• $8,1277
  • €9,7186
  • 456.104
  • 1378.37
07 Haziran 2011 Salı

Çin gerçekten değişecek mi?

Bu köşenin devamlı okuyucuları son birkaç günde dünya medyasından ve özellikle Hong Kong'dan gelen haber, analiz ve yorumlara dayanarak Çin'in ekonomi politikasında önemli değişikliklerin başladığını, sermaye hareketi serbestisine geçmeye hazırlandıklarını, faiz ve kuru kontrolü azalttıklarını, paralarının değerlenmesini önlemeyeceklerini vurgulamıştım. Bu değişimde önemli faktör enflasyonda yükselme, iç talepte yükselme ve dış alemde ekonomik yavaşlamanın sorun yaratması oldu diye düşünülüyor. Tabii bunlar bir günde olacak şeyler değil ama bir değişiklik olduğu gözüküyor.
Guo Shuqing önemli bir Çin vatandaşı. Uzun yıllar Çin Merkez Bankası'nda çalışmış ve Çin'in 3 trilyonluk döviz rezervlerinin yönetimini yüklenmişti. Şimdi Çin'in toplam varlık olarak ikinci büyük bankası olan ve şu anda da Çin'de en çok mortgage kredisi veren, China Construction Bank adı ile tanınan ve onların 'Emlak Bankası' olarak tanımlanabilecek kuruluşun genel müdürü. 54 yaşındaki Guo'nun, bir sonraki görevinin Merkez Bankası Başkanlığı olacağı konuşuluyor.
Guo, Beijing'de medyaya bir dizi açıklama yapmış. Birincisi Çin'de faiz hadlerinin yükselmesi ve gerçekçi hale gelmesi gerektiğini, çünkü konut sektöründe bir fiyat balonu olduğunu söylemiş. Ama faiz artışının batıda olduğu gibi konut sektörüne hasar veremeyeceğini, çünkü Çin'de insanların evlerini borçla değil büyük oranda nakitle ve az krediyle aldıklarını vurgulamış.
İkincisi, ABD'nin büyük borç ve bütçe sorunlarına rağmen bunun ABD dolarını dünyanın rezerv parası olma fonksiyonundan kolayca uzaklaştırmayacağına inandığını söylemiş. Avrupa'nın bütçe ve borç sorunları devam ettikçe de doların değerlenebileceğini vurgulamış. Bu nedenle de ülkenin nakit döviz rezerv varlıklarını dolar yatırımında kullanacaklarını ifade etmiş. 
Üçüncüsü, yuanın kendi parasının Hong Kong ve diğer off-shore piyasalarında önümüzdeki beş yılda çok büyük bir artış hızı ile kullanılır hale geleceğini söylemiş. Yani önümüzdeki beş yıl içinde yuanın konvertibl hale gelmesinin başlayacağını açık seçik ifade etmiş.
Dördüncüsü, reel faiz olmadığı takdirde birçok dengenin bozulduğunu, vatandaşın mevduatını eksi reel faiz veren mevduattan çekerek altın ve konut gibi yatırımlara aktardığını da eklemiş. 
Beşincisi, Çin'de en gelişmiş bölgeler olan, Şanghay, Beijing, Shenzhen, Guangzhou bölgelerinde konut balonu oluştuğunun altını çizen Guo, Çin'in büyümesinin demir-çelik, çimento ve bakır gibi konularda ithalat talebinin motoru olduğunu belirtmiş. Bu talebin de faiz artışıyla zayıflayacağını gündeme getirmiş.
Altıncısı da, krizde Çin'in 2009'dan itibaren yerel yönetimlere bankalardan fon aktararak iç talebi canlı tuttuğunu, ama bunun bankalara sorun yaratmadığını da ifade etmiş. Bu arada Çin bankalarının da artık dış aleme açılmalarının zamanının geldiğini belirtilmiş.

Türkiye 1989'da gerçekleştirmişti
YUKARIDA özetlenenler Çin'in kabaca Türkiye'de 1989 yılında gerçekleşen değişimleri (piyasaya açılım, sermaye hareketi serbestisi ve konvertibilite, gerçekçi faiz ve kur) 2011 yılından itibaren yaşamaya başlayacağını ortaya koyuyor. Bakalım zaman ne gösterecek ve yukarıda sayılanlar 'kaç vakitte' gerçekleşecek. Unutmayalım, Çin genelde değişimde çok yavaş hareket eden bir ülke! Ama niyeti bozmuş, global güç olmak için tam açılmayı istiyor gibi gözüküyorlar.

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler