• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
20 Şubat 2013 Çarşamba

Bahçeli Diyarbakır'a rahat gitmişti

Diyarbakır'a 16 yıl sonra "bin yıllık kardeşlik"  sloganıyla giden MHP, gayet rahat bir miting yapıp dönmüştü. 
Evet; polis olağanüstü güvenlik önlemi almıştı almasına da; Bahçeli'nin küçücük bir tatsızlıkla karşılaşmamasının asıl sebebi bu değildi. 
Asıl sebep, Diyarbakırlıların MHP'yle bir derdinin olmamasıydı. Ne BDP'nin belediye başkanı ne de bir vekili rahatsızlık hissettiren bir kelime sarf etmişti o günlerde. Keza Diyarbakırlı gençlerin aklına da Bahçeli'yi protesto etmek, araçları yağmalamak, bunun için sosyal medyada örgütlenmek filan da gelmedi. 
Bu girişe bakarak Sinop ve Samsun'daki olayların sorumlusu olarak MHP'yi gördüğüm sonucu çıkmasın. Bizatihi linç girişimine maruz kalanlardan BDP'li Sırrı Süreyya Önder, MHP'nin bu olaylarda bir dahli olmadığını CNN Türk ekranlarından söylüyordu akşam. 
Yine de bu, Bahçeli'nin Meclis grubundaki bazı sözlerinin talihsiz olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bahçeli henüz Sinop şokunu atlatamamış vekillerin Samsun'a hareket ettiği saatlerde onları "simge şehre fitne taşımakla" suçluyordu. BDP'li vekiller bu sözlerden sonra Samsun'da şiddeti daha yüksek bir saldırıya maruz kaldı. 

POLİSİN BDP'LİLERE TAVRI  

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) heyetinin Sinop ve Samsun'da yaşadıklarının onda birinin AK Parti temsilcilerinin başına geldiğini düşünelim. Olmaz ya birkaç kendini bilmez AK Partili heyete taş atmaya kalkmış olsa, polisin tutumu böyle mi olurdu? 
Güvenlik güçlerinin Samsun ve Sinop'ta ağırdan alan tavrını Başbakan Erdoğan'a yakın bir isim de eleştiriyordu dün. Meclis'teki kısa sohbetimizde şöyle dedi: 
"BDP'liler bu ülkenin milletvekili. Başka yönlerden eleştirebiliriz. Ama Türkiye'nin her yerine gidebilmeli. İstediği yerde program yapabilmeliler. Sinop'ta sanki bir koordinasyon, organizasyon var gibi. Özel bir çaba olmadan bu olayların çıkması pek mümkün görünmüyor."

DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ

Sohbetimizde, Erdoğan'ın BDP'den resmi başvurunun henüz yapılmadığı sözü de gündeme geldi. İmralı görüşmelerinde Erdoğan'ın "karar verici" bir konumda olmamasına karşın belli hassasiyet ve prensiplerin gözetildiğinin altını çizdi. Anlaşılan o ki BDP'den ikinci ziyaret için resmi başvurunun gecikmesinin bir sebebi, "geri çevrilme ihtimalini sıfıra indirmek, refüze edilme algısına yol açmamak." 
Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın sürece dönük pozitif mesajlarına karşın, AK Parti içindeki bir kanat daha itidalli bir anlayışı temsil ediyor. Sohbet ettiğimiz isim "Daha yolun başındayız" diyerek meselenin zor, çözümün de bu zorluğa mütenasip olarak da zaman alacağını savunuyor. 
Bununla birlikte, yaklaşan mart ayı ve Nevruz'a dair geleneksel beklenti, kaygı verici düzeyde değil. Konuştuğum isim "örgütün de bu süreçte daha hassas olacağını" ve "düşük profilli eylem" beklentisini dile getirdi.  
AK Parti grup koridorunda karşılaştığımız Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İmralı'ya gidecek heyet konusundaki isimlerle ilgili bir sıkıntı olup olmadığı sorumuza "Bildiğim kadarıyla yok" diyordu. Görünen şu, gidecek isimler, BDP-Bakanlık, Bakanlık-Başbakan arasında işleyen, iki yönlü bir şifahi arz-onay trafiğinin ardından resmiyete dökülecek. 

 

<p> </p>

'İBB Engelleniyor' algısı neden yapıldı?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı