• $8,2618
  • €10,0463
  • 487.607
  • 1455.35
02 Kasım 2012 Cuma

Dış ticarette sinyaller karışık!

Dış ticarette ne olduğunu farklı sonuç veren birkaç değişik açıdan değerlendirmek mümkün, biz de öyle yapacağız! Birincisi, eylül ayına ilişkin dış ticaret verileri, dış açıkta toparlanmanın devam ettiğini gösteriyor. Geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 21 gibi oldukça yüksek bir oranda artarken ithalat yıllık bazda yüzde 6.4 oranında azaldı. Bunun sonucunda da geçen yılın eylül ayında  10.5 milyar dolar olan dış ticaret açığı 6.8 milyar dolara geriledi. Veriler dış ticaret açığındaki düzelmenin devam ettiğini gösteriyor.
Ancak ikinci bir bakış açısıyla baktığımızda ve detayları incelediğimizde aslında düzelmenin temposunda ciddi kayıp olduğunu görüyoruz. Bir süredir altın ihracatı toplam ihracat rakamlarını alışılmadık bir şekilde yukarı çekiyor. Bu da, toplam ihracata bakıldığında, ana sektörlerdeki gidişatı biraz gizliyor. Altın hariç ihracat temposuna baktığımızda ihracat artış oranının yüzde 9'a indiğini görüyoruz. Altın hariç dış ticaret açığı da geçen yılın eylül ayında 9.1 milyar dolar iken bu yılın aynı ayında 7.8 milyar dolara düşmüş. Kısacası, altın rakamlarını çıkardığımızda dış ticaretteki toparlanma bir miktar tempo kaybetmiş görünüyor.  Aşağıdaki grafikte altın verileri çıkarıldıktan sonra ithalat ve ihracatın son üç yılda izlediği seyir gösteriliyor:

"grafik.20121101232328.jpg"

DÜZELME YAVAŞLADI
Grafiğe bakarak görülebileceği gibi, altın sonrası ihracat ve ithalat verilerinde çok kuvvetli bir trend görmek de pek mümkün değil. Özellikle son bir yılda ihracatta, çok hafif de olsa yukarı yönlü bir eğilimden söz edilebilse bile altın hariç ithalatın dalgalı bir seyir izlediği ancak ciddi bir düşüş trendinde olmadığını görüyoruz.
Üçüncü bir bakış açısıyla bakıldığında, mevsimsel faktörlere ve tatil günlerine göre düzeltilmiş dış ticaret verilerinde daha değişik bir görüntü var. Düzeltilmiş verilerde ithalat ağustos ayına göre yüzde 4.1 oranında artarken ihracat yüzde 6.8 oranında azalmış. Yani, hem mevsimsel düzeltme, hem altın sonrası dış ticaret verileri, dış ticaretteki düzelmenin yavaşladığını gösteriyor. Konu dış ticaret olunca ihracatımızın geçmişte yaklaşık yüzde 60'ının pazarı halindeki Avrupa'nın durumu ve karşı karşıya olduğu riskler önemli hale geliyor. Avrupa'nın ihracatımızdaki payı yüzde 39 düzeyine inmiş bulunuyor ve son dokuz ayda yüzde sekiz oranında da daralma var. Buna karşılık son dokuz ayda Ortadoğu'ya ihracat yüzde 63 artarken, Kuzey Afrika'ya ihracat da yüzde 43 artmış. Dış ticaret verilerini değerlendirirken, içeride talebin oldukça zayıf olmasından dolayı (böyle olmasını bilerek, ekonomi politikası tercihi icabı uğraşarak, sağladık) ithalatta ciddi bir azalma olduğunu gözden kaçırmamamız gerekiyor. Özel tarafta hem yatırım hem de tüketim talebinin son dönemdeki zayıflığı ithalatı ciddi bir şekilde etkiliyor. Yılın son çeyreğinde de dış ticaretteki düzelmenin yavaş tempoda da olsa birkaç ay daha devam etmesi beklenmeli.
Ancak örneğin kapasite kullanımı verilerindeki artış 'üç vakitte' iç talebin canlanmasına işaret ediyor olabilir. Kredi kullanımı verileri de farklı bir trende işaret ediyor olabilirler. Zaman içinde gidişatı daha net görebileceğiz!

<p>İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'da fanatik Yahudilerin baskını

İsrail polisinden Filistinlilere yeniden müdahale

Onları görebilmek neredeyse imkansız! İşte kamuflaj ustası savaş gemileri

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları