• $9,2869
  • €10,7678
  • 526.926
  • 1413.33
13 Nisan 2015 Pazartesi

Dünya nereye gidiyor?

Biraz kafayı kaldırıp dünya geneline bakmanın önemli olduğu bir dönemdeyiz. Ben de bugün bir global özet derlemekteyim.

Paris’te bulunan OECD’nin elindeki şubat ayı öncü gösterge verilerine bakılırsa Kanada, Çin, Brezilya ve Rusya’nın ekonomik yavaşlama yaşadıklarını görmek mümkün . Fransa, İtalya ve Avrupa Birliği’nin bütünü ise, toparlanmada mesafe kat etmiş ve büyümesini hızlandırmış bulunuyor. Japonya ve İngiltere’de büyüme hızlarını olduğu gibi muhafaza ediyorlar. Ama eldeki veriler 2015 yılında genel toplamda büyüme açısından global ekonomide yavaşlama olduğunu gösteriyor.
2015 öncesinde gelişen ekonomiler büyürken gelişmiş ekonomiler yavaş gitmekte idi. Şimdi ise başta Çin olmak üzere gelişen ekonomiler yavaşlamakta, tek istisna olarak da Hindistan daha hızlı büyümekte.
Diğer taraftan eldeki veriler Merkez Bankalarının 2014 bütününde ve 2015 başında yaptıkları parasal genişlemenin de fazla bir etki yapmadığını gösteriyor. Bu nedenle ABD’de faiz artırımı kararı verecek olan Merkez bankası bir karar veremez duruma geldi. Halbuki ABD dolar değer kazanırken ihracatı arttırabilmek için Dünyanın diğer bölgelerinde büyümenin artmasını bekliyordu. Bu ise gerçekleşmiyor.
Dünyanın toplam ekonomi aktivitesinin yüzde 85 kadarını yapan 20 en büyük ekonomi 2014 yılı son çeyreğinde, çeyrekten çeyreğe sadece yüzde 0.9 oranında büyüdü. Bu oran pek de değişmiyor. 2013 yılının bütününde yüzde 3.2 büyüyen G-20 ekonomileri 2014 yılının bütününde yüzde 3.4 büyümüş bulunuyor. Ama 2015 yılının ilk üç ayında ABD, Çin ve Japonya zayıf büyüme sergiler duruma geldiler. Bu da global büyümeyi önemli ölçüde aşağıya çekti gibi!
Yılbaşından bu yana en önemli pozitif gelişme 2014 başında bir dolar 35 ruble olan Rus parasının değerinin bir dolar eşit 75-80 Ruble aralığına indikten sonra , bir süre dalgalanıp yüzde 25 kadar değer kazanarak ,bugün bir dolar kabaca 55 ruble değerine geri gelmiş bulunması . Bunun arkasında petrol fiyatının yılbaşından bu yana kabaca yüzde 25 kadar artmış olması var.
Ancak Washington’da konuşan IMF Direktörü Christian Lagarde oldukça kötümser bir konuşma yaptı. Lagarde emtea fiyatları ve petrol fiyatlarının düşmesinin gelişen ülkelerde ihracat sayılarını düşürdüğünü ve düşük büyüme ve sermaye kaçışı yaratma durumuna gelindiğini vurguluyor. Aslında kötümser bir kurum olan Capital Economics de 46 gelişen ülkeyi incelemiş ve gelişen ülkelerin 2015 yılının ilk üç ayında, bir evvelki yıla göre yüzde 4 oranında küçüldüğünü tespit etmiş. Bu oran global krizin gelişen ülkelere zıpladığı 2009 yılının ilk üç ayında ise yüzde 3.9 küçülme yaşandığını gösteriyordu. Yani bugünkü durum pek iç açıcı değil.
IIF kısa adlı Institute of International Finance baş iktisatçısı Felix Huffner de gelişen ülkelerin ilk çeyrekte yıllıklaştırılmış veri ile yüzde 3.4 büyüyeceğini, bunun de geçen yıl için ayni dönemde yüzde 3.8 olan büyümenin düşüşü anlamına geldiğini gündeme getiriyor. Bu bağlamda zorlanan Brezilya ilk çeyrekte yüzde 1.24 daralma yaşarken, iyi durumdaki gelişen ülkelerden Meksika ise 2014 son çeyreğinde yüzde 2.6 büyüme hızından 2015 ilk çeyreğinde yüzde 2 büyüme hızına gerilemiş bulunuyor.
Gelecek haftaki IMF ve Dünya Bankası bahar toplantıları öncesinde Christian Lagarde “2008 krizinden sonraki toparlanma devam ediyor!” diyor ama dünyanın bir çok köşesinde de büyümenin kabul edilemeyecek düzeyde düşük olduğunu vurguluyor ve bunun finansal riskler yaratabileceği konusunun da altını çizmiş bulunuyor.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Çanakkale Boğazı tek yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı

Dünyanın en değerli 100 markası belli oldu!

Temizlik işçileri greve gitti sokaklar çöp yığınları ile doldu