerdi demiş.

Piketty mi haklı yoksa FT mi?

Ancak Piketty şu anda topun ağzında. Financial Times ekonomi editörü Chris Giles, Piketty’nin servet dağılımının çok bozulduğunu vurgulayan eserini yakından ve satır satır incelemiş. Piketty’nin bulgularının geçerli olmadığını, kitapta önemli veri ve hesaplama hataları bulunduğunu gündeme getirmiş. Giles’a göre Piketty İngiltere’de en zengin yüzde 10 dilimi mensuplarının servetin yüzde 70 kadarına sahip olduğu tezinin İngiltere’nin resmi sayıları ile sadece yüzde 44 kadar olduğunu ortaya koymuş. Piketty de verilerini savunarak bir ek kitap daha üreterek verilerin tüm detayını ortaya koyacağını ve verilerin sonuçlarının nasıl özetlendiğini anlatacağını söylemiş. Piketty o kadar çabuk şöhret kazandı ki, daha çok uzun zaman ve kriz bitse bile Piketty ve bulguları tartışılacak.
Bir de biz ülkemizdeki servet dağılımını detaylı bir şekilde ortaya koyabilsek! Gelir dağılımı verileri var da servet dağılımı bilgisini derlemek oldukça zor!

<p>Peki, hasta olduğunu söyleyip izin alan bir çalışan gezdiği  bir fotoğrafını sosyal medyasından p

Hangi sosyal medya paylaşımı sizi tazminatsız işten çıkarılmanıza neden olur?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı