• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
20 Nisan 2013 Cumartesi

'Arama-tarama' mevsimine kadar

Hükümet "sınır dışına çekilme"nin hukuki altyapısı konusunda  zamana karşı yarışıyor. Kış koşullarının sona ermesine az kaldı. 
TSK, geleneksel olarak her yıl mayıs ayında, bölgede "arama tarama" faaliyetlerine çıkıyor. 
Daha doğrusu "Çözüm Süreci"ne kadar çıkıyordu. 
"Sınır dışına çekilme" tartışması başladığından bu yana, öne çıkan en kritik soru, güvenlik güçlerinin nasıl pozisyon alacağı. 
Konuyu rahat konuşma zeminini sağlayan mevsimin sonuna gelindi. Henüz dağlarda kar kalkmamış bile olsa, mayısa doğru hareketlenme bekleniyor. 
Bölgede görevli askeri birlikler; arama-tarama keşif, operasyon faaliyetlerine çıkılacağı zaman, her seferinde matbu bir formu doldurarak o ilin valisinden izin talep ediyor.  
Valiler; bölgenin koordinatları, birlik sayısı, operasyon süresi gibi ayrıntıları içeren bu yazıları bekletmeden imzalıyor. 
Daha doğrusu imzalıyordu.  

"İNCE AYAR" ÇALIŞMASI 
Sorun, -ne kadar büyük bir hukuki sıkıntı olduğu işin içine girdikçe anlaşılan- "Şimdi ne olacak?" sorusunda düğümleniyor. 
İl Özel İdaresi Kanunu'nun 11/d maddesi üzerinde, İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı çalışmanın, işte bu rutin uygulamaya yeni bir çerçeve kazandırma amaçlı olduğu anlaşılıyor. Çalışmanın adının; protokol, genelge veya yönetmelik olması, bu aşamada işin özünü değiştirmiyor.
Hükümet kurmayları "protokol yok" dese de, son açıklamalarla, güvenlik bürokrasisinin rol dağılımını yeniden belirleyecek bir çalışma yürütüldüğü kesinleşti.  
Bütün mesele, askeri, valinin yardımcısı konumuna taşıyan 11/d'nin hangi ifadelerle değiştirileceğinde düğümleniyor.  Zira mevcut düzenlemeye göre, vali askeri yardıma çağırmazsa ya da tersine, askerin talep ettiği izne olur vermezse, zaten operasyon yapılamıyor. Ancak bugüne kadar valinin, askerden bu yönde gelmiş taleplere "hayır izin vermem" dediği pek görülmemiş. 
Dolayısıyla, "sınır dışına çekilme" konusu, siyasi iradeyi rutin bir uygulamanın mantığını değiştirmeye zorluyor. 

VALİLERİN ELİ RAHATLIYOR MU BAĞLANIYOR MU?
Düne kadar askerin pozisyonu üzerinden yürüyen tartışma, bu kez valilere odaklanmış görünüyor. Kara Kuvvetleri'ni, alışılmış uygulama yerine biraz daha "atıl bırakacak", yetkiyi sivil bürokrat valide toplayacak, inisiyatifi artıracak, takdir yetkisini genişletecek bir düzenleme. 
Bu durumda hemen akla gelen bazı soruları sıralayalım:
-Yarın asker bölgede, geçen seneye kadar yaptığı gibi, matbu formu doldurup, validen izin istediğinde, vali bu izni "Şu anda gerek yok" diye vermeyecek mi? 
-Termal kameralar, İHA'lar devredışı mı bırakılacak? PKK'lılar karakol yakınından geçerken görüntü alınmışsa, değerlendirmesi nasıl yapılacak? 
-Asker ileride doğabilecek olası sıkıntılar için emekli olduktan sonra bile saklayacağı bir yazılı belge ihtiyacını gündeme getirirken, bu ihtiyaç şimdi valiler için mi geçerli olacak? 
Netleştiğinde, bu çalışmanın valilerin elini mi rahatlattığını yoksa bir kaygının yer mi değiştirdiğini daha iyi göreceğiz.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!