• $7,3399
  • €8,9389
  • 437.349
  • 1536.11
25 Mayıs 2011 Çarşamba

AB siyasileri eleniyor!

2011 yılında dünya birçok riskle karşı karşıya kaldı, sorunlar tahmin edilemeyecek kadar büyüdü. Bir tarafta risk olarak Japonya'nın deprem, tsunami ve nükleer felaketten sonra birçok sanayi dalında üretimi kısması nedeniyle dünya büyümesini etkilemesi var.
Diğer taraftan 2008'den bu yana Avrupa'nın güneyinde devam eden ekonomik kriz ortamında, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz'in çökmesi ve daha da kötüsü,  sonunda İspanya ve İtalya'nın da sorunlarının büyümesi olasılığının artması ve ülke iflaslarının olasılığının büyümesi gerçekleşti. Avrupa'nın baba ekonomilerinin ise faturayı omuzlamaya yanaşmaz duruma gelmesi, Avrupa'da euro sisteminin sorgulanmasını ve maliye politikasında merkezileşme gerçekleşememesi halinde sorunların daha da büyüyeceği algılamasını getirdi.
Diğer yandan da Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki karmaşanın petrol fiyatlarına etkisi zaten zayıf giden büyüme için ek darbe endişesi yarattı.
Ve mayıs ayı içinde stabilizasyona bir darbe de IMF Başkanı'nın özel sorunlarının sistemi sallayabilecek kadar büyümesi ile gündeme geldi. Dominique Strauss Kahn (veya kısaca (DSK) skandal sonrası IMF'den istifa etti ve yerine yeni birisi seçilecek. Böylece global risk faktörlerinin sayısı dörde çıktı.
Trilyon dolar boyutunda bir fon sahibi olan IMF'i yönetecek kişinin, IMF'i şahsi politik emellerine kaldıraç olarak kullanmaya soyunabilecek bir Avrupalı politikacı olmaması gerek.
Merkel ve Sarkozy ise hala dünyayı Fransa ve Almanya'nın, yani kendilerinin yönettiğini sanıyorlar, ama gaflet içindeler! İspanya ve sonra da İtalya göçerse görürler günlerini!
İtalya'da Sylvia Berlusconi siyasi hayatının son demlerini yaşıyor olabilir. Bu doğru ise İtalya destabilize olma riski taşıyor.
İspanya'da seçmenler Zapetero'yu pazar günkü seçimde tahtından indirdiler, vatandaşlar sokağa döküldü, yeni hükümet gündemde.
Sarkozy, Strauss Kahn'ın elimine olmasına rağmen kazanamayacak gibi gözüküyor.
Merkel ise Almanya'da yapılan her eyalet seçiminde bir kere daha kan kaybediyor.
Bu arada nisan ayında yükselen Nymex ham petrol vadeli future piyasa fiyatları 115 dolara çıktıktan sonra mayıs ayında 99 dolara inmişti. Ancak AB içinde artan gerilim ve alternatifsizlik birdenbire risk algılamasını arttırdı ve dolar değer kazanırken, euro düşmeye başladı.
Diğer taraftan da ABD Merkez Bankası'nın Quantitative Easing denen likidite programının azaltılmasını nasıl gelişeceği gibi faktörler de gelişmeleri iyice etkileyecek, risk algılamasını arttıracak faktörler. Çin'in ekonomik anlamda çok ısınmış olması ve fren çekmesi de yeni bir risk faktörü sayılabilir!
Bu nedenle petrol fiyatlarının volatilesinin önümüzdeki günlerde artması ve hatta petrol fiyatlarının zaman zaman çok sert yükseliş ve inişler yapması da beklenmelidir.  Zaten Libya'daki olaylar petrolü etkilerken, bir petrol ülkesinde daha kargaşa ortaya çıkarsa petrol fiyatlarının çıldırması gündeme gelebilir.
Bu nedenle bütün vatandaşlarımıza bir ikaz yapıyorum. Dönem faiz ve kur açısından olduğu gibi kredi kullanımı açısından da risk alma zamanı değildir. Merkez Bankası Başkanlığından ayrılan Durmuş Yılmaz'ın kasım ayında frenleri çekme girişiminin ne kadar doğru bir analize dayandığı şimdi görülüyor, ama bankaların kredi kullanımını arttırması da devam ediyor. Seçim sonrası daha da sıkı fren çekilmesi gerekecek!

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı