• $13,4729
  • €15,3335
  • 765.737
  • 1876.83
29 Mart 2013 Cuma

İki cezaevinin gölgesindeki 'paket'

Aralarında en küçük benzerlik olmadığı halde; yol açtığı sorunların birbiriyle çelişmesi nedeniyle artık birlikte anılan iki hapishane: Silivri ve İmralı. Siyasetin iki sancılı koordinatı... 
İnsan hakları ve ifade özgürlüğü alanında yasa değişiklikleri getiren 4. Yargı Paketi toplantısını TBMM Adalet Komisyonu'nda birkaç saat izledim.  
Unutuluşa terk ettiğimiz, vicdan kanatan uzun tutukluluk mağduru milletvekili, gazeteci, akademisyen ve askerlerden, KCK tutuklularına kadar, geniş bir kamuoyu tasarıya büyük beklentiler yükledi.   
Oysa aynı konuda hükümete kulak verdiğinizde, duyacağınız yegane hedef; AİHM'in ihlal kararlarını sonlandırmaktır.  Mahsuru yok; bu hedef, "Türkiye'nin her yıl kabaran tazminat faturasının bütçeye getirdiği yükten kurtulmak" diye de okunabilir. Kayıtlarda -şimdilik-  208 milyon avro olarak görünen "duygusal" bir mesele. 

ÇÖZÜM SÜRECİ SORUN SÜRECİNE DOĞRU
Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in arkasındaki sırada vekilleri dinlerken, toplantının televizyonlardan canlı yayımlanmasını çok istedim. Bunun ilk nedeni, iyi hukukçu dinlemenin zihne iyi gelmesiyse, diğeri yanılmayı dilediğim bir gözlem: Çözüm Süreci, bizatihi bir "Sorun Süreci"ne dönüşme yolunda mesafe alıyor. 
Bu gözlemimi; AİHM yargıcı CHP İstanbul Milletvekili Rıza Türmen'in berrak bir hukuk mantığı içinde sıraladığı eleştiriler inşa etti. Salonun dikkatle izlediği, Ergin'in notlar aldığı tespitler akıllar kadar, kalplere de sesleniyordu: 

- Tutuklu milletvekili sorunu giderilmedikçe, büyük bir ifade özgürlüğü sorunu olan "protestocu öğrenciler" cezaevinde kaldıkça, bu tasarıdaki meşruiyet gölgesi kalkmaz.  
- AİHM kararlarına göre, ifade özgürlüğünde hapis cezası, suçla orantılı bir ceza değildir. Hapis cezası kaldırılmıyor.
- Hukuki tedbirler caydırıcı etki yaratmıyor. Çünkü caydırıcılık sadece hukuki tedbirlerle sağlanmaz. Pierini Raporu'na göre bir hükümet başkanı, gazeteleri açıkça kınayın diyorsa, belli gazetelere boykot çağrısında bulunuyorsa, işlerine son verilmesi doğrultusunda telkinde bulunuyorsa, bunlar da caydırıcılıktır. Böyle bir ülkede de ifade özgürlüğü ve demokrasiden söz edilemez.

TEHLİKELİ OLAN KİM?
- İşkencede zamanaşımının kalkması olumlu gelişme. Ama kasten adam öldürme suçundaki zamanaşımı muhafaza ediliyor. Kasten adam öldürme işkenceden daha mı hafif bir suç? 
- Tutukluluğa devam kararının, duruşma koşuluna bağlanması olumlu. Ama Silivri'deki sorunu çözmüyor.  Bu kararlara yasa çıkmasına rağmen hala klişe gerekçeler yazılıyor. Sayın Bakan HSYK başkanı. Neden klişe gerekçe yazan hakimlere uyarıda bulunmuyorsunuz? 
Türmen konuşmasını "Yapılması gereken, TMK'yı tamamen kaldırmaktır" diye bitirince, eski İçişleri Bakanı MHP'li Murat Başesgioğlu taşı gediğine koydu: "Şu anda var mı Sayın Türmen TMK. Uygulanıyor mu?" .
Komisyon öğle arası vermeden önce CHP'li Turgut Dibek şöyle diyordu: 
"Güvenlik görevlilerimiz terör örgütü üyelerine karadan eskortluk yapacak. Onlar ülkeyi terk ederken, milletvekili, gazeteci, akademisyenlere dönüp 'Siz çok tehlikeli insanlarsınız. Cezaevinde kalmaya devam edin' diyeceksiniz. Bunu millete nasıl izah edeceksiniz?" 
İki cezaevinin gölgesi düşmüş bu tasarının, geldiği gibi çıkması kolay görünmüyor.

<p class='MsoNormal'>Dizi; Deli Yürek ve Kurtlar Vadisi projelerini hayata  geçiren Osman Sınav imza

Yeni 'Kurtlar Vadisi' olmaya geliyor! Yalnız Kurt'un konusu ve oyuncuları neler?

Türkiye'nin en yüksek barajında geri sayım başladı!

Tahtaköprü Barajı'nda korkutan görüntü! Su seviyesi yüzde 2'ye düştü

Milli Deniz Topu'nun test atışı gerçekleşti! Tam isabetle vurdu