• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
6 Nisan 2015 Pazartesi

Dünkü rezillik tekrar etmememeli!

Dün Ç.Rize maçından otobüsle Trabzon havalanına giden Fenerbahçe takımının otobüsüne inanılması zor bir saldırı yapıldı. Bu iğrenç ve insanlık dışı silahlı saldırı olayını, “ üç kuruşluk” insanlığı ve “yüz gram” da spor kültürü olan hiç bir kimse destekleyemez. Taraftarlığı bırakıp hepimiz bu olayı derhal ve şiddetle lanetlemeliyiz. Aslında hepimizin bildiği gibi , ülkemizde spor ve terör uzun zamandan beri alenen “evlidir “ ! Gerilimi ateşleyenlerin, kışkırtıcıların başında da büyük oranda spor kulüplerinin yöneticileri gelir.

Ancak ülkede sporun ve de özellikle futbolun, yavaş yavaş taraftar ve ilgi kaybettiğini görmemek için de kör olmak gerek. Ülkenin bir spor ve özellikle de futbol devrimine gereksinmesi olduğunu söylemek abartma sayılmamalı. Peki nelerin yapılmasına gereksinme var. ?
Birincisi, ve en önemlisi taraftara acilen sporun ve özellikle de futbolun zevk için seyredilen bir oyun olduğunu ve kaybetmenin sonucunun ölüm olmadığının anlatılması gerek . Rekabeti sevmeyen bir toplumuz. Halbuki rakip için “ düşman değildir, dosttur” diye düşünmek ve davranmak gerekli. Ne yapıp edip bunu herkesin anlamasını sağlamak zorundayız.
İkincisi, kulüp başkanları “para babası”, ve “kısa vadeci”, kulübü kullanarak futbol dışında, kişisel sosyal veya maddi avantaj kovalayan , yan hedefleri olan fanatik kişiler değil, gerçek profesyonel çağdaş spor yöneticileri olmak zorunda. Kulüplerin sosyal yaklaşımı ve mali durumu da ancak bu şekilde düzelir. Aslında taraftarı en çok kışkırtan külüp başkan ve yöneticilerinin “ilkel ve antisportif “yaklaşımıdır.
Üçüncüsü, ülke futbolunun genç oyuncu altyapısı olması gerek. Bizim gibi spor yapmayı seven sayısının az olduğu ve okul sporunun da çok zayıf olduğu “antisportif” bir ülkede sporu sevdirmek erken yaşta öğretilen bir şey olmalı. Bu nedenle de Futbol Federasyonu tarafından organize edilen ve kısmen de finanse edilen genç insan eğitimi , bir devrim hamlesi girişimi yapılmalı .
Dördüncüsü, kulüpte altyapıya alınan gençleri her yönden eğitmek için bilgili teknik adam, antrenör, öğretmen ve eğitmenler gerek. Dolayısı ile antrenör ve teknik insanlar yetiştiren yeni ve çağdaş bir sistem de Federasyon tarafından acilen kurulmak ve desteklenmek zorunda.
Beşincisi, kulüplerin mali yapıları sağlam olmak zorunda ve bu nedenle yakından kontrol edilmelidir. Oyuncular ve menejerlerine ödemeler, ve iç ve dış diğer kulüplere transfer borçları da zamanında halledilmek zorunda! Çünkü gündemdeki “Financial Fairplay” Türk sporu ve kulüpleri için en büyük tehlikedir. Süper ligdeki 18 takımın borçları artık ödenemez hale gelmiş durumda.
Altıncısı, kulüplerimiz, yaşlı ve defteri kapatma durumundaki yabancı futbolculara ve diğer sporculara gereksiz şekilde kısa vadeci davranarak , soyguncu menejerlere teslim olunarak, olmayan servetler ödenmesinden de artık vazgeçmek zorunda.
Spor Federasyonları sazı eline almak ve önderlik yapma zorunda ama kulüplerin de iç denetim ve divan kurulları da artık görevlerini yapmaya başlamak zorunda! Çılgın bir Başkanın kulübü spordan uzaklaştırmasına ve taraftarları da kötü yola saptırmasına içeriden de engel olunması gerekiyor.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi