• $7,3623
  • €8,908
  • 410.987
  • 1528.82
04 Ocak 2012 Çarşamba

Avrupa hala sorunlu!

AB ile ilgili bazı sorunlar ve teknik problemler yavaş yavaş gün ışığına çıkmaya başladı. Sanki 9 Aralık 2011 zirvesinin pek çözüm getirmediği yavaş yavaş ortaya çıkıyor...
Noel ve yılbaşı dönemi, sanki ortalıkta sakin bir hava varmış görüntüsü verse de iki cephede de gerilim artmakta.
Bu cephelerden biri, ülkelerin bütçe açıkları konusunda verdikleri sözleri yavaş yavaş tutamaz hale gelmeleri ve ikincisi de kemer sıkma operasyonlarının hedeflenen ve borç azaltmak için gereken ekonomik büyümeye olanak vermeyeceğinin de ciddi boyutta düşünülmeye başlaması. Her iki sorun da ek borçlanma gereksinmesi yaratmakta.
Cuma günü İspanya hükümeti 2011 bütçe açığının planlanan bütçe hedefinden daha büyük gerçekleşeceğini açıkladı. ABD'de resesyon beklenmiyor. AB geneli durgunlaşmakta, resesyon tahmini yapan sayısı da artmakta.
Ayrıca Fransa'nın 'üç A' düzeyindeki reytingi düşürülürse sorunlar büyüyecek gibi duruyor.
Bu arada birçok AB ülkesinde de hükümetler Keynesyen harcama planlarını kenara bırakıp yatırımcıları ikna için kemer sıkma çabası içinde, Almanya hariç!
Dolayısıyla 2012 ekonomik tahminleri birçok yerde aşağıya doğru yenilenmekte. Birçok analist ve araştırmacı 2012 yılı ilk çeyreğinde AB, GSYİH büyümesinin eksi 0.5 olarak gerçekleşeceğini tahmin etmekte. Diğer taraftan AB liderleri 30 Ocak'ta Brüksel'de toplanarak büyümeyi yükseltmek için neler yapılabileceğini konuşmaya hazırlanıyorlar.
Tabii son dönemde euronun dolar ve yen karşısında değer kaybetmesi rekabet gücünü arttıracak bir gelişme.  Ama bu en çok Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'ya yarıyor. Almanya, zaten şu anda sadece yüzde 5.5 civarında bir işsizlik yaşamakta. Bu, iki Almanya'nın birleşmesinden bu yana en düşük işsizlik oranı. Yani Almanya'nın şikayeti yok.
Euro Bölgesi'nin toplam GSYİH sayısının yüzde 15 kadarı Almanya tüketicilerinin tüketim harcamalarından kaynaklanmakta. Bu sayı Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İrlanda'nın toplam katkısından daha fazla.
5 Ocak Perşembe (yarın) önemli bir sınav var. Fransa 9 milyar euro finansman bulmak için piyasaya çıkacak. 12 Ocak'ta ise İspanya 3 milyar euro borç peşine düşecek. Ertesi gün, 13 Ocak'ta ise İtalya 9 milyar euro borç için piyasaya çıkacak.
Devletlerin borçlanma gereksinmeleri dışında AB bankaları da 2012 ilk çeyreğinde 215 milyar euro banka borcunu yeniden finanse etmek zorundalar.
500 kadar Avrupa bankası, Avrupa Merkez Bankası tarafından yılbaşından hemen önce verilen üç yıl vade ve yüzde 1 faizli 489 milyar euro büyüklüğündeki fonları piyasaya kredi olarak vermek yerine Avrupa Merkez Bankası'na 0.25 faizle gecelik vadede yatırmışlardı.
Avrupa Merkez Bankası bankalara yardımcı olmakla beraber hükümetlere yardımcı olmuyor. Ancak bankaları finanse etmek, arka plandan hükümetleri finanse etmek demek.
İtalya son borçlanmalarında kısa vadeli borçlanmada düşen faizlerle karşılaştı. 6 aylık borçlanma faizi yüzde 6.5 düzeyinden yüzde 3.25 düzeyine indi. Ama uzun vade borçlanma faizleri çok az düştüğü gibi 8.5 milyar borçlanmaya çıkıp sadece 7 milyar euro borçlanabilmişti.

TÜRKİYE ARTIK KURTULMALI
BU yazılanların hepsi göbeğinden Avrupa'ya bağlı olan Türkiye'nin artık bu kredi balonundan ve iç talep patlamasından kurtulması ve yavaşlayarak makul büyüme oranlarına geri dönmesi gerektiğini gösteriyor! G-20 içine girmiş bir Türkiye artık etrafında olanlardan uzak olamaz!
İthalat bir bağımlılıktır, ama ihracat da bir bağımlılıktır. Müşterileriniz zorlandı mı siz de zorlanırsınız!

<p>Türkiye, CHP'li belediyelerdeki çöp rezaletini konuşuyor. Nuh Albayrak, Maltepe'deki çöp toplama

CHP'de 'çöp' krizi ve Bülent Tezcan'ın 'Maltepe' yalanı

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik