• $7,397
  • €9,0077
  • 442.369
  • 1551.57
05 Mart 2016 Cumartesi

Çin ekonomisi, az da olsa, tekliyor!

Dün bu sütunda önümüzdeki dönemde, Brexit yani Avrupa Birliği ile Britanya boşanması konusunu ve dramatik hale gelen Çin’in gidişatı konusunu çok yakından izlemeyi vaat etmiştim. Dün Britanya ekonomisinin büyüklüklerini tanıttım. Brexit’i çok yakından izleyeceğiz.

Bugün de Çin’de son günlerde gerçekleşen önemli olayları aktarıyorum. Üstünde pek durulmayan bir gerçek Çin şirketlerinin, özellikle de imalat sanayii sektörü şirketlerinin 2016 yılına oldukça düşük üretimle başlayabildikleri. Bu gerçek istatistiki verilerde de gözüküyor. Resmi imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi 49.2 değerine düştü ve bu sayı 2009 yılından bu yana gerçekleşen en düşük değer. 50 değerinin üstü büyüme, 50 değerinin altı da daralma demektir.

Tabii hükümet bu gelişmelerin farkında ve derhal Merkez Bankası finansal kurumların tutmak zorunda oldukları zorunlu karşılık oranlarını yüzde 17.5 oranından yüzde 17 oranına, yani yüzde 0.5 düşürdü. Bu değişim banka sisteminde kabaca 700 milyar Yuan kadar veya 107 milyar dolar boyutunda bir likidite gelişmesini banka sistemine vermek anlamına gelir. Ümit de bu fonların krediye gideceği. Hükümetin burada kalmayacağını ve cumartesi günü de kamu harcamalarında bir artış ilan etmesi de, beklenen politika değişiklikleri arasında.

10.3 trilyon dolarlık Çin ekonomisi her şeye rağmen ve hala global “büyümenin” yüzde 25 kadarını sağlamakta. Bu nedenle de yavaşlaması dikkatle gözlemleniyor. Hükümeti temsil eden Maliye Bakan yardımcısı Zhou Guangyao bir evvelki yılın bütçe açığı büyüklüğü olan yüzde 2.3 GSYİH oranının, 2016 yılında yüzde 3 civarına çıkacağını da geçen haftaki G 20 toplantısında açıkladı.

Ama Çin’de heyecan bitmiyor, hemen her gün yeni bir şey gündeme oturuyor.

Moody’s çarşamba günü Çin’in kredi reytingini değiştirmedi ama görünümü durağandan negatife değiştirdi. Bu değişikliği de mali yapının zayıflamış olması ve döviz rezervlerinde sürekli azalma görülmesi üzerine yaptığını belirtti.
Reyting kurumu ilaveten de ülke yöneticilerinin yapacaklarını söyledikleri reformları gerçekleştirme potansiyelinden şüphesi olduğunu da ekledi.

Aslında Moody’s in Çin’e verdiği Aa3 rating düzeyi junk düzeyinden yedi kademe daha yukarıda. Yani reyting düşürülse bile pek bir etkisi olmayacaktı. Reyting tepeden bir derece düştü diye kimse Çin bonolarını satmaya girişmez. Ama başka bir açıdan bakılırsa da Çin’de gündeme gelen finansal sorunların yabancıları endişelendirdiği de ortada.
Standard and Poor’s Çin’i Moody’s ile eşdeğer bir notla değerlendirmekte. Ama Fitch Çin’i bu ikisinden bir derece daha aşağıda değerlendirmekte. Fakat Standard and Poor’s ve Fitch‘in ikisi de, Çin için durağan görünüm notu vermekte.
Moody’s Çin’in görünüm değerlendirmesini değiştirirken ülkenin kamu borcunun GSYİH oranı olarak 2012 yılında yüzde 32.5 oranından 2015 sonunda yüzde 40.6 oranına çıktığını vurgulamıştı. Moody’s ayrıca değerlendirmesinde 2017 yılında Çin kamu borçluluk oranının yüzde 43 düzeyinin üzerinde olacağını tahmin ettiğini belirtiyordu.

Moody’s uzmanlarına göre Çin’in, temel hedefleri olan, ekonomik büyüme sağlama, gerekli reformları yapma ve de piyasadaki volatiliteyi ortadan kaldırmayı eşanlı gerçekleştirmesi, oldukça zor olarak görülmekte.
Çin’i yakından izlemeye devam edeceğiz!

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Enerji timlerinin zorlu öesaisi

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar