• $9,6011
  • €11,1773
  • 557.464
  • 1472.03
5 Ekim 2014 Pazar

Dombi’yi boşver kendi işine bak!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek en azından 20 yıldır tanıdığım bir kimsedir. O da benim gibi Ankara SBF’den mezun bir ekonomisttir. Bakan olmadan evvel yurtdışında çalıştığı günlerde, Türkiye’de birçok panelde ve konferansta da beraberce konuşmacı idik. Mehmet Şimşek’in Türkiye’nin “Orta Gelir Tuzağından” nasıl kurtulacağı konusundaki bir yazısı 1 Ekim günü Wall Street Journal gazetesinin on beşinci sayfasında yayınlandı. Mehmet Şimşek yazısında temelde 1960 yılından bu yana, Dünya Bankası’na göre 101 orta sınıf gelir düzeyindeki ekonomiden sadece 11 tanesinin daha yüksek gelir düzeyine zıpladığını vurgulamış ve Türkiye’nin 2023 programı çerçevesinde nasıl orta gelir tuzağından çıkmayı planladığını özetlemiş.

ZORUNLU EĞİTİM 12 YILA ÇIKACAK

Türkiye 2001 krizinden sonra birçok reform ve yapısal değişiklik içeren makroekonomik adımlar attı. Bunların sonucu olarak da bütçe açığı ve kamu borcunu hızla düşürdü, iflas etmiş olan banka sistemini ayağa kaldırdı, kişisel gelir de yükseldi. Ancak inanılmaz boyuttaki “kırdan kente göç” ortamında 1950 yılında yüzde 15 olan kentsel nüfus bugün yüzde 80 düzeyine geldi. Bu da kredi ve dış sermaye girişi ile beslenen bir tüketim düzeyi yarattı ve sonuçta cari denge açığının GSYİH oranı olarak yüzde 10 gibi bir orana bile çıkmasını getirdi. Türkiye içindeki tasarruflar ise yüzde 20 oranından yüzde 13 oranına indi. Dışarıdan ithal global kriz de ülkemizde hayatı oldukça zorlaştırdı. Bunlara rağmen Türkiye yüzde 3 civarında bir reel büyümeyi 2011 sonrası Avrupa’nın iyice göçtüğü dönemde bile başardı.
Uzun dönemde orta gelir tuzağından nasıl kurtulabiliriz konusunda Şimşek 2023 yılında GSYİH sayısını bugünün iki misline, yani kabaca 2 trilyon dolara çıkartmak ve ihracatımızı da üç misline, yani 500 milyar dolar düzeyine yükseltmek hedefini gündeme getirmiş. Atılacak temel yapısal reform adımları arasında birinci önceliğin eğitim reformu olduğunu vurgulayan Şimşek, ortalama eğitimin 12 yıla yükseltileceğini, bunu sağlamak için de genç kızların eğitime dahil olabilmesinin sağlanması gerektiğini vurguluyor. ikinci önlem olarak ra bütçede eğitime ayrılan fonların yükseltileceğini ve kadınların işgücünde yer almasının bugünkü yüzde 30 düzeyinin çok üstüne çıkarılması gerektiğini gündeme getiriyor. Bugün Türkiye’de emek prodüktivitesi ABD düzeyinin yüzde 40 kadarı ve bu nedenle de Şimşek araştırma ve geliştirme desteklerinin de hızla artırılacağını söylüyor. Bugün GSYİH oranı olarak yüzde 1 civarında olan araştırma ve geliştirmeye verilen desteğin 2018 yılında yüzde 1.8 ve 2023 yılında yüzde 3 düzeyine çıkartılacağını da ekliyor. Bu önlemlere itiraz etmek kolay değil. Tabii beklemek ve uygulamanın gelecekte nasıl gerçekleşeceğini de yaşayarak görmek gerekir.

DEVALÜASYONA DİKKAT EDELİM

Ama Şimşek’in yazısının yayınlandığının ertesi günü (2 Ekim 2014 sayfa 2) Financial Times yazarı Daniel Dombey derhal “medyatik tahribata” başladı. Bence “Dombi” fark etmez, detaydır.
Peki ne önemlidir? 2023 hedefleri açısından en büyük risk ülkemizin parasının değer kaybı yani devalüasyondur. Devalüasyon , ihracatı arttırır, etkinin bu kısmı iyidir. Ama diğer yandan da ülke içinde üretilen şeylerin değerini de dolar bazında düşürür(TL ürünün dolar değeri) . Bu nedenle dolar bazında belirlenen 2023 hedeflerine ulaşılmak isteniyorsa, paramızın değerimin ikide birde düşmesinin de önüne geçmeliyiz. Çünkü orta gelir tuzağı dolar bazında belirlenen bir sayıdır.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler