• $8,1505
  • €9,7211
  • 453.839
  • 1375.91
01 Haziran 2011 Çarşamba

Tamir daha yeni başladı

'VALLAH abla' dedi taksici, 'BDP olmayaydı, oyumu CHP'ye verirdim.' Miting bitti. Kılıçdaroğlu'nu havaalanına götüren parti otobüsüne yetişebilmek için taksiye atladım. Şoför, CHP liderinin konuşmasını 'samimi' bulmuştu.
'BDP olmayaydı oyum CHP'ye' sözü, CHP'nin Diyarbakır ile güncel ilişkisini gayet veciz anlatıyor.  Büyük sorunları olan bir kente dokuz yıl sırtını dönmüşsen, aradaki mesafe 9 yılı fersah fersah aşıyor;  öncelik yer değiştiriyor. Bunca kayıtsız kalınmasa, belki de oluşmayacak derin kırıkları onarım işi, asıl meselenin önüne geçiyor.
Evet;  istasyonun yanında, kızgın güneşle kavrulan  meydan hayli tenha, kalabalık cılızdı. Tabii, nüfusu 1.5 milyona dayanmış bir kentte, iktidara talip bir ana muhalefet liderinin mitingi olarak bakarsanız. Fakat genelgeçer ölçüler, Diyarbakır/siyaset ilişkisini tartamıyor işte.
Dramatik de olsa, bugün, bu topraklarda hüküm süren ölçüler bambaşka: Eğer siyaseti BDP'de yapmıyorsanız; kepenklerin açık; 'asayişin berkemal' olması, başlıbaşına bir kazanım sayılıyor. İlginç olan ise bu tespiti, hem CHP'nin hem de Diyarbakırlılar'ın dile getirmesi. (Nitekim taksi şoförü, Başbakan'ın bugün yapacağı miting için 'İnşallah olay çıkmaz' temennisini dile getiriyor. 'Niye?' dediğimde Başbakan'ın uğrattığı 'sükutu hayal'den bahsediyor. )
Kılıçdaroğlu, bu durumun başından beri farkında.  Partisi adına duyduğu mahcubiyeti, saklama gereği duymuyor. 'Daha çok geleceğiz, daha çok sohbet edeceğiz' diyor.
CHP lideri geçen sonbahardaki gelişinde yaptığı gibi yine Reşo'ya uğradı. Reşo, havalanındaki taksi durağının şefi. VIP'teki sohbetimizde aktardı: Babasının da bu ülke için şehit olduğunu söylemiş ve 'Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır' mısraıyla başlayan beyiti okumuş durakta.  'Şaşırdım. Düşünebiliyor musunuz? Şimdi bu adam bölücü mü?' dedi Kılıçdaroğlu. Ardından ekledi: 'Mitingde de bu nedenle özel vurgu yaptım. Belki utanır söylediğinden Başbakan diye'

25 AY MAAŞ ÖDEMEMEK
'Özerklik şartı'nı biraz açmasını, yalın bir dille anlatmasını istedik: 'Bakın, bütün belediye başkanları mesailerinin yarısını Ankara'da geçiriyor. Neden? Para istemek için. AKP'li Kırıkkale Belediyesi 14 aydır, Keskin Belediyesi 25 aydır maaş ödeyemiyor. Başbakan eyalet sistemi diyor. Yok öyle bir şey. Zaten bunu isteyen de yok. Benim şaşırdığım, bunun AKP'nin beyannamesinde de varken bu tepkinin gösterilmesi.  Özerklik dediğiniz zaten var. Belediye başkanlarını halkı seçmiyor mu. Bizim kastımız belediyelerin öncelikle mali açıdan güçlenmesi.'
Sezgin Tanrıkulu giriyor araya: 'Kendilerinin de programında var. Ama bizim yaratıcılığımıza yetişemiyorlar sorun burada' diyor.
117 faili meçhul, 'dur' ihtarına uymadığı için açılan ateş sonucu ölen 315 kişi, düşünce suçlularına verilen toplam 1219 yıllık hapis cezası, taş atan çocuklara istenen 772 yıllık hapis cezası. Kılıçdaroğlu, miting konuşmasında aktardığı bu verilerle, üç gün önce kamuoyuyla paylaştıkları Demokrasi Raporu'nu açmış oldu. 
Miting konuşmasında kısa geçilen  önemli bir başlığın altını çizmeli.  Her gün yüzlerce yolcunun inip kalktığı, Diyarbakır'ın hala bir 'sivil' havaalanına sahip olmaması, az şey anlatmıyor. Hele ki TAV'ın başarılarıyla bunca övünürken.
Sonuç: CHP ile Diyarbakır sözcükleri yan yana geldiğinde hasarlı bir ilişkiyi anlatıyor. Ancak, yol, bir hayli uzun olsa da dünkü miting,  onarım için ümit vaat ediyordu.

<p>Libya ile çok yönlü anlaşmaların olacağını belirten Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray

Türkiye'nin Ukrayna ve Libya siyaseti nasıl olacak?

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü