• $7,3655
  • €8,958
  • 436.793
  • 1536.11
30 Aralık 2011 Cuma

Söz bitti

Yeni yıla iki gün kala söz bitti.
O kadar bitti ki (o kadar bitmişti ki belki) haberin adı bile konulamadı.
Ne olduğunu anlatacak o yalın cümle kurulamadı.
Katırların sırtından indirilip traktör römorklarına doldurulmuş, kar üzerinde metreler boyu uzanan,  tıkıştırıldığı torbalardan yanmış ayakları fırlamış cenaze görüntüleri, saatler boyu 'olay' kelimesinin eşliğinde sunuldu. 
Artık korkutucu mu geldi, yoksa insanlık namına utandırıcı mı bilinmez ama ne olup bittiğini ilk anda özetleme gücüne sahip olması beklenen manşeti, doğru dille vermek asgari bir borç oysa.
Hangi dünya görüşünün yanında durursanız durun, hangi değerlere yücelik atfederseniz atfedin bu böyle:
 'Savaş uçakları sivilleri vurdu.'
Bu haberin eksik sözcüğü, ancak 'yanlışlıkla' ifadesi olabilir.  Böyle olduğu da açık...

TSK'NIN VURGUSU: 'MECLİS YETKİSİYLE YAPTIK'
Ne var ki, Genelkurmay açıklamasında, buna uzaktan bile değinen bir ifade yer almadığı gibi, daha ilk cümlede sınır ötesi harekatın Parlamento yetkisiyle yapıldığının altı özenle çizildi.
Tüzel kişilerden acı çekmesini bekleyecek kadar naif değiliz elbet. Ama 21'i aynı soyadını taşıyan 35 köylünün cesetleri gözümüzün önünde dönerken, 'belki' diyor insan;  'kazayla', 'yanlışlıkla' gibi bir kelime ya da bir başsağlığı, rahmet dileği var mı?
Yok. Ve söz de bitti aslında.
Buna rağmen bir hatırlatma zorunlu:
İçinde 'kaçak' geçen (Zülfü Livaneli bestesi) Ülkü Tamer dizelerini; meydanlarda yüz binlerin, yüzlerce kez bir ağızdan söylediği bir ülkede yaşıyoruz.   
'Kaçak', Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin neredeyse yarım asırlık gerçeği.  
Haber peşindeki onca yılda, kaç hükümet geçti, bilmiyorum. Ama 'kaçak'la mücadelenin, gelmiş geçmiş tüm ekonomi yönetimlerinin ajandalarında hiç eksilmeyen bir madde olduğunu, haberlerini yazmış bir gazeteci olarak bilir ve hatırlatırım. 
Daha iki yıl önce Meclis, bu iş için komisyon kurarak, bölge halkının katır, at sırtında nasıl ve hangi nedenlerle 'kaçak' taşıdığını, buna neden mecbur kaldığını milletvekillerinin kaleminden raporlaştırdı.
Yani devlet bilir 'kaçağı'...
İzler, rapora bağlar, ilgili makamlara sunar, bazen yakalar, cezalandırır. Ama bitiremez. 
Devlet kaçağı niyeyse bitiremez. Bize de üstüne eklenen ölümcül hatanın kurbanlarını seyredip insanlığımızdan utanmak düşer.   
Sivil vatandaşını yanlışlıkla bombalamayan bir terörle mücadele istiyoruz.
Mümkünse.
Not:  Yazıyı bitirirken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik açıklama yaparak, Türkiye'nin müessif bir olayla karşı karşıya olduğunu, bir 'operasyon kazası'  yaşandığını açıkladı. Başsağlığı diledi, kusur varsa hukuk devletinin gereğinin yapılacağını söyledi.

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları