• $7,4171
  • €9,0259
  • 439.114
  • 1534.42
11 Eylül 2012 Salı

Büyüme beklendiği gibi

Yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme oranı TÜİK tarafından açıklandı. Yıllık büyüme oranı bir miktar kötüleşmeye işaret etse de beklendiği gibi ilk çeyreğe yakın yani yüzde 3 civarında gerçekleşti. Yılın ilk çeyreğinde büyüme oranı yüzde 3.2 olarak açıklanmıştı. Bu oran yüzde 3.3 olarak revize edilirken, ikinci çeyreğe ilişkin büyüme oranı da yüzde 2.9 olarak açıklandı. Böylece yılın ilk yarısında büyüme oranı ortalama yüzde 3.1 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.
Hatırlandığı üzere geçen yıl büyüme oranı yüzde 8.5 olmuş ve trendin bir hayli üzerine çıkmıştı. Ancak geçen yılın ilk yarısında yüzde 10.5 olan büyüme oranının ikinci yarısında yüzde 6.8'e düştüğünü, yani zaten geçen yılın ortasından itibaren belirgin bir yavaşlama trendi olduğunu biliyorduk. Bu yılın ilk yarısında bu trend devam etti ve büyüme ortalaması yüzde 3 seviyesine geldi. Bu seviye aynı zamanda 2008 sonrasında görülen uzun dönem büyüme temposunu da gösteriyor.

MEVSİMSELLİK ETKİSİ
Büyüme verilerinde gördüğümüz en olumlu gelişme, mevsimselliğe göre düzeltilmiş büyüme oranının yüzde 1.8 gibi ciddi yüksek bir seviyeye zıplaması oldu. Çeyrekler bazında yüzde 1.8'lik büyüme oranı yıllık yüzde 7.2 gibi yüksek bir büyüme temposuna işaret ettiğinden önümüzdeki dönem açısından olumlu bir haber. Çeyrekler bazında büyümenin artması, aynı zamanda, birinci çeyrekte görülen ve ikinci çeyrekte devam etmesi beklenen durgunluğun yavaş yavaş atlatıldığını gösteriyor.
Verilerin detayına baktığımızda harcama tarafındaki gelişmeler büyük oranda tabloyu ortaya koyuyor. En dikkat çekici gelişme olarak yatırımlar tarafında ortalama yüzde 7.4 oranındaki daralmayı görüyoruz. Bu daralma hem özel kesimde hem de kamu kesiminde var. Yılın ikinci çeyreğinde, özel yatırımlar yüzde 7.9 oranında azalırken kamu yatırımları da yüzde 4 oranında azalmış. Stoklardaki azalma da göz önüne alınırsa, özel yatırımlardaki toplam küçülme oranı yüzde 11'e çıkıyor.
Diğer yandan özel tüketim de 2009'un üçüncü çeyreğinden sonra ilk defa azalmış durumda. Özel tüketim yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.5 oranında azalmış. Alt kalemlere bakarak, özellikle giyim ve ayakkabı, mobilya ve ev eşyaları ile ulaştırma ve iletişim harcamalarındaki ciddi düşüşlerin toplam tüketim harcamalarını aşağıya çektiğini görüyoruz. Özel tüketim harcamalarının GSYH içindeki payını da göz önüne aldığımızda, bu kalemin toplam büyüme oranını 0.3 puan aşağıya çektiğini görüyoruz. Kamu harcamaları yüzde 4.4 oranında artmış ve bunun GSYH içindeki payı az olduğundan sadece 0.4 puanlık bir katkı var. Yani tüketim tarafından büyümeye pek bir katkı gelmemiş. Yatırımlardaki daralma ise büyüme oranını 2.1 puan aşağıya çekmiş. Stoklardaki azalma da dikkate alındığında bu rakam 2.8 puana çıkıyor.
Talep tarafından büyümeye katkı yüzde 20 artan ihracattan gelmiş. İthalattaki azalmayı da dikkate aldığımızda net ihracatın toplam büyümeye katkısı 5.7 puana ulaşmış. İhracatın artış trendinin bir miktar devam etmesi üçüncü çeyrekte de büyümeyi yukarıya çekecek gibi gözüküyor.
Üretim tarafında ise sanayi sektörünün beklendiği gibi yüzde 3.6 oranında artarak ikinci çeyrek büyüme oranını 1.0 puan yukarı çektiğini görüyoruz. İnşaat sektöründe büyüme hemen hemen yok gibi. Sektör geçen yılın aynı çeyreğine göre sadece yüzde 0.4 oranında büyümüş ama bunun toplam büyümeye katkısı yok denebilecek kadar küçük. Büyümeye diğer önemli katkılar yüzde 3,9 oranında büyüyen ulaştırma ve haberleşme sektörü (toplam büyümeye katkısı 0,6 puan) ile yüzde 3,6 oranında büyüyen finans sektöründen (toplam büyümeye katkısı 0,4 puan) gelmiş.

İKİNCİ YARI %2.5 OLUR
Büyüme verilerine ek olarak, Temmuz ayına ilişkin açıklanan sanayi üretim oranı da yüzde 3.4 seviyesinde gerçekleşti. Bu da GSYH verileri ile paralel bir gelişme. Ancak mevsimsel düzeltilmiş sanayi oranı da bir önceki aya göre yüzde 1.7'lik artışa işaret ediyor. Bu da aslında toparlanma sinyali demek. Ancak bu toparlanmanın süreklilik kazanabilmesi için talep tarafından destek gelmesi şart. İkinci çeyrek verilerinde hem yatırım tarafında hem tüketim tarafında talebin daralıyor olması büyüme temposunun artmasını engelliyor. Bu veriler ışığında yılın ikinci yarısında büyüme oranının yüzde 2.5 civarında olacağını düşünüyoruz.

<div><br></div><p><br></p>

Meteoroloji Hava Tahmin Uzmanı açıkladı... İstanbul'a kar yağacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri ile görüştü

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor