• $7,3443
  • €8,9402
  • 437.533
  • 1536.11
15 Temmuz 2011 Cuma

Kılıçdaroğlu Clinton'a ne diyecek

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bugün İstanbul'da. Libya Temas Grubu Toplantısı için gelen Clinton'ın ajandası yüklü. Hızlı trafik içinde, Afrika ve Ortadoğu'daki halk hareketleri, Kıbrıs, İran, İsrail ilişkileri ve bölgesel sorunların üzerinden geçilecek. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşecek olan Clinton, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edilecek.
Yarın ise Clinton'ın bir kabulü var: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Yarım saat olarak planlanan görüşme, Clinton'ın kalacağı Conrad Oteli'nde yapılacak. Kılıçdaroğlu ile Clinton ilk kez karşı karşıya gelecek.
CHP heyetinde, Osman Korutürk ile Faruk Loğoğlu'nun yer alması bekleniyor. 12 Haziran'da parlamentoya milletvekili olarak giren Korutürk, deneyimli bir diplomat. 2003-2005 döneminde, Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi olarak görev yapmış; o dönem, ABD'nin 'Kandil''e operasyon düzenlemesi talebini resmen Washington'a iletmişti.  Geçtiğimiz ay, ABD'ye giderek hükümet düzeyinde temaslar yapan CHP heyetinde yer aldı.
SIFAT İÇEREN İLİŞKİYE İTİRAZ
Korutürk'e, Clinton görüşmesi için nasıl bir hazırlık yaptıklarını sordum. Temel çerçeve, Türk-Amerikan ilişkileri ve seçim sonrası değerlendirmesinden oluşacak. CHP olarak, ABD ile ilişkilerin gelişmesinden yana olduklarını, ancak 'sağlıklı zeminde olmasını' zorunlu gördüklerini vurguluyor Korütürk.   
CHP, Türkiye-ABD ilişkilerindeki 'sağlıklı zemini' ise üç başlıkta tanımlıyor:   
-Eşitlik
-Karşılıklı saygı
-Meşru çıkarların gözetilmesi

Korutürk, bu çerçevede, 'model ortalık', 'stratejik ortaklık' gibi sıfatların, eşit bir ilişkiyi yansıtmadığına dikkat çekiyor: 'Bu tür sıfatlarda her zaman tek taraflı çıkarlar ağır basar' diyor. CHP'nin bu yaklaşımı, Clinton'ın Kılıçdaroğlu'nu kabulünde dile getirilecek.
MODEL ORTAKLIK MODEL OLAMADI
Tarih Nisan 2009. ABD Başkanı Obama, Türkiye ziyaretinde 'model ortaklık' kavramından söz etti. (Bu tarihten önce de iki ülke ilişkisi, 'stratejik ortaklık' tanımıyla anılıyordu.)
'Model ortaklık' kavramı o dönem çok tuttu. Peki şimdi? Aradan geçen iki buçuk yıl, bu kavramın gereğinden fazla abartıldığını kanıtlıyor. 
Varılan mutabakata göre, iki ülkeden dört bakan, yılda iki kez toplanacak, her iki ülkenin bildireceği isimlerle bir ortak heyet kurulacaktı. Ne oldu? Bu süre zarfında, en az üç kere toplanması gereken bakanlar, sadece bir toplantı yapabildi. (Geçen yıl ekim ayında.) Öte yandan ortak heyete isimler geç bildirildi. Bildirilen isimlerin bir kısmı da dağıldı. Yani heyet, hayal edildiği gibi çalışamıyor. Bir de nitelikli sanayi bölgesi projesi vardı. On yıldır gündemde olan proje de canlandırılacaktı...
Clinton'ın ziyaretinde 'model ortaklık' başlıklı özel bir madde yer almıyor. Gerçi, Dışişleri Bakanlığı açıklamasında 'Model ortaklık kavramına yakışır şekilde her düzeyde yoğun temaslar yapılmaktadır' ifadesi var. Ancak dış politikanın yüklü gündemi altında, ekonomik ilişkileri şaha kaldıracak bir atıf ihtimali düşük. Kaldı ki ABD ekonomisi, ziyadesiyle kendi derdiyle uğraşıyor.
Korutürk, iki ülke ilişkisini, özel sıfatlarla anmanın sağlıklı olmadığını söylüyor. 'Model ortaklık'ın kısa tarihi bize, sadece sağlıksız değil, gerçekçi de olmadığını gösteriyor.

<p>Terör örgütlerini silahlandıran Brett McGurk'ün adının ortaya çıkması, terör örgütü DEAŞ'la kariy

Biden yönetimi göreve hızlı mı başladı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor