• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
9 Ekim 2013 Çarşamba

ABD’den sonra saçmalama sırası IMF’de

DÜNYANIN kağıt üstü lideri ABD’nin birkaç yıldır saçmalamaya devam etmesi ve tüm dünyayı global krize boğması yetmediği gibi, şimdi de önce FED likidite daraltması tehdidi, sonra da borç limiti tartışması ile, zaten çok hırpalanmış olan ekonomik yapıları bir kere daha sallaması, hiç de hoş değil. 
ABD’de 14 Ekim tarihinde Colombus Day, 14-18 ekim arası da Constituent  Work Week tatilinde olacakmış yani bu tarihlerde Senato tatildeymiş. Özetle ABD 11 Ekim Cuma tarihine kadar sorunu halletmemişse, 17 Ekim tarihi aşılabilir ve çözüm bayram haftasından sonraki haftaya kalabilir.  Sonunda bu saçma ve siyaset temelli kavga duracak ve borç limiti kaldırılacak ama özetle çözüm bu ay sonuna doğru geri itilecek demek doğru bir yaklaşım olur. 

KOLAY KOLAY DEĞİŞTİREMEZ 

Bu şartlar altında 30 Ekim tarihinde toplanacak olan Bernanke’nin FED’i likidite politikası değişikliğine de pek kolay kolay gidemez, bu nedenle de yılın son toplantısı olan Aralık 2013 tarihinden önce likidite politikası değişikliği pek olmaz diye düşünmek de doğru olur. Bu da gelişen ülkelerde ve ülkemizde kur riski olanlara bu riskten kurtulma çalışmaları için kabaca iki-üç aya yakın bir süre için ek zaman kazandırmış olacak gibi bir durum. 
Bu arada IMF gene ortalığa döküldü. Ülkemize bazı ekonomi politikası tavsiyelerinde bulundu. 
Özetle IMF politika faizinde artırıma gitmemizi tavsiye ediyormuş. Bunu enflasyon hedefiyle uyumlu bir sıkılaştırma olarak yapmalı imişiz. Peki yeni canlanmaya başlamış olan büyüme ne olacak? Ülkemizde ikinci çeyrek sonunda özel yatırımın hâlâ canlanmadığını ve stoka üretimin de kuvvetli olduğunu bilmiyorlar mı ? 

GEVŞEMEDEN Mİ KORKUYORLAR?

IMF döviz satışının da ancak aşırı durumlarda yapılmasını, rezerv üzerinde oturulmasını tavsiye etmiş. Döviz talebinin önemli bir kısmının içerideki vatandaşlarımızın taleplerinden oluştuğundan IMF’in haberi var mı? İçerideki spekülatörlere döviz sattığın zaman onlar dövizi alıp yurtdışına kaçmıyorlar. Çoğu dövizi banka sistemine yatırıyorlar, bankalar da dövizi karşılık olarak ROM çerçevesinde götürüp Merkez Bankası’na geri yatırmıyorlar mı ? 
IMF para politikasının kurla uğraşmayı bırakıp enflasyonla uğraşmaya başlaması ve maliye politikasının da, yani bütçenin de harcamaların kontrolüyle sıkılaştırılması gerektiğini gündeme getirmiş. Türkiye Avrupa’daki büyük ekonomiler arasında hem bütçe açığı/GSYİH hem de kamu borcu /GSYİH oranı açısından en iyi durumda olanlardan biri değil mi? IMF önümüzdeki seçimlerde gevşeme olacağından mı korkuyor acaba? 

MERKEZ'İ KİMSE ANLAMADI

IMF sermaye akımlarınındaki giriş çıkışların sorun yarattığını da vurgulamış. Bu tabii en önemli sorunumuz. Arkasında da kendimizin tasarruf yapmak yerine bol kepçe harcama yapmamız ve bu nedenle de uzun zamandır ülke tasarruflarının düştüğü gerçeği yatıyor. Bu sorun önemli. Ekonomiden biraz anlayanlar bilirler ki, cari açık tasarruf zafiyetinin ta kendisidir. Tasarruf etmeyen harcar, ithal eder ve iç taep artışı sonrası cari açık /GSYİH oranı artar. 
IMF cari açığın yüzde 7 oranını aşması ve büyümenin de yüzde 3.8 düzeyine tırmanması sonucundan korkmakta imiş. Tasarruf konusunda haklı. 
Ancak ne Avrupalılar ne ABD medyası ne de IMF, Merkez Bankası’nın uyguladığı politikaların esasını anlamadı. Ülke içinde de anlamayan çok. Bir anlasalar olaylara farklı bakacaklar! 

<p>Pürüzsüz cilde sahip olmak kadınların en hassas olduğu noktalardan biri. Hava şartları, yanlış ku

Kışa girmeden pürüzsüz cildin sırrı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi

Sel felaketinin çevre sorunlarına da yol açan izleri 3 aydır silinemedi

Cevizi 1 gece suda bekletip içerseniz... Faydasını bir bilseniz