• $8,4891
  • €10,2695
  • 496.417
  • 1441.33
19 Haziran 2013 Çarşamba

Gül’den Bağdat örneği

Ankara gazeteciliğinin bir karakteristiği: Gündemi sarsan önemli gelişmeler yaşanıyorken Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde bir program izlenecekse, o hafif gergin ruh halinin kuşatması:    
Cumhurbaşkanı sorularımızı cevaplar mı? Daha doğrusu o gün buna istekli midir? Soru sormaya uygun bir ortam yaratabilir miyiz?  
Gül’ün Basın Başdanışmanı Ahmet Sever, bazen olumlu sinyal verir, bazen olumsuz. Bazense gerçekten bilmiyordur. Biz de merakla beklemeye koyuluruz. 
İşte bu tanıdık ruh hali, “Büyük Selçuklu Mirası Belgeseli”nin tanıtılacağı resepsiyonda da çoğumuzu esir almıştı.  
Haberde ayrıntısıyla görüldüğü gibi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sorularımıza verdiği yanıtlardan önemli mesajlar çıktı: 
3. Köprü ölçeğindeki bir büyük devlet projesine Pir Sultan Abdal veya Hacı Bektaş Veli’nin adını verme önerisi ve sosyal medyayla ilgili düzenlemenin Avrupa Hukuku’nun “asla gerisine düşmemesi” gerektiği vurgusunun altını çizdik.  

SOHBET İKİNCİ FASILLA SÜRDÜ 
Doğrusu görevliler, çemberi yarıp “Efendim konuklarınız bekliyor” diye gelmeseydi; Cumhurbaşkanı birkaç soru daha alacak gibi duruyordu. Aramızdan ayrılırken “Bakalım nasıl vereceksiniz” diye tebessüm etti. 
Sohbetten kısa süre sonra, daha dar bir grupla, küçük bir sohbetin daha gerçekleşmesi, Cumhurbaşkanı’nın söyleyecek sözlerinin daha bitmediğini kanıtladı.   
Gül, sokak gösterilerinin durması gerektiği çağrısını, şöyle açıyordu: 

5. CADDE’Yİ KAÇ SAAT KAPATABİLİRSİNİZ?  
“New York’ta 5. Cadde’yi kapatabilir misiniz? Kapatsanız bile bu bir saati geçebilir mi? Ya da Fransa’da de Gaulle Meydanı’nda bunu yapabilir misiniz? Bizde Taksim de Kızılay da aynı. Mesela vatandaş Amerika’da gider Beyaz Saray’ın önünde nükleer silahlara karşı çadırın açar. Başında da bir polis durur. Nitekim şimdi bile duruyor.”  

Cumhurbaşkanı Gül, “yabancı algısı”ndan söz ederken de Bağdat örneğini verdi. “Bağdat’ın nasıl bir algısı var? Orada çatışmalar oluyor. Yabancı oraya gider mi? Buna fırsat vermemek lazım. Bu algıyı yaratacak saatler süren bir yayın, Türkiye’ye haksızlık.” 
Gül ‘ün şu sözü ise eylemlerin ilk günlerinde yaptığı açıklamanın, hükümetçe tam olarak dikkate alınmadığı duygusunu yansıtıyordu: 
“Önemli olan, ateşin en başında kontrol altına alınmasıdır. Bunu ilk günlerde de söyledim. Yangın sıçrarsa, bundan provokatörler, illegal örgütler de her zaman yararlanır.” 
Cumhurbaşkanı ile yaptığımız sohbetin dikkate değer başka bir ayrıntısı ise, “dış bağlantılar” sorusuna verdiği tepki oldu. Bir meslektaşımız,  “Türkiye üzerinde büyük bir oyun oynandığı söyleniyor. Sizdeki veriler de olayın niteliğinin değiştiği bir oyunu işaret ediyor mu?” diye sorunca, Cumhurbaşkanı durdu. “Ben doğrusu, bir şey...” söylemek istemiyorum diyecekti muhtemelen, demedi. “Başbakan’ın bakanların...” diye başlayıp yine arkasını getirmedi. 
Cumhurbaşkanı’nın bir tereddüt geçirdiği açıktı ama Başbakan ve bakanlarla polemiğe mi girmek istemedi, yoksa “dış mihrak” tezine mi katılmıyordu, tam anlaşılmadı. Ama iyi anlaşılan bir şey var ki, Gül’ün kamuoyu önünde polemik ve ayrışma görüntüsü vermeme konusundaki hassasiyeti, hükümet nezdinde karşılık bulmuyor. Başbakan Erdoğan’ın yakın zaman dilimindeki grup toplantısında verdiği mesajlar, bu durumun en somut örneği. 

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Mescid'i Aksa'da bir araya gelen Müslümanlar, Ramazan Bayramı namazını kıldı

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde 87 yıl sonra bir ilk

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu