• $8,5124
  • €10,2913
  • 498.275
  • 1441.33
02 Kasım 2012 Cuma

Darbelerle zenginleşme

Dün Meclis'te iki komisyon izledim. Önce, TBMM bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu. Ardından, eski Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'in dinlendiği, Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyonu'na gittim. 
Meclis bütçesini, Başkan Cemil Çiçek sundu. Konuşmasının  sonunda, siyasi etik konusuna değindi. 'Meclis'in saygınlığı açısından etik ilkelerin belirlenmesinin önemini' vurguladı.
Gerçekten de Türk parlamenter sistemi, siyasi etik kurallarını oluşturmakta çok geç kaldı. Etik ilkelerini belirlememiş bir Meclis'in, hesap verebilir siyaset üretmesi mümkün değil. Hesap veremeyen siyasetin yaptığı denetim de eksik kalmaya mahkum.
Özellikle milletvekilliğiyle bağdaşmayan meslekler konusu kilit önemde. Kurala bağlanmamış, meşreplere bırakılmış bir konuda, 40 yaşına kadar ticaret yapmış işadamının, vekil olunca 'Hisselerimi devrettim' demesi; yeterli de olmaz inandırıcı da.
Nihayetinde, geç de olsa adım atıldı. Yeni oluşturulan Siyasi Etik ve Uzlaşma Komisyonu'nun Başkanı AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan geçenlerde, çalışmalarına dair kritik ipucu verdi: Milletvekillerinin hiçbir ticari faaliyette bulunmaması, seçilmeden önce varsa ticari faaliyetlerini durdurması (istisnasız sanat) komisyonca prensip olarak benimsenmiş. 
'YÜZDE 12 KOMİSYON DÖNER'
Buradan Darbeleri Araştırma Komisyonu'na geçiyorum. Siyasi etik konusu, bu komisyonun kendine yüklediği misyon ve çalışma yöntemiyle çok bağlantılı. Komisyon Başkanı Nimet Baş, görevi yeni üstlendiği günlerde yaptığımız röportajda, darbelerin ekonomik üst yapıyı şekillendirdiğini 'ülkenin gerçek sahibi olduğunu iddia eden kesimlerin zenginleşmesi konusuna özel olarak eğilecekleri mesajını' vermişti.
Baş bu mesajı, dün Ersümer'in dinlendiği oturumda da tekrarladı. Tarihi bir  toplantıydı. Çarpıcı diyaloglar yaşandı. CHP'li Mehmet Şeker, daha önce gelen eski bakan Güneş Taner'in 'kaydı kapatırsanız söylerim' dediği anekdotu günışığına çıkardı. Taner, enerji ihalelerini kastederek 'Bu işlerde yüzde 12 komisyon döner. Üstelik tek kişide de kalmaz. Herkes nemalanır' demiş.
Beyaz Enerji sürecinde, Yüce Divan'da aklanan Ersümer, 'Ne komisyonu?' dedi. 'Tüylerim diken diken oluyor. Sadece 4 YİD projesi için 5.2 milyar dolarlık ihale yaptık. Bunun yüzde 12'si nedir biliyor musunuz? Çanakkale Barosu'ndan kaydımı Ankara'ya aldırdım. Avukatlıkla ekmek paramı kazanmaya çalışıyorum.'
'BAŞIM GİDECEKTİ' DİYEN BİR BAKAN
Ersümer şöyle bitirdi: 'Anladım ki, başım gidecekti. Daha fazla debelenmemek için istifa ettim' dedi. Baş, Ersümer'e teşekkür etti; 'Uzun süre bakanlık yaptım, siyasetin masumiyetini bir kez daha tescil etmiş oluyoruz' deyip sürdürdü:
'Ekonomik çıkar çevreleriyle, devletin asli sahibi olduğunu iddia eden askeri sivil bürokrasinin, çok daha kalıcı ilişkiler içinde birbirine eklemlendiğini, Türkiye'yi kurtarmak adına kişisel ekonomik çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerini, dolayısıyla aslında kimlerin zenginleştiğini, net olarak görüyoruz.'
Baş, haklı. Ama analiz eksik bence. Ekonomik üstyapının yeniden şekillenmesi, darbe dönemleriyle sınırlı değil. 'Olağan' dönemlerdeki siyaset yapma tarzı ve kurulan ilişki biçimleri de ekonomik üst yapıyı dönüştürüyor. Siyasi etik kuralları belirlenmiş olsa, 'zenginleşmeler' başta olmak üzere bunu da çok net görürdük.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı