• $7,4166
  • €8,9849
  • 437.852
  • 1467
22 Mart 2016 Salı

Bir Brezilya kaosu özeti!

Biraz tarih çalışması yapalım! Kasım 2007'de Petrobras ilk büyük deniz dibi petrol yatağını buldu ve böylece Brezilya’nın bir petrol süper gücü haline geleceği her yerde konuşulmaya başlandı.

Ocak 2011'de 2003'ten beri Petrobras adlı devlet petrol şirketinin Genel Müdürü olan Dilma Rousseff seçimle Brezilya Başkanı oldu. Onu tavsiye eden de bir önceki Başkan Lula da Silva ise, hükümetteki İşçi Partisi’nin de kurucusu idi. Eylül 2013'te zorlanan Petrobras borçlarının toplamının 135 milyar dolar olduğunu açıkladı. Böylece Brezilya’nın petrol şirketinin dünyanın en borçlu şirketi olduğu da ortaya çıkmış oldu.
Mart 2014'te daha önceki Petrobras Genel Müdürü Paulo Roberta Costa 2004-2012 arasında gerçekleştirdiği yolsuzluk ve rüşvet olayları nedeni ile tevkif edildi.
Eylül 2014'te ise af talep eden Roberto Costa mahkeme ile pazarlık sonrası Parlamenterler ve diğer kamu görevlilerinin arasındaki, gündemdeki rüşvet ve yolsuzluk olaylarına karışan kamu çalışanlarını tek tek ve ismen ihbar etti. Kasım 2014'te ise Polis Petrobras ofislerini ve ayni zamanda da bazı inşaat firmalarının ofislerini bastı.
Şubat 2015'te Petrobras Genel Müdürü M. Das Graças Foster ve beş adet üst düzey Petrobras yöneticisi şirketten istifa etti.
Ağustos 2015'te bir önceki Başkan Lula Silva’nın Yardımcısı Jose Dirceu tevkif edildi ve şu andaki Başkan Bayan Rousseff’in de istifa etmesi talep edildi.
Kasım 2015'te İşçi Partisi’nin Senato’daki Başkanı ve önemli bir lideri Delcidio do Amoral Brezilya’nın tarihinde resmen işbaşında iken tevkif edilen ilk senatör oldu.
Mart 2016'da bir önceki Başkan Lula ifade vermek için alındı ve rüşvet olayları nedeniyle birkaç saat içeriye alındı. Sonra da hapse gönderilmesi konuşulmaya başlandı.
Buradan sonrası ise hikaye hem Brezilya hem de global siyaset tarihinde bir ilk oluyor. Başkan Lula, Bayan Dilma Rousseff’i seçimle iki defa Başkan yapmıştı ama Rousseff’in Başkanlık dönemindeki desteği de, yapılan anketlerde vatandaşların yüzde 10 kadarının da altına inmişti. Son adım olarak onun da mahkemelere gitmesi ile uğraşılacaktı ki Lula da gözaltına alındı. Bu durumda Lula, Dilma Rousseff ile anlaştı ve Dilma Rousseff tarafından “Türkiye tabiri” ile “Özel Kalem Müdürü” makamına atandı. Böylece Lula ancak bizim Anayasa Mahkemesi dediğimiz, Brezilya Üst Mahkemesi tarafından mahkûm edilebilirdi. Ama bu mahkemenin davaları da senelerce devam ederdi. Bu nedenle Lula mahkemeye değil, siyasete geri döndü. Bir sonraki seçimde de, yeniden başkan adayı olacağını gündeme getirdi. Ama bu arada bir Federal Hakim duruma müdahale etti ve Lula siyasi göreve atanamadan durdurulması girişimleri gündeme geldi. Ne olacağı henüz belli değil!
Brezilya’da geçmişte başları mahkemeyle belaya giren ve görevden uzaklaştırılan çok Başkan ve Başkan adayı vardı. Fernando Collor, Marco Feliciano, Getulio Vargas (pijamaları üstünde iken intihar eden diktatör ) , hiç seçilemeyen Jose Sarney gibi kişiler.
Bu arada ekonomi de teklemeye başladı. Brezilya parası yüzde 7 değer kaybetti. Bütçe açığı yüzde 10 değerini aştı. Bakalım daha neler olacak!

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...

Eren-5 operasyonunda 53 sığınak ile 62 depo kullanılamaz hale getirildi