• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
22 Ekim 2015 Perşembe

Altın nereye?

Altın bazılarına göre, bugün de, aynen geçmişte sık sık olduğu gibi, tüm risklere karşı geçerli bir kurtarıcı olarak düşünülüyor. Bazıları ise altının kurtarıcı rolü olamayacağını, bazen siyasi, bazen ekonomik risklerin etkisiyle ve pek kolay tahmin edilemeyecek şekilde, aşağı veya yukarı hareket ettiğini söylemekteler.

Ama bugünlerde altının nereye gideceğini belirleyen en önemli faktör ABD’nin Merkez Bankası’nın olası faiz artış kararı diye düşünen pek çok insan ve kurum da var. Faizler çok aşırı yükselirse de, altına talebin artması da aslında son derece normal bir gelişme olur.

ABD verileri etkiliyor

Altın bu ay eylül ayında ABD istihdam verileri açıklandıktan sonra yüzde 5.3 değer kazanmıştı. Tabii burada altının dolar değerinden bahsediyoruz. Altının TL cinsi fiyatı ise TL dolara karşı değer kaybettikçe, global değeri sabit de kalsa, yerel faktörler nedeniyle artabiliyor.
Tabii aslında altının faiz getiren varlıklara karşı, faiz getirisi olmaması nedeniyle zayıf kalması da çok doğal bir durum olabilir.
Geçmişe bakarsak, 1980 yılının başlarında altının dolar değeri Sovyetler Birliği askerlerini Afganistan’a soktuktan sonra ve de İran’da İslami devrim olduktan sonra yüzde 60 zıplayıvermişti.

Krizde yüzde 150 değerlendi

Global kriz ortamında Ekim 2008 tarihinden Eylül 2011 tarihine kadar ise, altının değeri yüzde 150 civarında zıplamıştı. Batı ekonomilerindeki kargaşa ve Merkez Bankalarının para basması sonucu enflasyon riskinin çok artabileceği tür değerlendirmeler, altını gene vitrine çıkarmış ve o günlerde 1930 dolar ons başına kadar bile yükseltmişti. Ama sonra altının ons başına dolar değeri 1100- 1150 dolar düzeyine kadar düşüp inip sürekli oralarda dalgalanmaya başlamıştı.
Ama ağustos ayında Çin ekonomisinin teklemeye başlamış olabileceği düşünülmeye başlanınca ve petrol fiyatları yüzde 17 düşerken ve ABD hisse senedi piyasalarının S&P 500 endeksi de yüzde 11 aşağıya gelirken, altın önce yüzde 5.9 değer kazanmış ama sonra da yeniden aşağıya düşmüştü.

Faiz-altın ilişkisine dikkat

Altın 2000 yılının başından bu yana üç defa çok yükselmiş ve sonra düşmüş bulunuyor. Şu anda da altın değeri ile faizin korelasyonu eksi yüzde 0.74 civarında. Yani faiz yükselirse altın kuvvetli şekilde değer kaybedecek durumda. Aralarında kuvvetli bir ters ilişki var!
Dolayısıyla altın piyasası da, tüm finans kesimi gibi AB FED faiz politikasının gelişmelerini beklemekte. Ayrıca enflasyonun sıfıra yakın bir ortamda olduğu bir ortamda altın enflasyona karşı korur demek de anlamsız kalıyor.

Sevdalılar hâlâ var

ABD verilerinin sorunlu çıkması ve de daha da uzun süre düşük faiz yaşanmasının enflasyonu artırıp altına talebi uyandırabilnesi de mümkün diye düşünen, altın sevdalıları da hâlâ var. Mesela, Financial Times haberine göre Kanadalı yatırımcı, maden zengini Seymour Schulich varlıklarının yüzde 25 kadarını hâlâ altın olarak tutmakta imiş. Altın fiyatı aşağıya gitse de o varlık kompozisyonunu değiştirmemeye yeminli imiş.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!