• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Ağustos 2011 Pazartesi

Amerikan ekonomisinde kara bulutlar!

Konut sektöründen başlayan problemlerle Amerikan ekonomisi son küresel krizin merkezi durumundaydı. 2008'de  yüzde 0.3, 2009'da da yüzde 3.5 oranında küçülen Amerikan ekonomisi 2010'da toparlanmaya başlayarak yüzde 3 oranında büyüdü. Bu yılın ilk çeyreğinde ise toparlanma temposunun devam ettiği ve ekonominin bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.8 oranında büyüdüğü düşünülüyordu. İkinci çeyreğe ilişkin ilk tahmini veriler ise geçtiğimiz cuma günü açıklandı. Amerikan ekonomisinin bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1.3 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor. İlk çeyrek için açıklanan yüzde 1.8'lik büyüme oranı ise yüzde 0.4 olarak revize edildi. Bu da Amerikan ekonomisindeki toparlanma temposunda ciddi bir yavaşlamanın söz konusu olduğuna işaret ediyor. Aşağıda ABD ekonomisinde çeyrekler bazında büyüme ve işsizlik oranları birlikte görülüyor.

"amrknccccc.jpg"Kriz öncesinde ABD ekonomisinde işsizlik oranı ortalaması yüzde 5.2 seviyesinde idi. Kriz sonrasında yüzde 10'un üzerine çıkan işsizlik oranı toparlanma ile birlikte yavaş yavaş düşmeye başlamıştı. Normal şartlarda ABD'deki işsizlik oranında kayda değer düşüşler sağlanması için minimum yüzde 2.5 seviyesinde büyüme temposuna ihtiyaç var. Toparlanma temposu son üç çeyrekte bu seviyenin altında kaldı. Sonuçta da mart ayında yüzde 8.8 seviyesine kadar gerilemiş olan işsizlik oranı ikinci çeyrek sonunda yüzde 9.2'ye yükseldi. Verilerin detayında ikinci çeyrekte büyümeye en fazla katkının net ihracat ve özel sektör yatırımlarından (0.6'şar puan)  geldiğini, iç talepte en önemli kalem olan özel tüketimin katkısının sadece 0.1 puanda kaldığını görüyoruz. Daha önceki çeyreklerde özel tüketim harcamaları büyümeye 2 puanın üzerinde katkı yapıyordu.
Wall Street Journal yavaşlamanın nedenlerini şöyle sıralıyor: 1) TÜKETİCİLERİN aşırı borçlanmış olması nedeniyle harcamalarda kısıntıya gitmesi, 2) TÜKETİCİ güveninin çok zayıf olması (hem kriz sonrası genel güven kaybı, hem işsizlik oranının Amerikalıların alışık olmadığı yüksek seviyelerde olması hem de kamu harcamaları ve kamu borç limiti ile ilgili gelişmeler tüketicileri endişelendiriyor).
3) İŞGÜCÜ piyasasında esnekliğin azalması (önceden iş aramak için eyaletten eyalete göçen Amerikan halkı artık eskisi kadar hareketli değil).
4) ÖNCEKİ dönemlerde Amerikan Merkez Bankası FED faiz oranlarını düşürerek ve federal hükümet de harcamaları artırarak ve vergileri düşürerek toparlanmaya yardımcı olmaktaydı. Bugün faiz oranları olabileceği en düşük seviyede. Ama federal hükümet kamu finansmanı problemi ve borç durumu nedeniyle bir şey yapamıyor.
Son bir ayda kamu borcu limitinin yaklaşması nedeniyle ortaya çıkan krizde de henüz bir uzlaşma söz konusu değil. Süre 2 Ağustos'ta doluyor. Bu yazıyı yazdığımız pazar sabahına kadar henüz Senato'da kabul edilmiş herhangi bir paket yoktu. Senato'da Demokratlar çoğunluğa sahip, ancak nitelikli çoğunluk olan 60 oyu alacak bir paket henüz ortada yok. Ortaya çıkan krize rağmen, genel beklenti salı gününe kadar orta yolda bir paket üzerinde uzlaşmanın sağlanması yönünde. Muhtemelen son dakikaya kadar politik pazarlıklar ve manevralar devam edecek. Borç limiti tartışmalarının yarattığı  belirsizliğin ekonomiye yansıması ise üçüncü çeyrek verilerinde ortaya çıkacak.  
Özetle, henüz ikinci dip söz konusu değil, ancak Amerikan ekonomisinin üzerinde bulutlar dolaşmaya başladı. Bu da tüm dünyayı ve tabii ki bizi de, etkileyecek.

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Kilo vermek için iştah kapatan besinler