• $9,6091
  • €11,1706
  • 556.708
  • 1492.93
29 Mart 2012 Perşembe

Avrupa ve Almanya için risk!

Bugün biraz Avrupa ve Almanya için ekonomik risk konusuna bakacağız.
Bilindiği gibi ABD Avrupa'dan çok daha iyi gidiyor ve oldukça toparlandı. Ama ABD'de istihdamın ve işsizliğin daha da aşağıya, eski değerlerine dönmesi zaman alacak. İşsizliğin düşmesi için FED Başkanı Bernanke'ye göre ekonominin reel büyümesinin bugünkü düzeyinden daha yukarıya gitmesi gerek. Bu nedenle Bernanke faizlerin yükselmemesi gerektiğini söylüyor ve gene bu nedenle de parasal genişlemeye devam edip etmemek konusunda güçlü bir kararlılığı henüz yok. Halbuki Yunanistan sorunları şimdilik dondurulmuş olsa da, Avrupa'da hala İspanya ve İtalya'nın sorunları gündeme gelip duruyor. Bu nedenle de Merkel bile kurtarma fonunun miktarının yükseltilmesine razı oldu.
Aşağıdaki grafikte ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere'nin işsizlik oranlarının geçmiş ve bugünkü düzeyleri görülüyor. ABD'de işsizlik düşerken Euro Bölgesi ve İngiltere'de işsizlik pek düşmüyor hatta birçok ülkede artıyor. Avrupa genelinin ABD'den daha sorunlu olduğunu aşağıdaki grafikten görmek mümkün.

"tablo.20120328231433.jpg"

Tabii son dönemde ek risk algılması yaratan iki risk unsuru daha listeye eklendi. Biri İran ve Suriye konusundaki siyasi gerilim nedeniyle petrol fiyatları başta olmak üzere enerji fiyatlarında kısa vadede artış. İkinci ve daha uzun vadeli risk unsuru ise Çin ekonomisinin önümüzdeki dönemde yüzde 7 düzeyine doğru yavaşlayacak ve büyük olasılıkla da Asya'yı da aşağıya çekecek olması. Bu faktörler dünya ekonomisinin de yavaşlamasını getirecek kadar önemli faktörler. Ama kısa vadede en büyük tehlike Avrupa'da.
Uluslararası Enerji Ajansı IEA'nın  baş iktisatçısı Fatih Birol geçtiğimiz hafta Londra'da kurumu adına açıklamalar yaptı. Birol'a göre, ham petrol fiyatları bugünkü düzeylerinde kalmaya devam ederse bu yıl gelişmiş ülkelerin ödeyeceği enerji faturası 1.5 trilyon dolar düzeyine çıkacakmış ve büyük olasılıkla da toparlanma işaretleri veren dünya yeniden resesyona girermiş. Ham petrol fiyatları bu yıl yüzde 15 artmış bulunuyor. Ancak en çok etkilenecek olan bölge de Avrupa. Fatih Birol'un hesaplarına göre Avrupa Birliği ülkeleri bu yıl 502 milyar dolarlık bir petrol ithalatı yapmak durumunda. 2000-2010 arasında ortalama GSYİH'sının yüzde 1.7 kadarını petrol ithalatı için harcayan AB bloku bu yıl GSYİH oranı olarak yüzde 2.8 petrol harcaması yapmak zorunda kalacakmış. Fatih Birol'ün açıklamalarına göre bugün varil başına 130 dolara doğru giden  petrolün varil fiyatının bu seviyelere geldiği ve orada bir süre kaldığı her dönemde dünya resesyona girmiş. En zor duruma düşen de hep Avrupa olmuş.  
Almanya için tek olumsuz haber bu değil. Alman Münich Maximilian Üniversitesi Ekonomik Araştırma Enstitüsü IFO iktisatçısı Kai Carstensen'in beyanatına göre mart ayı iş çevresi güven endeksi değeri artmış olmasına rağmen satın alma yöneticileri endeksi şubat ayında küçük bir artış sergiledikten sonra mart ayında daralma sergiledi. Bu gelişmenin arkasında Çin ve Hindistan'dan gelen imalat sanayii ürünleri ihracat siparişlerinin daralması var. Bu nedenle birçok Avrupa Merkez Bankası Meclis Üyesi tarafından da ifade edildiği gibi Avrupa stabilize olsa da, bu dengelenme düşük büyüme ve istihdam düzeyinde gerçekleşiyor.
Üstelik Avrupa Merkez Bankası'nın iki seferde 1.32 milyar dolar boyutunda yaptığı, bankalara 3 yıllık likidite  enjeksiyonunun faizleri düşük olan yüzde 1 düzeyinde tutarak Almanya'dan yüksek oranda sermaye kaçışı gerçekleşmesine neden olduğu değerlendirmesi de yapılıyor.
Yani Almanya pek arzu edilen hızla büyümeyecek, ama gene de az da olsa pozitif bir durum ortada. Başka bir deyişle Almanya'daki toparlanma ve dengelenme martta biraz ivme kaybetti.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri