• $9,5131
  • €11,0564
  • 549.492
  • 1519.25
15 Aralık 2010 Çarşamba

Cuma İçten: İstifa ediyorum

Silah Üreticileri Satıcıları ve Sevenleri Derneği Başkanı Cuma İçten aradı.
'İstifa ediyorum' dedi. 'Dernek başkanlığını bırakıyorum'

Konu, 'Kuvayi Milliye'yi unutmayalım' başlıklı dünkü haberimiz. Haber, dernek tabanında sıkıntı yaratmış... 'Bunun bedelini ödemek zorunda olduğunu' söyleyip ekledi:
'Size çok kırıldım. Beni bitirdiniz...' .

Bitirdim? Silah ticareti yapan ve 'silah' sahibi olmanın mantığını her platformda savunan bir sektör temsilcisinin,  'size çok kırıldım' sözünden duyduğum şaşkınlığı çabuk yendim:

'Haberde sizi kıracak ne vardı Cuma Bey? Biyografinizi, internetteki profilinizde kendiniz açıklamışsınız.  SÜSASD Başkanı sıfatıyla TBMM İçişleri Komisyonu'nda yaptığınız konuşma, resmi tutanaklardan alıntı. Maddi hata var mı?
'Hayır yok. O görevlerin hepsini yaptım, ama geçmişte kaldı.'

'AKP'den milletvekili adayı mı olmadınız? Belediyelerde görev yapmadınız mı?'
'Geçmişte bir siyasi partim vardı. Ama artık yok. Biz bu işleri siyasi kimlikle yapmıyoruz. Öyle bir durum doğdu.'

Bunun üzerine İçten'e, yüzlerce bayisi olan bir şirket sahibi olarak, internetten kredi kartıyla pompalı tüfek sattığını hatırlattım. Bu sıfatıyla pompalı tüfek yaşının indirilmesini Meclis'te savunurken, basının eleştirmesinin doğal olduğunu anlatmaya çabaladım. 

'Bakın' deyip sözlerini şöyle sürdürdü:
'Geçen sene başka bir gazete de konuşmamda, Boşnakları örnek gösterdim diye Türkiye'de bir iç savaş çıkar manasında yorumlayarak vermişti..'
'Evet. (Avrupa'daki Sırp milis güçlerinin Boşnak halkına yapmış olduğu soykırım, Boşnakların elindeki yetersiz silahtan kaynaklandı) demişsiniz...
'Orada iç savaşı kastetmedim. Biz terörle mücadele ediyoruz. Ülkemizde iç savaş yok. Şunu kastetmiştim: Ermenistan'la, Suriye'yle Irak'la sıkıntılar problemler olabilir. Biz Kurtuluş Savaşı yapan bir halkın çocuklarıyız. Dolayısıyla seferberlik ilan edilirse hazır olmalıyız. Yunanistan'la Kardak krizi nedeniyle savaşın eşiğine gelmedik mi?'
İçten' in bu sözleri üzerine, şu soruyu yönelttim:


SİLAH SEKTÖRÜNDEN EKMEK YİYENLER
'Cuma Bey, hükümet 'komşularla sıfır problem' politikası uygulamaya çalışıyor. Bu, hepimiz için önemli değil mi? Neden bireysel silahlanma kolaylaştırılsın?'
'Asıl mevcut yasa silah sektörüne ciddi darbe vuruyor biliyor musunuz? Şu anda başvursanız, 10 tane ruhsatlı silah alabilirsiniz. Piyasada milyonlarca av tüfeği var. Yeni tasarı, kapasiteye sınır getiriyor. Ama bir yandan da sektöre ciddi darbe vuruyor. Av tüfeği zaten 18 yaşında alınabiliyor. Tabanca için yaşın 22 olması gerekiyor.  Silah sektörü ekonomik, sosyo kültürel boyutu olan milyonlarca dolarlık bir sektör. Binlerce insan ekmek yiyor. Gazetenizin kapısında silahlı güvenlik elemanları yok mu?'
'Var. Ama onlar bir kurumu, bir binanın güvenliğini sağlamak için silahlılar. Bizler birey olarak neden silahlanalım? Mesela Cuma Bey bir anne olarak ben neden silahlanayım?'
'Ben de bir babayım. O zaman söyleyeyim. Ben de silahı, ailemi korumak için bulunduruyorum.  Size saygı duyuyorum. Ama pompalı tüfek av maksatlıdır.  Av tüfeği alanların yüzde 60'ı savunma maksatlı alır. Bu bir realite. Tamam, silahın reklamı olmasın. Ama bizden korkan ülkeler var, siz de bunu unutmayın. Bugün hala Almanya'ya tasarım tescil ücreti ödüyoruz. Ordumuzun bir milli silahı yok. Sizinle gelin bunları tartışalım. Yarın bunları yazar mısınız bilmiyorum.'
'Yazacağım Cuma Bey' dedim.

İçten'in telefondaki son sözü, 'Lütfen beni tekrar kırmayın' oldu.
'İyi akşamlar' derken, bireysel silahlanmaya getirilen savunmaların hiçbirine, hiçbir zaman ikna olamayacağımı biliyordum. Hem de içtenlikle...

<p>Küresel ısınma ve iklim değişikliği artık inkar edilemez bir  seviyede ancak ne yazık ki bu konud

İklim değişikliğindeki büyük tehlike

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu