• $7,4162
  • €8,985
  • 437.845
  • 1467
08 Şubat 2012 Çarşamba

2012 başında Almanya

Yeni yılın ilk haftalarında Avrupa'nın en güçlü ülkesi görünüşündeki Almanya'ya yakından bir göz atmakta fayda var. Çünkü 2013 yılı Eylül ayında, Federal Parlamento seçimleri yapılacak. Başbakan Angela Merkel, ülke ekonomisinin gücü sayesinde, dünya siyasetinde çok önemli bir yer edinmiş görünse de, ekonomik olarak güçlü Almanya uzun süredir Euro Bölgesi'ndeki zayıf ekonomilerle meşgul. Euro Bölgesi ve dolayısıyla Avrupa Birliği'nin tüm ekonomik sıkıntıları Almanya'nın sırtında. Başta Yunanistan olmak üzere, Portekiz, İspanya, hatta İtalya ve Fransa Alman ekonomisinden medet umuyor. AB'nin zayıflayan ekonomisinde hükümetler ve bankalar sorunlu. Almanya, ise euronun kurtuluşu için tek 'payanda' olarak görülüyor. Merkel ise artık tek kuruş daha verme taraftarı değil.
Dokuz Avrupa ülkesinin notunun düşürülmesine karşın, Fransa, İtalya ve İspanya hükümetlerinin kamu borçlanma senetlerinin bugünkü iyimserlik dalgasında hiçbir şey olmamış gibi yatırımcılar tarafından satın alınması aldatıcı olabilecek bir sükunet. Çünkü Yunanistan ve hatta Portekiz için 'kurtarma operasyonu sorunu' henüz ortada duruyor ve zaman pek kalmadı. Son günlerde Başbakan Merkel'e bu konudaki baskı da artmış bulunuyor. Temelde AB ülkeleri bir taraftan Almanya'nın mali desteğini az bulurken, diğer yönden de Almanya'nın tüm AB ülkelerine tutucu mali kuralları dikte ettirmesinden şikayetçi.
Gelecek için tahmin yapan Deutsche Bank Başkanı Josef Ackermann ise 2012'nin ilk yarısında 'hafif bir resesyon' beklemekte. İkinci yarıda gelecek düzelmeyle yılsonunda GSMH'nın 2012 yılında sadece %0,7 artacağını öngörmekte. Ackermann'a göre; 'Alman ekonomisi temelde sağlıklı ama Avrupa genelinin oldukça büyük sorunları var. Ancak bu sorunlar çözüldüğünde herkes için hızlı ve kayda değer bir ekonomik iyileşme görülebilir.' Ackermann diyor ki 'Hepimiz bilmeliyiz, ancak entegre olmuş, gerçekten birleşmiş bir Avrupa, refahını, değerlerini ve benliğini muhafaza etmeye muktedir olabilir. Avrupa ancak birlikte ABD ve Çin gibi büyük ve güçlü aktörlerle baş edebilir.'
Piyasada şu günlerdeki iyimserliğe rağmen Institut für Weltwirtschaft adlı (kısa adıyla IfW)  ekonomi enstitüsü de 2012 yılının ilk yarısında Alman GSMH'sının daralması olasılığına önemli yer veriyor. Bilindiği gibi 2011 yılının son çeyreğinde, ihracata bağlı Almanya'nın GSMH'sı (2009 yılındaki krizde aynen Türkiye kadar yüzde 4.7 daralmadan sonra) uzun zamandır ilk defa %0,25 daralmıştı. 2011 yılı genelindeki toplam yıllık %3,0 oranında büyümeye karşın IfW 2012 yılında sadece % 0,6'lık bir büyüme öngörüyor. Diğer Avrupa ülkelerine göre Almanya'da sanayi önemli bir yer tutmakta ve sanayi de ihracata endeksli. Sanayinin payı Almanya'da %40, Fransa'da yüzde % 27,8 ve İngiltere'de % 22,7.
Alman hükümetiyse, Ekonomi Bakanı Philip Rössler'in ağzından üç pozitif mesaj vermekte. Birincisi, ekonomik büyüme 2012 yılında % 0,7, 2013 yılında ise %1,6 olacak deniyor. İkincisi, çalışan sayısı 220 bin kişi artarak 41,3 milyona çıkacak, böylece işsizlik oranı da %7,1'e düşecek analizi var. 2013 yılı için de, 60 bin istihdam artışıyla işsizlik oranının %6,7'ye düşmesi planlanmakta. 2012 yılında yeni borçlanma sadece GSMH'nın %1 kadar olacak, böylece Maastricht ilkeleri içinde kalınacak.
İşverenler ise euro krizini tek sorun olarak görmemekte. En büyük risk olarak yükselen hammadde ve enerji maliyetleri konuşuluyor. Almanya Sanayi ve Ticaret Odalarının yaptığı bir araştırmaya göre 1500 firmadan %86'sı enerji fiyatlarını, %76'sı da hammadde fiyatlarını tehlike olarak görmekte.
Son olarak da iç siyaset de karışacak gibi. Merkel'in koalisyon ortağı olan ve bir önceki seçimde yüzde 15 kadar oy alan Hür Demokrat Parti'nin (FDP) kamuoyu yoklamalarına göre %5 oy sınırını aşamaması gündemde. Şubat 2012 tarihli kamuoyu araştırmasına göre partilerin oy oranları şöyle: CDU/CSU: %36; SPD: %29; FDP: %3; Yeşiller: %15; Linke: %7; Korsanlar: %6. Bu oy dağılımına göre CDU/CSU ve FDP koalisyonunun seçimi kazanması pek kolay değil ve şu anda SPD koalisyonu seçimin favorisi gibi duruyor.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rize'de gizlenen temaslılara karşı yeni önlemler uygulanmaya başlandı

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...