• $9,3071
  • €10,8604
  • 529.577
  • 1429.85
3 Nisan 2013 Çarşamba

Ekonomi hedeflerinde revizyon zorunlu

2012 büyümesi, yüzde 2.2. Şimdi, -2009'daki 4.7'lik daralmadan sonraki en düşük sonuç olan- bu rakam hazmedilmeye çalışılıyor. 
Revize edilmesine rağmen (4'ten 3.2'ye) beklentilerin çok altında gerçekleşen bu sonucun,  'Çözüm Süreci' ile uzun dönemli ilişkisi, başka bir yazının konusu olabilir. Şimdilik bu rakamın, AK Parti hükümetinin 2023 hedefini bugünden tehlikeye attığını söyleyebiliriz.

Vaatler ile sonuçlar ortada: YPK'nın, Resmi Gazete'de yayımlanmış Türkiye İhracat Stratejisi Eylem Planı'na göre, Cumhuriyet'in 100. yılında gayrısafi milli hasılamız (GSMH) 2 trilyon dolar olacak.
Şu hesap ise Türkiye'nin ihracatı artsın diye evinin yolunu unutan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'dan:
2.2 olarak açıklanan 2012 büyüme rakamı esas alındığında, 2 trilyon dolarlık hedefe ulaşmak için, Cumhuriyet'in 100. yılına kadar, Türkiye'nin, "Her yıl yüzde 6-6,5 oranında büyümesi gerekiyor."

İmkansız mı, hayır. Ama şu dört sebepten dolayı çok zor:
- Avrupa alanında derinleşen ekonomik daralma
- İhracatımızın yüzde 40'ının halen AB'ye yapılıyor olması
- Türkiye'nin "iş yapma kolaylığı" liginde, 185 ülke arasında iki yıldır değişmeyen 71. sıradaki yeri
- 2013 yerel seçimleri, 2014 Cumhurbaşkanlığı, 2015 genel seçimleri dolayısıyla yaşanacak harcama artışları.

ŞİMŞEK DAHA GERÇEKÇİ OLSA
Bugünden sonra Bakan Çağlayan'ın, otomotiv sektöründen ödünç aldığı metaforlarla Merkez Bankası'na daha sert yüklenmesi kehanet sayılmamalı. Ne de olsa mesele teknik; ihtilaf eski. Gaz-fren metaforu hızır gibi yetişiyor imdada. Ama bu klişe teşbihler sorunu küçültmediği gibi, aşırı dozdan fenalık geçirme ihtimalimiz de yüksek.
Çağlayan'ın duygusal tonu ağır basan yorumuna kıyasla, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yorumu daha serinkanlıydı. Kriz varken bu sonucun önemli olduğunu vurgulayan Şimşek, bu yılki büyümenin Orta Vadeli Program'da öngörüldüğü gibi yüzde 4 olarak gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Bakan'ın bu sözlerinde kurgu hatası olduğunu düşünüyorum:
2013'ün büyüme hedefi, 2012 büyüme tahmini de dikkate alınarak belirlenmedi mi ? Makro hedefler birbiriyle ilişki kurarak projeksiyon yapılmaz mı? Peki.. Önce yüzde 4 olarak açıklanan, olumsuz gelişmeler üzerine 3.2'ye revize edilen 2012 büyümesi; bütün tahminleri alt üst edip yüzde 2.2 çıkmışken, 2013 büyümesini, siz hala nasıl yüzde 4 olarak muhafaza edebiliyorsunuz?
Sonuçta, gerek büyüme rakamlarının yorumu, gerekse ileriye dönük projeksiyonlar bakımından, iki bakan arasında belirgin bir görüş ayrılığı göze çarpıyor. 
Başbakan Erdoğan da dünkü grup toplantısında, konuya değinirken, denge gözeten bir üslup seçti. 2.2'nin beklentilerin altında olmasına karşın iyi olduğunu söyledi. Bu bölümü kısa geçerek, teşvik politikaları üzerinden, 'müreffeh bir Türkiye çizmeyi' denedi. 
Gelgelelim, sahaya çıktığınızda, Doğu'da iş yapan girişimciden, teşvik politikaları konusunda aynı memnuniyete rastlamak kolay değil. Çözüm Süreci'nin işlerliği, etkin ekonomi politikalarından bağımsız değil. İşe önce gerçekçi makro revizyonlarla başlanmalı.

<p>Kardeşiyle birlikte aşıyı reddetti, koronavirüse  yakalandı. Şimdi onun en yakın arkadaşı, sürekl

“Son pişmanlık” fayda etmedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu