• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
30 Mart 2011 Çarşamba

Kaygı bulaşıcıdır

Bu aralar merak ettiğim konuların başında ne geliyor biliyor musunuz?
Hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin, olup bitenler karşısında hissettikleri. Diliyorum ki, henüz basılmamış bir kitabın imhasına itiraz etmenin, yargıya müdahale değil, demokratik bir ülkede yaşamanın gereği olduğunu görebiliyorlardır.
Hiç değilse birinci sınıf kitapları öyle yazıyor...

Elbette, hukukun temel ilkelerini savunmak için, hukuk mezunu olmak gerekmiyor. Ancak Taha Akyol'un dünkü yazısında dikkatimizi çektiği gibi; bu olaya, hükümetin içinde itiraz eden üç ismin üçünün de (Bülent Arınç, Hayati Yazıcı, Ertuğrul Günay)  hukukçu olmasının, 'bu günler' için, özel bir değeri ve anlamı var.

Kabineden bu itirazların yükseldiği gün, Başmüzakereci Egemen Bağış'ın katılacağı forumu izlemek üzere Brüksel'deydim. (Haberini de verdik.) AB'nin Genişlemeden Sorumlu Genel Müdürü Michael Leigh'nin, Bağış'ın kişiliğinde hükümete yönelttiği eleştirilerin başında 'ifade özgürlüğü' geliyordu.

Bağış, -bir kısmı isabetli olmayan- eleştirileri, o forumda serinkanlılıkla cevapladı. Ancak gerçek kanaati, Leigh'nin 'haddini aştığı' yönündeydi. Leigh'nin 'bazı muhalefet odaklarına' ya da başka yerlere mesaj verdiğini düşünüyordu.  Nitekim oturumdan sonra bu hoşnutsuzluğunu, Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Kuneralp'e açıkça dile getirdi.

Abhaber.com'un pazartesi günü 'bir AB bürokratına dayandırarak' yayımladığı 'müzakereler kesilebilir' haberi, gazetelerde geniş biçimde alıntılandı.
Bağış'a bu haberi nasıl değerlendirdiğini sordum. Sözcüsünün AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle adına yaptığı, Anadolu Ajansı kaynaklı 'yalanlama' haberini refere etti.

Bağış, o açıklamada, sözcünün 'Ergenekon davasının bir fırsat olduğu' ifadesini önemsiyordu. Ben de kendisine o cümlenin ardından gelen 'Fakat bunun çok önemli bir dava olması nedeniyle, yargılama sırasında uygun hukuki işleyişe bütünüyle saygı gösterilmesinin de aynı derecede önemli olduğu' ve 'gazetecilere yönelik son polis eylemlerinden endişe duyduğu' kısmını anımsattım.

AB ASLINDA BİR HUKUK ÖRGÜTÜDÜR
'Buna itiraz eden mi var?' diye yanıtladı.
Bağış'ın, Leigh'ye 'içerleme hali' sürüyordu...
Üyelik çabalarımızı, 'fasılları açma' sürecinde iki uzmanın sakatlanması gibi dramatik bir örnekle sergilediğimiz AB; özünde kocaman bir hukuk örgütü aslında.
O yüzden, siyasi trendler ne olursa olsun,  başta enerji olmak üzere bazı fasıl ve konularda ne kadar haksızlığa uğradığımızı düşünürsek düşünelim; AB'den ifade özgürlüğü konusunda gelen eleştirilere tahammüllü olmak gerekiyor.
Bu tahammülü göstermek bazılarımız için zor olabilir.

O zaman hipotetik bir soru:
Almanya'da bir gazetecinin henüz yayımlamadığı kitap taslağının, yargı kararı ve kolluk gücüyle dijital ortamdan silinme ihtimali yüzde kaçtır?
Evet 'müzakerelerin kesilmesi'nin o kadar kolay bir iş olmadığı ortada. Ancak 'kaygı'nın bulaşıcı olduğunu unutmamakta yarar var.

<p>Belarus'ta askeri darbe planladığı iddia edilen kişilerin videosu ortaya çıktı. Belarus'ta gizli

Belarus'ta gizli kamera ile kayda alındı: 1 numaralı görevin onu ortadan kaldırmak

Bakanı Karaismailoğlu, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreninde katıldı

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı