• $9,6143
  • €11,1661
  • 558.269
  • 1492.75
4 Aralık 2010 Cumartesi

Dışarıya açılan kapılar

ASTANA'da bütün kapılar dışarıya doğru açılıyor.    Sahiden...
Üç gün boyunca haber peşinde bir binadan ötekine onlarca kapıdan geçtik.    
Uçsuz bucaksız bulvarları, geometrik high-tech yapıları, metropol kaoslarından zerre nasibini almamışlığıyla, bir 'proje başkent' olan bu coğrafyada, tek bir kapı bile rast gelmedi ki, içeriye doğru açılsın.

Basit ama küçük alışkanlıkların, hayatımızdaki büyük yerini hatırlatan bir ayrıntıydı bu.
Muhtemeldir ki, kapı-yön ilişkisinin buralarda dayandığı bir mantık vardır; öğrenecek zaman olmadı.

Fakat dün Astana'da sona eren AGİT Zirvesi'nde kabul edilen Sonuç Deklarasyonu, gerçeğin soğuk yüzünü, bize bir kez daha gösterdi.
Kazakistan'ın milyonlarca euro harcayarak ev sahipliği yaptığı bu toplantıda, AGİT'in varlık sebebini oluşturan en kritik konuda mesafe alınamadı: Zirveye katılan ülkeler, uzun müzakerelere rağmen, 'olası çatışmalara verilecek tepkiler konusunda bir Eylem Planı metninde' uzlaşamamış!
Bu ne mi demek?
Özellikle Kafkaslar'da, her an yeni bir çatışmanın kıvılcımı bölgeyi sarabilir demek.

GÜL-MEDVEDEV GÖRÜŞMESİ
Zaten ilk gün, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'le yaptığı görüşmede, havanın pek 'ılıman' olmadığı hissediliyordu. 
Gül, görüşmenin ardından bizlere Medvedev ile Kafkaslar'daki sorunları konuştuklarını, Rusya'nın bu konuda 'anahtar' bir rolü olduğunu, Türkiye'nin sorunun çözümü için kararlılığını koruduğunu, büyük sorunların bir gecede çözülemeyeceği bilinse de bu işlerin çok da sürüncemede bırakılmaması gerektiğini aktarıp eklemişti:
 'Gürcistan ile Rusya arasında iki sene önce yaşananların herkesin hatırında olması lazım.'

Bunun üzerine 'Peki yakın gelecekte Kafkaslar'da bir kriz beklentisi mevcut mu?'  diye sorduğumuzda da gönül rahatlığıyla 'hayır' diyemeyen Gül, 'Sınırda üç beş kişinin öldüğü çatışmalar oluyor, görüyorsunuz' karşılığını vermişti.

Dolayısıyla ilk kez bir Asya ülkesinde toplanmasına bile 'güvenlik konsepti' açısından, başlı başına önem atfedilen ve taşıdığı değerlerin coğrafi sınırlara hapsedilemeyeceği vurgulanan AGİT Zirvesi'nin umut verici bir sonuç doğurmayacağı ortaya çıkmış oldu.

KONUŞMA METİNLERİ BARIŞ GETİRMİYOR
AGİT'in varlık sebebi, 'politik ve askeri konularda sorun çıkmadan tedbir geliştirmek, çıkanların da büyümemesi için mekanizma kurmak, demokrasi ve hukuk standartlarının yaygınlaşması' diye deklare ediliyor. Liderler, ilk gün AGİT'in bu temel ilkelerine bağlı olduklarını teyit etti.

Ne ki, ilk anda kulağa hoş gelen bu dileklerin, iş 'olası çatışmalara karşı eylem planı'nı imzaya gelince, ne kadar samimi olduğu da ortaya çıktı işte.

Zaten iyi hazırlanmış konuşma metinleri, çatışmaları önleyecek güce sahip olsa, iki AGİT Zirvesi arasında 11 yıl geçer, Irak işgal edilir, bir buçuk milyon insan öldürülür, Rus uçakları Gürcistan'ı bombalar mıydı? 

Nitekim Gül'ün, Zirve'nin kapanışından önce yaptığı konuşmadaki bir ifade, dolaylı da olsa bu duruma işaret etti.

1999'da İstanbul'da toplanan AGİT'e atıfta bulunan Gül'ün 'Çabalarımıza rağmen, bu süre zarfında çatışmaların sona ermemesi AGİT'in kredibilitesini zedelemiştir' ifadesi, bu gerçeğin altını çiziyordu.  

Diplomasi tarihi; nezaketli bir atmosferde, uluslararası bir toplantının verili konforu için hazırlanan konuşma metinlerinin, zorlama bir iyimserlikten öte hüküm icra etmediğini kanıtlayan sayısız örnekle dolu.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor