• $7,4026
  • €8,9775
  • 441.86
  • 1540.32
30 Temmuz 2011 Cumartesi

ABD'de neler olabilir?

Bugün dünyada genel kabul gören iki adet görüş var.  
Birincisi, AB içindeki, başta Yunanistan olmak üzere bütçe ve borç sorunlu ülkeler için yapılan son kurtarma operasyonu da ancak en fazla altı ay ömürlü olur. Bu nedenle tedbirli olmak gerekir! Biz buna katılıyoruz.
İkincisi, ABD 2 Ağustos tarihine kadar ülkenin kamu borcu limitinin yükseltilmesi konusunda uzlaşmadığı takdirde dünya ekonomisinde risk ciddi şekilde artar. Buna da katılmamak elde değil.
Ancak ABD medyasına göre her tür siyasi itiş kakışa rağmen Washington'daki ve Wall Street'deki birçok kötümser, bundan bir ay sonra durup bir baktığımız zaman, ABD Kongre'sinin borç limitini yükseltmiş olduğunu, ABD Hükümetinin giderlerini ödeyebildiğini, Obama Hükümetinin ise bütçe açığını azaltıcı bir yeni kanunu kabul ettirmiş olduğunu, sosyal program ödemeleri ve vergilerle ilgili düzenlemelerin ise ileriye bırakıldığını ve kötü olarak bir tek şey gerçekleştiğini göreceğimizi söylüyorlar!  Tek kötü ne? ABD, reytingciler yani örneğin S&P tarafından, AAA yani en üst düzey reytingden, AA şeklindeki daha düşük reytinge düşmüş olacak, o kadar deniyor!
Peki bu ne kadar önemli? İşte bugün bu riskin anlamını ABD medyasında yazılıp çizilenlere göre size özetleyeceğiz.
Reyting düşüşü ABD kamu kağıtlarının faizlerini hızla yükseltir ve borsa başta olmak üzere tüm piyasalar tepetaklak olursa, bu tabii çok kötü olur. Piyasalar zaten birkaç haftadır çöküş sinyali vermekteydi.
Tabii bütçe ve borç limiti yükseltilmezse, reyting düşüşü aslında uzun zamandır yavaş yavaş gerçekleşen ABD ekonomisinin gerilemesinin, yani bilinen bir şeyin gündeme gelmesi olur.
Ama diğer alternatifte, yani limit yükseltilirse ve bu arada da reyting düşerse bu ne anlama geliyor?
Aslında yüzersel bakılırsa, ABD'nin reyting düşme olayı sanki ABD Hazinesinin uzun vadeli borcunun faizlerini pek etkilemez gibi duruyor. Sadece tüzükleri icabı AAA reytingli kağıt tutmak zorunda olan birkaç büyük kurumdan başkaları reaksiyon göstermez deniyor. Diğer taraftan da repo piyasasında Hazine kağıtları karşılık gösterilerek kısa vadeli kredi alan kurumların ne yapacağı da pek kestirilemiyor. 684 milyar dolarlık fon tutan 'mutual fund' denen kurumlar da bir şey değişmez mesajı veriyorlarmış. Sigorta şirketlerinin de pek reaksiyon göstermeyeceği düşünülüyor. Bankalar da reyting AAA'dan AA düzeyine düştü diye sermaye yatırmak zorunda kalmazlar. FED yani ABD Merkez Bankası da, reyting AA olsa da, Hazine kağıtlarını teminat olarak almaya devam eder deniyor.
Geriye kalanlar arasında Çinliler yuan ile dolar almaya devam ederlerse doların değeri artmaya devam eder, bu da Çin'in Hazine kağıtlarını almayı ve tutmayı reyting düşüşüne rağmen sürdürmesi demek olur.
Peki hiç mi kötü bir şey olmaz?
Wall Street Journal yazarı D. Wessel, dikkatli düşünülürse tabii ki Hazine kağıdı getirilerinin yükselmesi gündeme gelir, çünkü risk artmıştır diyor. Ne kadar etki eder? Kamu borçlanma faizlerinde sürekli kalacak yarım puan artış 10 yılda Federal Bütçe açığına 435 milyar dolar artış yüklermiş. 200.000 dolarlık bir konut ipoteği de ayda 65 dolar daha fazla ödemek zorunda kalırmış.
Profesyonellere sorulduğu zaman JP Morgan Chase iktisatçısı M. Feroli  'Bir şey fark etmez!' derken, bono uzmanı PİMCO Başkanı M.El Arian 'Sistem göbeğinde oturan sadece AA reytingli zayıf bir varlık ile çalışamaz!' diyor. Peterson Institute uzmanı ünlü iktisatçı Carmen Reinhart ise en önemli etki olarak Atlantik'in her iki tarafında da reyting kurumlarını devreden çıkartma çabalarının iyice güçleneceğini düşünüyor.
Ancak esas sorun tabii ki reyting kurumları değil, büyük ekonomilerin sürdürülemez mali durumları ve politikacıların yön değiştirme tercihini bir türlü yapamamaları. Bu esas sorun genelde uzun vadede 'kader' olur! Yaşadık, biliyoruz!

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Haftanın yalanları