• $7,359
  • €8,9554
  • 436.954
  • 1536.11
05 Nisan 2012 Perşembe

Çok ciddi bir ikaz!

Geçtiğimiz pazartesi günü 2011 yılı dördüncü çeyrek ve 2011 yılı bütünü için reel büyüme sayısı ilan edildi. Büyüme bizim yüzde 8.5 olan tahminimize benzer şekilde (betam tahmini ) yüzde 8.5 olarak açıklandı. 
Dün yayınladığımız verilerin özeti hem büyümenin hem de cari dengenin yumuşak iniş senaryosuyla zayıfladığıdır. Bu gelişme de genel kanının tersine iyidir. Büyüme sayıları yüzde 8.5 değerinden yüzde 4-5 arasındaki bir yere doğru yavaş yavaş inmelidir ki düşmeye başlamış olan cari denge açığı da 2011 sonundaki GSYİH oranı olarak yüzde 10 civarındaki düzeyinden (betam yüzde 9.9 tahmin etmişti) makul düzeyde yüzde 5-6 civarındaki uzun vade değerine düşsün hatta daha da azalsın.
AKŞAM Gazetesi ekonomi servisimizden dostumuz  ve meslektaşımız Onur Demirhisar, yaptığı incelemenin sonucu olan ve dün gazetemizde manşete çıkan haberinde gösterdi ki, geçmişte ne zaman büyüme sayıları zirve yapsa, hükümetin oyları artıyor. Nitekim siyasiler de derhal büyümede dünyada en üst sıralara çıktığımızı gündeme getirdi.
Ancak tüm ekonomi yetkilileri, bizden daha iyi biliyorlar ki, bu seferki peş peşe iki yıl rekor büyüme çok aşırı ve  her zamanki gibi istihdamı büyütse de, ithalatı azdırması ve cari denge açığını büyütmesi, sıcak para ile finansmana daha fazla muhtaç olmamız, üstelik en büyük ihracat pazarımız olan Avrupa'nın sorunları ortada iken, cari dengenin çok önemli bir risk faktörü oluşturmasına önemli katkı yapıyor.
Her yıl yüzde 20 oranının üstünde yatırım yapan ülkemizde iç tasarrufların yüzde 12-13 oranına düşmüş olması nedeniyle kemer sıkmak ve özel tasarrufu artırmak zorundayız. Sihirli kelimeler büyümede  yavaş ve ölçülü 'yavaşlama' ve yavaş da olsa da 'özel iç tasarruf' artışıdır. Bu tasarruf artşı enerji tasarrufunu da içermelidir. Kamu kemer sıktı, bütçe açığı yüzde 1.5 düzeyinin altında, kamu borçluluk oranımız da yüzde 40 altında, kamu tasarrufları da arttı ama özel tarafta hem tüketici hem de üretici gazlı gitmeye, harcamaya ve ithalata  devam ediyor. Banka sistemimizde 'Bir SMS at yarın para cebinde!' veya 'Bugün ödünç al, seneye ödemeye başla!' türü kredi kampanyaları sürdükçe de, ithalata dayalı üretim ve iç talep artışı ve tüketim kolay kolay makul düzeye geri gelemez.
1994 ve 2001 krizleri dünyada sorun olmadığı bir dönemde sadece bizim ürettiğimiz krizlerdi, bu nedenle biraz dış destek ile çabuk toparlandık. Ama bedelini yüksek vergi, yani yüksek KDV ve ÖTV olarak ödedik. Ancak 2008-2009 krizi global bir kriz ve bu dönemde en sorunlu bölge olan Avrupa bizim temel dış ticaret partnerimiz. Kim bilebilir ki altı ay sonra Yunanistan'ın bir kere daha batmayacağını ve İspanya, İtalya ve Portekiz'i de peşinde sürüklemeyeceğini? Veya yıl sonuna doğru İran'a bir müdahale olup olmayacağını veya Suriye'deki sorunların açık savaşa dönüşmeyeceğini ? Kim bilebilir ki en büyük risk unsuru olan enerji fiyatlarının düşeceğini?    
Salı günü Mart 2012 enflasyon sayıları ilan edildi. Biz hızlı büyüme ve cari dengenin yüksek orandaki açığının en riskli olgu olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle ülkemizde tasarruf gerektiğini ve dış finansmana bağlılığı azaltmamız gerektiğini de en temel değişim unsuru olarak görüyoruz.
Bu nedenle önemli bir sorun olan enflasyonu iskonto etmeden büyüme ve cari dengeyi gündemde tutmaya çalışıyoruz.
Yarın enflasyonu tartışacağız ama enflasyon kabaca yüzde 10.5 düzeyinde sabit kaldı. Kısa vadeli bakışla gıda fiyatlarında düşme ve enerji fiyatlarında artış birbirini dengeledi ve Mart 2012  enflasyonunun düzeyini sabit tutmayı başardı. Döviz kuru artışının gecikmeli etkileri ve enerji fiyatlarının etkileri henüz mart enflasyon sayılarında pek yok! Nisan enflasyonuna ne kadar aksedeceğini de zaman gösterecek.
Merkez Bankası'nın strateji değiştirip değiştirmeyeceği de zaman içinde görülecek. Hatırlanırsa Merkez Bankası son dönemde iki hedef kovalarken, hem enflasyon hem de kuru kontrola çalışırken, zaman zaman dalglı kur ve enflasyon hedeflemesinden vazgeçmek zorunda kalmıştı. Merkez Bankası bunu açıkça söylemese de ima ediyor, uzamanlar da biliyor. Şimdi enerji fiyatı riski ve cari açık ve hızlı büyüme ortamında da, farklı , eklektik ve esnek bir politika uygula

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı