• $8,4627
  • €10,2838
  • 500.875
  • 1441.33
16 Mart 2011 Çarşamba

Cari açık 50 milyar doları geçti

Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre neredeyse iki kat artan cari açık yıllık bazda rekor kırarak ilk defa 50 milyar dolar seviyesini geçti. Geçen yılın ocak ayında 3.1 milyar dolar olan açık bu yılın aynı ayında 5.9 milyar dolara yükseldi. Böylece aralık ayında 48.6 milyar dolara yükselmiş olan on iki aylık cari açık da ocak ayındaki artışla birlikte 51.4 milyar dolar oldu.
Daha önce açıklanan dış ticaret verilerine dayanarak ocak ayında cari açığın altı milyar dolarında gerçekleşmesi bekleniyordu. Bu anlamda, cari açıktaki yükseliş sürpriz olmadı. Ancak asıl sürpriz ödemeler dengesinin finansman tarafında yaşanıyor.
Son üç aylık gelişmelere baktığımızda cari işlemler dengesinde kasım, aralık ve ocak aylarında kaydedilen 6.1, 7.5 ve 5.9 milyar dolarlık açığa karşılık aynı aylarda finansman tarafında 6.0, 9.6 ve 3.1 milyar dolarlık net giriş kaydedildi. Yani üç aydaki toplam 19.4 milyar dolarlık açığa karşılık 18.7 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Aynı zamanda, kaynağı belirsiz döviz girişlerini ve kayıt dışı ihracatı gösteren net hata ve noksan kaleminde toplam 5.8 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Böylece son üç ayda cari açık yirmi milyar dolara yaklaşmasına rağmen, resmi rezervlerde 3.2 milyar dolarlık artış gerçekleşti.
Finans hesabının detaylarına baktığımızda, Merkez Bankası'nın uygulamaya başladığı yeni politikanın etkilerinin gecikmeli olarak görüleceğini düşünüyoruz. Kabaca, bu yılın ikinci çeyreğinden itibaren cari açıktaki artışın yavaşlamasını bekliyoruz. Son dönemde resmi yetkililer tarafından dile getirilen on milyar dolarlık sıcak para çıkışı ve geri girişi bir akım tablosu olan ödemeler dengesi verilerinde net rakam verildiğinden görülmez.
Hatırlanırsa birkaç gün önce Merkez Bankası'nın uyguladığı son politikanın sıcak para hareketleri üzerindeki olası etkilerini irdeleyen bir yazı yazmıştık. Merkez Bankası'nın spekülatif kısa vadeci yatırımcıları ürkütmek için gecelik faizleri yüzde 1.5 seviyesine indirmesi sonrası, spekülatif yatırımların bu kez kamu kağıdı, borsa varlıkları ve diğer mali yatırımlara yöneldiğine dikkat çekmiştik. Ancak bu yatırımların kur ve faiz riski olduğu da unutulmamalı diye uyarmıştık. Son iki aylık (aralık ve ocak) finans hesabı verilerine göre portföy yatırımlarında aralık ayında küçük bir miktar (244 milyon dolarlık) net çıkış yaşanmış. Ancak Ocak ayında net giriş 2.3 milyar dolar olarak kaydedilmiş. Aynı zamanda bankaların bu iki ayda (mevduat hareketleri dahil) toplam 8.3 milyar dolarlık net borçlanma gerçekleştirdiğini görüyoruz. 
Ancak finansman hesabındaki bütün bu kalemlerin kısa vadeli olduğunu hatırlamamız lazım. Uzun vadeli yatırımlarda ocak ayında 270 milyon dolarlık net çıkış görülüyor. Son on iki ayda doğrudan yatırım kalemindeki net giriş 6.5 milyar dolar seviyesine gerilemiş durumda. Hatırlanırsa 2005 sonrasında doğrudan yatırımlar yıllık net 10 milyar doların üzerine yükselmiş, hatta 20 milyar dolar seviyesine yaklaşmıştı. Ancak son bir senedir, global kriz etkileri nedeniyle bu rakam 5-6 milyar dolar civarında seyrediyor. Cari açığın 50 milyar doları aştığını düşünürsek, uzun vadeli finansmanın sadece yüzde 10 civarında kaldığını görüyoruz. Aşağıdaki grafik bu gelişmelerin son dönemdeki seyrini daha detaylı olarak gösteriyor:
 Özetle, finansmanda büyük oranda kısa vadeli kalemlerin belirleyici olması dikkat edilmesi gereken bir görüntü ortaya koyuyor. Merkez Bankası'nın gecelik faizleri indirerek kısa vadeli sıcak para girişlerinin cazibesini azaltması bu açıdan doğru bir adım. Ancak 'faiz oranlarını düşürüp karşılık oranları artırmak' olarak özetlenebilecek yeni politikanın etkilerinin hissedilmesinin zaman alacağını düşünüyoruz.

"denis.20110315230213.jpg"


<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi