• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
3 Mayıs 2013 Cuma

'Herkesin polisi kendi vicdanıdır'

"Militan" olsa ne olur? 17 yaşında  bir genç kızdan söz ediyoruz. 
Benim, sizin, hepimizin çocuğu yahut kardeşi olabilecek birinden.  
Coşkusu, öfkesi, düşleri, hepsinden öte hata yapma hakkıyla bir lise öğrencisinden... 
Babası birbuçuk yıldır işsiz olan, "örgüt üyesi Dilan Alp" öyle bir yaşta ki...
Misal, Justin Bieber'leri Sevenler Derneği'ne üye olayım dese, "reşit değilsin" diye geri çevrilir. 
"Kayıtlarına bakıp" üyeliğini reddedecek makam da emniyet üstelik.   
Gerçi Ali Alp kızının 17 yaşında olduğunu söylerken, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun 19 demesinde bir tuhaflık yok değil. 
Ama zaten konu da bu değil...
Vali Mutlu, polisin attığı gaz kapsülüyle kafatası çatlayan, hayatının baharında bir kız, hastanede ölüm-kalım savaşı verirken "militandır" diyerek, onun ölümü hak ettiğini mi kanıtlamaya çalışıyor?
 "Tam bir radikal mensuptur, o halde kafatasını kırıp, yoğun bakıma gönderebiliriz"  mi demek istiyor?  
En asgari insanlık kuralı olan, "geçmiş olsun" dileğini esirgeyerek "Dünyanın ne kadar mahkemesi varsa müracaat edilebilir"  çıkışıyla kendisini mahkemelerin üzerinde konumlamak mıdır vicdan? 
Ayrıca Dilan Alp örgüt üyesiyse, neden bugüne kadar hakkında dava açılmamış? Açıldıysa, Vali Mutlu bunu neden açıklamıyor? 
Yok, Valilik Makamı, Dilan Alp'in militanlığının tescili için yeterliyse, savcılıklar, mahkemeler niye var? 

OYUNCAK TABANCALARDA BİLE 
Semt pazarlarında satılan oyuncak tabancaların kutusunda dahi, yakın mesafeden ateş edilmemesi uyarısı yer alır. 
Polisin kullanırken yukarıya çevirmesi gereken gaz kapsülünü, yakın mesafeden direkt kafaya nişan alması, silahı çıkarıp ateş etmekten neredeyse farksız. 
Yanılmayı isterim. Ama Vali Mutlu'nun açıklamasının tamamı değerlendirildiğinde, polisin, Dilan Alp'e gaz kapsülünü atarken, "örgüt üyesi" olduğunu bildiği izlenimi veriyor. 
Fakat bütün bunların tümünden daha vahim olan,  izlerken inanmazlık duygusu bırakan bir ayrıntı var:
 Mutlu'nun öfkesi... 
Vali Mutlu, Dilan için üzülenlere o kadar kızmış ki,  kaşlarını çatarak "Herkes merhamet avcılığına çıktı" diye sesini yükseltiyor. 
İnsanın gerçekten dimağı duruyor... 
Yerdeki o kanları görünce "Oh olsun" mu demeliydik...
Eğer istenen buysa, Sayın Vali, lütfen bizi kendi merhametimizle baş başa bıraksın. 
Çünkü tıpkı gazetecilik gibi, vicdanın da ideolojisi yoktur. 
Hem, ne yazıyor İstanbul ve Ankara Emniyet Müdürlükleri'nin cephesinde: 
"Herkesin polisi kendi vicdanıdır."

 

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Selimiye Meydanı kazılarında Roma döneminden kalma aile mezarlığı bulundu

Binlerce yıllık oluşum yok olma sürecini yaşıyor

''Tuz Gölü'nü 30 yıla kadar kaybedebiliriz'' Korkutan açıklama!