• $7,426
  • €9,0108
  • 442.726
  • 1535.82
29 Ağustos 2012 Çarşamba

İhsanoğlu'dan önemli itiraf

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) dünyadaki bütün Müslümanları temsil eden tek resmi yapı. Aynı zamanda 57 üyesiyle, BM'den sonra gelen ikinci en büyük hükümetlerarası örgüt.
İİT'nin yedi yıldır genel sekreterlik görevini sürdüren Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu ile bir grup gazeteci bir araya gelerek sohbet fırsatı bulduk. İhsanoğlu, İİT bünyesinde 'Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu''nun kurulmasından duyduğu sevinci gizlemiyor. Bu sıcak gelişmeyi 'çok önemli bir başarı' olarak niteleyince soru hemen geliyor: 'Bu başarı  tıpkı Avrupa alanında olduğu gibi AİHM benzeri bir yargısal mekanizmayla taçlandırılamaz mı?'  Cevap ümitvar değil: 'Bugün için erken' diyor İhsanoğlu ve gerekçe olarak 'Bazı projelerin yeterli takibi görmediğini, çok yavaş ilerlediğini, siyasi pozisyonlarla alakalı olduğunu' söyleyerek bir de duruma uygun örnek veriyor. 1984 yılındaki Kuveyt Zirvesi'nde teklif edilen Adalet Divanı için aradan geçen, 28 yıla rağmen hala imza ve onayların tamamlanmamış.

"ihsanoglu.jpg"MEZHEPLER ZENGİNLİĞİMİZDİR
İhsanoğlu, iç siyaset sularına girmemeye çok özen göstererek; Suriye'deki iç savaş, dışarıda ve içeride körüklenen mezhep ayrımcılığı, İslamobi mezhep ayrımcılığı konularında önemli mesajlar verdi.
 'Bütün mezhepler eşittir, bizim zenginliğimizdir. Bu zenginliği düşmanlığa dönüştürmemek lazım' diyen İhsanoğlu mezheplerin bugün çıkmadığını 2 bin yıldır varolduğunu vurgulayarak, 'Bütün bunları görerek, tarihi realiteyi bilerek gemiyi güvenli limana ulaştırmak zorundayız' dedi.
İhsanoğlu bu noktada kritik bir hatırlatma yapıyor. 2005 Mekke Zirvesi'nde 8 mezhebin eşit olduğuna dair bir mutabakat sağlandığını, kendisin de bu uzlaşıyı esas alarak 2006 yılında Irak'ta üç mezhebi  bir araya getirdiğini söyleyen İhsanoğlu, imzalanan 10 maddelik belgeden sonra Irak'ta mezhepler arası cinayetlerin sona erdiğini söyledi.

YENİ PROJE: MEZHEPLER ARASI DİYALOG MERKEZİ
'Peki' dedik, bütün mezheplerin eşitliğine dair o uluslararası uzlaşıyı daha güçlü ses getirecek biçimde bugüne taşımak mümkün değil mi? Cevap: 'İki hafta önce bunu tartıştık. Üzerinde çalışma başlattık. Suudi Arabistan kralının talimatıyla, İİT çatısı altında mezhepler arası duyarlı bir kuruluş, bir merkez kurulacak. '
İhsanoğlu, İslam dünyasında yer yer radikalizmin, şiddetin arttığını teslim ediyor. Ama Myanmar örneğini vererek, en 'sulhperest' inanç olarak bilinen Budizm'deki şiddete ya da Norveç'teki katliamı da hatırlatarak, 'Vahşet her yerde var. Bu, dinle değil, insanlıktan çıkmakla ilgili bir durum' diyor.
İİT Genel Sekreteri, dünyadaki  İslamobi'nin yeni bir aşamaya geldiğini belirterek, üç aşamalı bir analiz sundu: 

ÜÇ AŞAMANIN EN TEHLİKELİSİ
'İlk safha karikatürdü. Adam, basın hürriyetini kullanarak dininle, peygamberinle alay ediyor. Ben hürüm, kısıtlayamazsın diyor. İkinci safhaya ise anayasallaşma. Minaredeki ezanlar bizi rahatsız ediyor, istemiyoruz. Demokratik bir ülkeyim halkıma sorarım diyor. Referandumunu yapıyor ve bunu yaparken de sizin temel din hürriyetinize sataşıyor.'
İlk safhada çok mücadele verdiklerini başarılı da olduklarını belirten İhsanoğlu, üçüncü safhayı anlatırken, bir de önemli itirafta bulunuyor:
'Bence artık en tehlikeli safhadayız: İslamofobinin siyasallaşması. Son seçimde Le Pen, yüzde 20'ye yakın oy aldı. Yani beş Fransız'dan biri oy verdi. Bu, potansiyeli gösterir. Hollanda'da Belçika'da aşırı sağcıların oyları arttı. Koalisyonlara ortak oluyorlar. Bu noktada itiraf ediyor ve sorumluluğu paylaşmak istiyorum. Bundan sonra teşkilatımız İslamofobiye karşı tek başına mücadele etme şansına imkanına sahip değil.'

<p>EGE'DE TÜRKİYE'NİN HAKLILIĞI ÇOK AÇIKTIR'</p><p>'Adına Egeler denilen, aslında bizim Adala

'Ege'de Türkiye'nin haklılığı çok açıktır'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyanın en pahalı savaş jetleri hangileri? İşte dudak uçuklatan fiyatlar

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı