• $15,8769
  • €16,8435
  • 942.556
  • 2372.35
15 Mart 2013 Cuma

ABD iyi, paraları geri çekebilir

Ama en çok petrol üreten ülke hiç olmadı. Ancak Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, ABD 2020 yılında Suudi Arabistan'ı da geçerek dünyanın en çok petrol üreten ülkesi olacak. Zaten ABD doğalgaz üretiminde birinci olan Rusya'yı da geçtiğimiz günlerde geçmeyi başarmıştı. Kuzey Amerika beş yıl içinde de enerji açısından kendi kendine tamamen yeterli hale gelecek. 
Konunun uzmanı Daniel Yergin ABD Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada ABD'de petrol ve gaz üretimindeki devrimin sadece ABD'de 1.7 milyon iş yarattığını vurgulamıştı. Bu rakamın 2020'de üç milyon yeni işe çıkması bekleniyor. 
ABD verilerine göre önümüzdeki dönemde net petrol ithalatı toplam tüketimin yüzde 32 kadarı olacak. Bu oran 2005 yılında yüzde 60'tı. Geçmişte petrol ithalatının faturası GSYİH oranı olarak yüzde 3 civarında iken şimdi yüzde 1.7 civarına inmiş bulunuyor. Diğer taraftan da ucuz ABD doğalgazının toptan fiyatı Avrupa fiyatının üçte biri ve Asya'daki fiyatın beşte biri kadar. Bu da doğalgaz girdisi içeren birçok üründe önemli ihracat potansiyeli yaratacak. 
Sonuçta 2020 yılında ABD cari açığı GSYİH oranı olarak yüzde 2.4 azalmış olacak ve 2012'deki yüzde 3.6 düzeyinden 1997'den bu yana en düşük değer olan yüzde 1.2 oranına inecek deniyor.  

ASIL SORUN AVRUPA'DA
ABD 2012 yılında 76 milyar dolarlık doğalgaz kullanmış. Doğalgaz tüketimi 2008'de 140 milyar dolar daha fazla bir düzeyde idi. Üstelik artan doğalgaz arzı ve düşük fiyatlar hem ABD hem de dünyada enflasyonun düşüşünü de getirecek.       
Dolayısıyla ABD konusunda pek endişelenmemiz gerekmiyor. ABD 14 çeyrektir pozitif büyümekte!     
Ancak Avrupa'ya dönersek karşımıza ciddi boyutta ekonomik problemler çıkıyor, bu da euronun değer kaybını getiriyor. Üstelik Avrupa'nın enerji bağımlılığı da artma trendinde. 2012 yılında AB'nin doğalgaz faturası GSYİH hasılasının yüzde 1.3 kadarı iken ABD'nin faturası GSYİH oranı olarak yüzde 0.5 idi. 

FED YA DURURSA...
Tabii birçok insan ABD ekonomisinde işsizlik oranı yüzde 6.5 değerine inip de Ben Bernanke ortalığa dökülen dolarları, geçmişte aldığı tahvilleri satarak geri çekmeye başlarsa ne tür ters etkiler ortaya çıkar konusunda gene de endişeli. ABD Merkez Bankası'nın bilançosu ayda 85 milyar dolar artmaya devam ediyor ve şu anda da 3.1 trilyon dolar büyüklüğüne varmış bulunuyor. Bankalar da paraların üstünde oturuyorlar, nakdin çoğu da (1.7 trilyon dolar kadar) Merkez Bankası'nda bankaların rezervleri olarak tutuluyor. Merkez Bankası tahvil satarsa, tahvil fiyatları düşer, faizler artar, tahvil sahipleri de müthiş ziyana girerler. En büyük tahvil sahibi olan ABD Merkez Bankası dahil, özel yatırımcılar, emekli sandıkları ve yabancı ülke devletleri de ziyan ederler. Faiz hadleri artışı bonocuların ölümü demek.
Bu konuda Alan Blinder adlı iktisatçı çok endişeli değil. FED bankaların tuttukları 1.7 trilyon dolara faiz ödemeyi kaldırdığı takdirde, bankalar nakitlerini kredi olarak vermeye yani kullanmaya başlarlar, Fed de eşdeğer miktarda bono satabilir ve o miktar nakit geri çekebilir. Tabii bu durumda faiz artmaz, çünkü likidite miktarı aynı kalır, sadece şekli değişir, ekonomik tahribat da olmaz.

<p> Fonetik  kısaca konuşulan dili oluşturan sözcüklerin ses yapısı bakımından incelenmesi,  ses bil

TÜRKÇE'DE FONETİK

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak