• $9,2706
  • €10,7577
  • 526.634
  • 1409.56
29 Mayıs 2013 Çarşamba

Çocuklara kıymayın

Şehrin en yeni tüketim tapınağında, kızınıza “çocuk mönüsü” ısmarlarken siz;  Şakran Çocuk Ceza İnfaz Kurumu’nda cetvel niyetine kesilmiş 50 cm’lik hortum parçası, İ.A’nın bedeninde şakladı.
İ’nin bacağında, “ortada ince beyaz, yanlarda iki şerit şeklinde morluklar” oluştu.
Rehavet dolu bir hafta sonu, oğlunuzla play-station oynuyordunuz. En heyecanlı anında, S.B, gördüğü işkencelere dayanamayıp cezaevinde deterjan içti.

İ.A; İsmail mi İbrahim mi, S.B, Suat mı Selim mi?
Ne önemi var ki. Rumuzlarından arındırsak, kıyameti mi koparacağız?
Tabii ki hayır. Play-station’da puan toplamaya, nazlı kızımıza “bir patates daha?” diye sormayı sürdüreceğiz. Nasılsa bizim çocuklarımız değil onlar. Hem de suç işlemişler. Nasılsa Adalet Bakanlığı, bütün iddia ve isnatların gerçekdışı, hadisenin de “münferit” olduğunu açıklayacaktır.
Hem de tam bu satırları yazıyorken
İzmir Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Nergiz Aslan’ın kamuoyuna duyurduğu Şakran Cezaevi’ndeki “çocuk hükümlü ve tutuklulara kötü muamele” yalanlandı. Adalet Bakanlığı açıklamasında, çocuk hükümlü ve tutuklularla yapılan görüşmelerden nakledilen bütün anlatımların gerçek dışı olduğu bildiriliyor. Buraya kadar sürpriz değil. İyi haber ise TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun iddiaları yerinde incelemesi için cezaevine davet ediliyor olması.
Şüphesiz, o davet gerçekleşene dek “steril” bir ortam sağlanır. Yine de ziyaret gününe ışık tutar ümidiyle, Avukat Aslan’la görüşmemde tuttuğum notları, Bakanlık açıklamasıyla karşılaştırmalı olarak aktarayım:

MÜNFERİT HORTUM
- Bakanlık: İddiaların tamamı gerçek dışı
- Av. Aslan: Avukat arkadaşlarımız, ortada bir yalan varsa anlamak için çocuklarla ayrı ayrı görüştü. Hortumun tarifi, boyutundan rengine kadar hepsinde aynı. Her çocuğun aynı yalanı, aynı biçimde anlatması zor.
- Bakanlık: Hükümlü ve tutukluların tüm dilekçeleri kayıt altına alınmaktadır. Kurum kayıtları incelendiğinde, raporda ismi geçen kişiler tarafından kuruma iletilmiş herhangi bir şikayet bulunmamaktadır.
- Av. Aslan: Çocuklar, Adalet Bakanlığı’na, savcılığa yazdıkları dilekçelerin hiçbirine cevap alamamış. Onların tahmini, dilekçelerin cezaevinden dışarıya çıkmadığı yönünde. Cezaevi yönetiminin kendisini şikayet eden bir dilekçeyi yok etmesi, zor mu, düşük bir ihtimal mi?
- Bakanlık: Bugüne kadar hiçbir çocuğun haftalık 10 dakikalık telefon görüşmesine müdahale edilmedi.
- Av. Aslan: Aileleri uzakta. Çocuklar sesini duyuramıyor. Yaşadıklarını anlatma girişimleri hemen engelleniyor. Biri babasıyla görüşürken “Baba İHD.. “ demiş ve telefon o an kesilmiş. Ertesi hafta, o çocuğa iletişim cezası vermişler.
- Bakanlık: “Süngerli oda”da 4 kamera var. 24 saat kayıt yapıyor.
- Av. Aslan: “Süngerli oda”, mahkumların verdiği isim. Saldırgan davranışlar gösteren tutuklu ve hükümlülerin yatıştırılması amacıyla, yasa gereği oluşturulmuş, geçici bir mekan. Mavi renkli, bütün duvarlar yumuşak benzeri bir maddeyle kaplı. Ses geçirmiyor. Camı penceresi yok. Tuvaleti içinde. Oraya kelepçeli getirildiklerini (ki, çocuklara kelepçe yasak) saatlerce bekletildiklerini söylüyor çocuklar.
Aslan, “Basın açıklamamızda yok” diyerek sarsıcı bir detayı da paylaştı. Çocuklar, cezaevinde görüştükleri avukatlara, ancak uyku ilacı alarak uyuyabildiklerini söylemişler. Ve eklemişler: “Abi, abla, siz geldiniz ya, bize bu da yeter.”

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi