• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
09 Mart 2016 Çarşamba

Çin büyümeden vazgeçmedi!

Geçtiğimiz hafta sonunda cumartesi günü Çin Parlamentosu’nda her yıl yapılan Ulusal Kongre vardı.

1990’lı yılların sonunda o günlerde ekonominin başında bulunan Zhu Rongji ülkeyi kurtarmak için (inanılmaz bir rakam ama) 30 milyon kişiyi kamu sektöründeki işlerden çıkartmış, yüzlerce kamu şirketi özelleştirilmiş ve bin kadar kamu şirketi de kapatılarak tarihe karışmıştı. 1998-2001 arası işçi protestolarıyla geçerken, bu değişim hamlesi de daha sonraki dönemin büyüme ve gelişme hamlesinin temelini oluşturmuş ve ülke büyüme ve istihdam rekorları kırmıştı. Batmayan veya kapatılmayan şirketler de birleştirilerek ve yatırım yapmaları sağlanarak krizden çıkılmıştı. Ama gayri resmi verilere göre o dönemde Çin’de işsizlik yüzde 20 oranına gelmişti.
15 yıl kadar bir zaman sonra bugünkü Maliye Bakan yardımcısı Zhu Guangyao da 2 milyona yakın insanın yakında işsiz kalacağını vurgularken, işçilere 2 yılda 15 milyar dolar sübvansiyon verileceğini ve işten çıkartmanın özellikle de aşırı kapasite ve aşırı istihdam kurbanı olan madenlerde ve demir - çelik gibi sanayi sektörlerinde gerçekleşeceğini açıklıyordu. Tabii işten çıkartmanın 6 milyon kişiye çıkabileceğini iddia edenler de vardı. Hükümet ise hizmet sektöründe istihdamın artacağını söylüyordu.

Yüzde 6,5 büyüyecek

Başbakan Li Keqiang hafta sonunda Parlamento’da toplanan çoğu komünist parti üyesi 3000 kadar kişiye yaptığı ve televizyonlarda da yayınlanan konuşmasında 2016 yılında yüzde 6.5 büyüyeceklerini ve benzer büyüme oranlarının 2020 yılına kadar devam edeceğini açıklıyordu. Çin Başkanı Xi Jinping ise yapılması planlananı “arz yönlü yapısal reform” olarak adlandırıyordu. Söylenenlerin anlamı (yorumculara göre), Çin önce büyümeyi arttırmak, sonra da yapısal değişikliğe gitmek istiyordu. Çin’in temel hedefi de ekonominin büyüklüğünü 2020 yılında 2010’daki büyüklüğünün iki misline çıkartmak olarak vurguluyordu .
Tabii hızla artan kredi ve borç sarmalı sorunun çözüme ulaşmasını tehdit eden bir gelişme idi. Ama talebin de arttırılması gerekti. Benzer tartışmalar 2013 yılının kongresinde de yapılmıştı. O zaman da reformlardan bahsedilmişti ama reformlar pek yapılmamıştı ve de parasal genişlemenin pek fazla etki yapmayacağı da zaten bilinen bir şey idi. Bugün, örneğin demir-çelik sektöründe çıkartılacak olan işsiz sayısı sektör çalışan toplamının yüzde 15 kadarı diyenler vardı.
Hükümetin Kongre’deki söylemine göre bu yılki Çin bütçe açığı /GSYİH oranı sayısı bir evvelki yıla göre artacak ve 2015 yılındaki yüzde 2.3 oranından 2016 yılında yüzde 3 oranına çıkacaktı. Tabii bir evvelki yılın bütçe açığının 2.3 değil 3 civarında olduğunu iddia edenler de vardı.

Borçlar gündemde

Çin Merkez Bankası ABD ve Avrupa’daki Merkez Bankalarının tersine, sırtına yüklenecek olanlardan çok şikayetçi. Çin devletinin kamu borcu yüksek değildi. Ülkenin şirketleri ve de yerel yönetimler çok borçlu idi. Bu kurumların borçlarını ise Merkez Bankasının karşılaması planlanıyordu. Merkez Bankası yetkilileri arada sırada gerçek bütçe açığının yüzde 4 civarında olduğunu fısıldıyorlardı. Bunun da kamu şirketlerinin ödemedikleri kredi borçları nedeniyle giderek artan bir oran olacağını vurguluyorlardı.
Bu arada Çin finans sektörüne de yüklenmeyi planlıyor. Bankaların kredilerin faizlerinden elde ettikleri kazançtan, yüzde 6 büyüklüğünden bir katma değer vergisi de alınacak.
Bakalım Çin büyümesi 2016 sonunda ne boyutta olacak, doğrusu merak ediyorum!

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İşte Galatasaray'ın gündemindeki golcü oyuncular

Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park buz tuttu