• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
2 Eylül 2015 Çarşamba

Dış ticaret açığı artmaya başladı!

Bu yılın başından beri azalan ihracat temmuz ayında da azalmaya devam etti. Bu durum zaten daha önce açıklanan ihracat sektörü verilerinden biliniyordu. Dolayısıyla bir sürpriz yok. Ancak rakamların detayına TÜİK’in açıklamasıyla ulaşabiliyoruz. Buna göre temmuz ayında ihracattaki azalış geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,2 oldu ve aylık ihracat 11,2 milyar dolara geriledi.

Aynı zamanda ithalat da azalmaya devam ediyor. Temmuz ayında ithalat yüzde 8,7 azalarak 18,2 milyar dolara geriledi. Ancak ihracattaki azalma daha keskin olduğu için dış ticaret açığı yeniden artmaya başladı. Dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 oranında artarak 7 milyar dolara yükseldi. İlk yedi aylık açık geçen yıla göre yüzde 13,1’lik düşüşle 40,3 milyar seviyesinde.
Rakamların detayına baktığımızda özellikle sanayi sektörü açısından önem arz eden ve üretim temposuyla yakından ilişkili olan ara malı ithalatının keskin bir şekilde azaldığını ancak tüketim ve yatırım malı ithalatının geçen yıla göre arttığını görüyoruz. Kuşkusuz, ara malı ithalatındaki azalışta enerji fiyatları başta olmak üzere küresel fiyat düşüşlerinin önemli etkisi var. Bu düşüşler nedeniyle ithalat miktarı aynı kalsa, hatta artsa bile ithalatın dolar maliyeti azalıyor.
Aşağıdaki grafikte özetlediğimiz petrol ve enerji ithalat verilerini TÜİK verilerinden derledik.



Grafikte de görüldüğü üzere, son dönemde ham petrol ithalatı miktar olarak artarken dolar bazında azalıyor. Global fiyatlar düştüğünde o mala olan talep artacağından petrol ithalat miktarının değişmesi şaşırtıcı değil. Aynı durum ara mal kategorisindeki diğer ithalat grupları için de söz konusu olabilir. Ara malları dışındaki ithalat gruplarında ise, aşağıdaki özet tabloda da görüldüğü üzere artış söz konusu. Yatırım malları ithalatındaki artış içerideki yatırım talebini yansıttığı için olumlu bir gelişme sayılabilir. Tüketim malı ithalatının da üstelik iç talebin zayıf olduğu bir dönemde artıyor olması cari açık riskini yeniden gündeme getirecektir. Döviz kurlarındaki gelişmeler ve TL’de görülen sürekli değer kaybı yatırım ve tüketim malı ithalat talebini şimdilik etkilememiş gözüküyor.

İhracat tarafında ise hem en büyük pazarımız olan Avrupa’da hem de benzer şekilde Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da talebin azalması en ciddi faktör. Aynı zamanda ihracatı desteklediği düşünülen TL’nin değer kaybının da bu ivmeyi kazandıramadığını görüyoruz. Bunun nedeni ise, daha önce değindiğimiz ara malı ithalatının üretici ihracatçıya maliyetinin (TL cinsinden) artması olarak açıklanabilir. Üretim büyük oranda ithal girdi ile yapıldığı için TL’de ihracatı desteklemesi beklenen değer kayıplarının fark edilir bir etkisi olmuyor. İhracattaki azalmanın devam etmesi GSYH büyümesi için de problem oluşturabilir.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı