• $8,5108
  • €10,2939
  • 498.422
  • 1441.33
16 Haziran 2013 Pazar

SİNCAN NOTLARI

Mitinge bir saat var. Sincan girişindeki güzergahta, EGO otobüsleri arka arkaya dizilmiş, sıra bekliyor. İçleri, elinde AK Parti ve Türk Bayrağı tutan erkeklerle dolu. Otobüslerin önündeki elektronik tabeladan akan yazı şöyle: “EGO Servis Dışı”. Onların arkasında da çok sayıda bir örnek beyaz minibüsler. 
İlçenin girişinde, turuncu fosforlu yelekli, ellerinde aynı renk plastik çubuklar taşıyan genç adamlar, gelenleri miting alanına yönlendirmek üzere sağlı sollu dizilmişler. AK Parti Gençlik Kolları’ndan mı, belediye işçileri mi pek ayırt edilmiyor. 
Miting alanına inen yokuş aşağı yolda, “Ücretsiz Sıcak Çorba dağıtım” minibüsünü geçiyorum. “Yağmurluk da vereceklermiş” diyor biri. Polis noktasını geçtikten sonra kan ter içinde kalmış üç genç, atölyeden yeni çıktığı belli bir plastik balya taşıyor. Maket bıçağıyla açıyorlar, binlerce gıcır gıcır AK Parti bayrağı dağıtılmaya başlanıyor. 

 “DEVLET İMKANLARI” ANONSU  
Saat 16.00 sularında alanın yarısı dolu. Miting platformundan, alana akan partililerin nerede duracağına ilişkin yönlendirme anonsları geliyor. Bir ara şöyle bir anons işitiyorum: “Göremezsiniz diye düşünmeyin. Bulundunuz her yerden izleyebilirsiniz. Devlet imkanlarımız var, ses sistemlerimiz var” 
Kulağım beni yanıltmış olabilir diye yanımdaki meslektaşıma soruyorum. “Devlet imkanları” sözünü o da duymuş. 
Ön sıralar genç kız ve kadınlarla dolmaya başlamış. Çocuklarını alıp gelenler de çok.  Kadınlar neşeli. Bazıları foto muhabiri arkadaşlarımızı kırmayıp ellerindeki bayraklarla poz da veriyorlar. Polisin çevrelediği demir parmaklıkların arkasında sadece erkeklerin durduğunu görünce, kadınlara pozitif ayrımcılık yapıldığı anlaşılıyor. 

  ASİMETRİK DURUM  
Sincan Mitingi kalabalıktı; evet. Ne var ki, miting sahnesinden gelişmiş ses sistemleri aracılığıyla “devlet imkanları”nın apaçık ilan edildiği bir kalabalıktı bu. Finansmanı gerek Hazine, gerekse özel kaynaklar açısından bu kadar sağlam, kamu kaynaklarını kullanma bakımından da bu kadar “güçlü” hangi iktidar bu kalabalığı toplayamaz ki. 
Kalabalığın coşkulu olduğu da doğru. Fakat, daha fazla demokrasi talep eden, özgürlükleri ve günlük hayatlarına dair itirazları bulunan bir topluluğa has bir coşku değildi bu. Kumanyaları, ulaşımları, yağmurlukları, sıcak çorbaları mükemmel bir organizasyonla tedarik edilmiş, liderlerine taparcasına bağlı bir kalabalığın coşkusundan daha tabii ne olabilir. 
AK Parti’nin her büyük organizasyonu, yılların birikimi, sahip olunan ve kullanılan güçlü enstrümanlarla birer devlet organizasyonuna dönüşmüş durumda. 
Sincan Mitingi’ni ve Başbakan Erdoğan’ın orada verdiği mesajları, Gezi Parkı olayıyla karşılaştırıp tartmak yanıltıcı olur. Böyle bir kıyaslama ortaya, her bakımdan asimetrik bir tablo çıkarır. 
Hem, Başbakan Erdoğan Sincan’da, “Biz bu yola Merhum Menderes, Merhum Özal, Merhum Erbakan gibi kefenimizle çıktık” derken, polis şiddetiyle hayatını kaybeden Ethem Sarısülük’ün cenazesi otopsi sonrası Ankara’nın başka bir semtinde, Cemevi’ne götürülüyordu. 
  
  
  

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı