• $8,3165
  • €10,12
  • 499.049
  • 1454.25
30 Haziran 2014 Pazartesi

ABD yeniden krize mi girdi?

ABD ekonomisinin 2014 birinci çeyrek reel büyümesi geçtiğimiz günlerde ilan edildi. Daha önce ilk tahminde yüzde eksi 1 olarak ilan edilmiş bulunan 2014 yılı birinci çeyrek yıllıklaştırılmış reel büyüme oranı eksi 2.9 olarak nihai değerini aldı. Bu tabii çok yüksek bir daralma. Resesyon yaşanan dönemler hariç tutulursa (ki ABD şu anda resesyonda değil), İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç görülmemiş bir değer, bu eksi yüzde 2.9 eksi reel büyüme oranı.
Ancak piyasadaki tahminlerden çok daha da yüksek olan bu sonuç (consensus tahmini yüzde eksi 1.8 büyüme, yani daralma idi) çok anormal bir daralma ve tamamen bir defalık faktörlerden kaynaklanıyor. Amerika resesyonda değil, resesyonda olsa idi, işsizlik artar ve istihdam düşerdi. Tam tersine birinci çeyrekte işsizlik oranı hiç değişmeden sabit kaldı ve ücretli istihdam ayda 190 bin kişi hızla arttı. Bu durumda bu büyük daralmanın nedeni ne sorusunun cevabı aslında son derece basit.

Fed'in önlem alması gerekmiyor

ABD’nin çok büyük bir kısmı 2014 yılı ilk çeyreğinde çok anormal bir kâr ve kış kıyameti altında kaldı ve bu nedenle yüksek dozda bir daralma gerçekleşti. Ancak 2014 ikinci çeyreğinde de nisan, mayıs ve haziran ayları yaşandı ve yakında ikinci çeyrek reel büyüme sayısı için ilk tahmin de açıklanacak.
Eldeki ikinci çeyrek ayları verilerine göre otomobil satışları artmış bulunuyor, sanayi üretimi de güçlü şekilde artıyor ve işgücü piyasası da toparlanmasına devam ediyor. Genel görüşe göre ABD Merkez Bankası FED’in politika değiştirmesi ve bir önlem alması gerekmiyor. Reel büyüme ile enflasyonun toplamı demek olan nominal GSYİH da yıllıklaştırılmış bakıldığı zaman yüzde 1.7 düşmüş bulunuyor. Fakat 2014 birinci çeyrek büyümesi bir evvelki ayni çeyreğe göre de yüzde 2.9 artmış durumda. Bu da yılın bütünü için yüzde 3 civarına yaklaşacak bir büyümeyi yaratabilecek bir tempo demek.

Ekonomide kalıcı etki yapmaz

Birinci çeyrekte büyümeye en büyük katkıyı özel tüketim harcamaları yapmış bulunuyor. GSYİH’nın talep açısından en kötü sektörü ise stok üretimi ve net ihracat olmuş. GSYİH fiyat endeksi ise yıllıklaştırılmış olarak yüzde 1.3 düzeyinde. Büyümeye katkılara bakılırsa net ihracat büyümeyi yüzde eksi 1.5 azaltarak en kötü gelişme olmuş. Yukarıda belirttiğimiz gibi de en pozitif büyümeyi özel tüketim harcamaları yüzde 0.7 pozitif katkı ile yapmış.
Özetle Türkiye ve Dünya geneli açısından bakıldığında ABD bir kere daha krize girmiyor, kar kıyamet bir çeyreğin üretimini düşürmüş ama bu kalıcı bir etki yapacak bir faktör değil.

<p><b >KADEMEL<b >İ <b >NORMALLE<b >ŞME DÖ<b >NEM<b >İ / 17 MAYIS –

Kademeli normalleşme sürecinde vaka sayıları düşmeye devam eder mi?

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı