• $7,4096
  • €8,9867
  • 445.348
  • 1569.35
21 Ocak 2011 Cuma

Başmüdürü uyarmıştım

Gümrük ve rüşvet sözcüklerinin yan yana anılmasına niye az şaşırıyoruz?  Neden duyulduğu an heyecan dalgası yaratan büyük operasyonlar bile bir-iki günde unutulup gidiyor?

Sinir uçlarımızdaki bu kayıtsızlığın son örneğini, İstanbul gümrüklerindeki rüşvet skandalı oluşturdu. Yazdık, konuştuk ve bitti...

İşin, toplumsal değerler sistemimizdeki aşınmayla ilgili bu kısmını bir yana bırakıp, gümrüklerdeki 'rüşvet' virüsünün, -onca önleme, iddialı projelere rağmen- neden bu kadar inatçı olduğunu, Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile konuştuk.

Yazıcı, gümrükte rüşvetin Türkiye'ye özgü olmadığını, bütün dünyanın sorunu olduğunu söylüyor. 'Benim sıfır toleransım var' dedikten sonra da 'İstanbul' olayına dair şu önemli tespiti paylaşıyor:

SUİİSTİMAL 'BEKLEME'DE ÇIKIYOR
'İhracatımızın büyük bölümü İstanbul'dan geçiyor. 300 milyar dolarlık bir rakamdan bahsediyoruz. Her bir malın girmesi gereken bir tarife pozisyonu var. Vergi, o tarifeye göre belirleniyor. Bu alanda çalışan memurların, tarifelendirmeyi o an yapması lazım. Ve o insanların etik değerlere çok bağlı biçimde yetişmiş olması gerekiyor. Eğer o an yapamıyorsa, mal beklemeye alınıyor. İşte sorunlar, suiistimaller genellikle o bekletmede çıkıyor. Bekletme maliyetli bir iş çünkü. '

AYAĞINIZI DENK ALIN DEMİŞTİM
Yazıcı, şu anda tutuklu bulunan İstanbul Gümrük Muhafaza Müdürü Lütfü Ekinci'yi daha önce uyarmış. Kendisine 'etik olmayan durumlara dair ihbarlar' ulaştığını bunu da Ekinci'ye aktardığını söylüyor. 'Ayağınızı denk alın demiştim. Hem de iki kere...'

RÜŞVETİ KİMİN VERDİĞİ DE ÖNEMLİ AMA KİM?
İstanbul'daki operasyonun dayandığı savcılık soruşturması bitmiş değil.  Aslında 'teknik takip' yapıldığı bilgisi sızmasa, operasyon için düğmeye biraz daha sonra basılacakmış. Takibe alınanlar bunu öğrenince operasyon öne çekilmiş.
Hukukçu kökenli bir siyasetçi olan Yazıcı, olayda kendisini rahatsız eden bir tereddüdünü de paylaşıyor:

'Rüşvet iki taraflı bir suçtur. Söylendiği gibi 200 milyarlık bir kayıp varsa, bu rüşveti birilerinin vermiş olması lazım. Alan tamam da verenler kim? İşin bu kısmı gizlenmiş gibi. Herhalde soruşturma bitip dava açılınca bunları da öğreniriz.'

YENİ PROJE: TEK KULLANIMLIK ŞİFRE
Suiistimallerin azaltılmasında, teknolojinin yenilenmesi çok önemli. Yazıcı, 'insansız ve kağıtsız işlem' projesinde olumlu sonuçlar almaya başladıklarını söylüyor.
Ve yepyeni bir projelerini ilk kez açıklıyor: Tek kullanımlık şifre.
Dün ve bugün Esenboğa'da testi yapılıyor. Beyanname işlemlerinde hukuki sorumluluğu saptamak ve veri güvenliği için tek kullanımlık şifreye geçiliyor.
Ankara, Bursa, Edirne, İstanbul, İzmir, İzmit ve Habur Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerine toplam 4 bin 400 cihaz gönderilmiş. Şu anda şifrelerin yetkisiz kişilerin eline geçmesine bir engel yok. Birden fazla kişi biliyorsa, onayı kimin yaptığı anlaşılamıyor.  Tek kullanımlık şifrede, sistem, üretilen şifreyi kullanıcının (yani memurun) profili ile kontrol ederek onaylayacak. 

'BANA NE CUMHURBAŞKANINI TANIYORSAN'
Operasyon sırasında yansıyan bir başka konu da Bakan Yazıcı'nın, ismini kullanarak çıkar sağlayan iki kişinin de polis ve savcıya bildirildiği haberiydi. Yazıcı'ya, bu kişileri tanıyıp tanımadığını sordum:

'Biri ısrarla randevu isteyip buraya gelmişti. Şu sizin oturduğunuz yere oturdu. Görür görmez nasıl biri olduğunu anladım. Onu tanırım bunu tanırım diyor. Hatta Cumhurbaşkanı'nı bile tanırım diyor. Yahu kardeşim bana ne tanıyorsan dedim. Gitti. Sonra da bu olay çıktı zaten.'

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden canlı bağlantıyla AK Parti 7. Olağan

Başkan Erdoğan: Eyvallahımız olmayacak

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türk mühendisler yaptı! Samur suya indirildi

2021'in en çok talep görecek meslekler açıklandı! İş arayanlar dikkat