• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
06 Haziran 2013 Perşembe

“Abdocan” niye öldü?

HATAY

Abdullah Cömert hep gülermiş. Sadece gazetelere yansıyan fotoğraflarında değil, her zaman. Hatta “Kahrolsun emperyalizm” derken bile.  
Ayrıca, bugüne kadar “kimsenin kalbini kırdığını gören” olmamış.  
Henüz 22 yaşındaysan, kaç kalp kırmış olabilirsin ki zaten. Ama “Abdocan”ı kırdılar işte... 
Armutlu’da hava ağır. Sokaklarda kesif gaz kokusu, mahalle aralarında süpürülmekte olan kırık kiremit sesleri.  
Semt kendini onarmaya çalışsa bakışlar kederli. Açıkça ifade etmeseler de bütün bunların, Alevi oldukları için başlarına geldiğini düşünüyorlar. Polisin bu kadar yoğun gaz kullanmasına akıl sır erdiremiyorlar... 
Taziye çadırında dev bir Atatürk posteri. Artık beş çocuğu kalan Edip Cömert metanetle “hoş geldiniz” diye karşılıyor. Yakınları, gazeteci olduğumu öğrenince kaşlarını çatarak hemen uzaklaştırmaya çalışıyor onu. Israra ne halim ne de niyetim var benim de.   
Fakat “Abdocan”ın babası dolu: “Biz memlekete hayırlı evlat yetiştirdik. Kimseye bir zararı yoktu. Benim vergilerimle maaşı ödenen polis geldi vurdu. Reva mı bize bu? Tek istediği haktı, özgürlüktü” diye sarsıla sarsıla ağlıyor. 

NECİ OLDUĞU DEĞİL, NİYE ÖLDÜĞÜ ÖNEMLİ 
O uğursuz aksam, abisiyle babası tarla dönüşünde dinlenirken almış haberi. “Yaralandı, gelin” denilmiş. Hastanede cenazesiyle karşılaşmışlar. “Sadece Atatürk resmi çıktı cebinden” diyor abisi.  Dört beş kişilik taşlı bir grubun kalabalığı karıştırdığını duyunca “Hadi artık dön” diyen ablasına verdiği sözü tutup evine dönerken düşmüş yere. 
“Kapı görevlisi”ymiş Abdullah. İşyerleri yan yana olan yakın arkadaşı Ümit “O Facebook’taki mesajı yazarken yanındaydım” diye anlatıyor. 
Acılı aile Abdullah’ın CHP Gençlik Kolları üyesi olmasının ön plana çıkarılmasından rahatsız. “Neci olduğunu değil, neden ve kimin tarafından öldürüldüğünü yazın” diyorlar bana da Hatay milletvekili olan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, başsağlığı için aradığında “Suçluyu bulup bizi öyle ziyaret edin lütfen” ricasında bulunmuşlar. Olayla ilgili olarak Suriye asıllı 17 yaşında bir şüphelinin önceki gece emniyete teslim edildiğini söylüyorlar. Oradan ayrılırken başsağlılığı dileyen bir adam “Ben Sünni’yim, hem de MHP’liyim. Ama saatlerdir bu taziye çadırını arıyorum” diyor. 

GAZI TAKVİYE POLİS KULLANIYOR 
Her şehrin kokusu farklıdır. Antakya ıtır kokar. Havaalanına indiğim an teneffüs ettiğim o bildik koku, şehre girince gaz kokusuna bırakıyor yerini... Kent girişinde, arka arkaya dizilmiş sekiz-on şehirlerarası otobüs görüyorum. Tümü boş. Taksi şoförü, “Antep’ten, Batman’dan, Adana’dan takviye polis kuvvetleri geldi” diyor. 
Sıhhi tesisatçı Ali Atmaca 56 yaşında. Eşi, İskenderun’dan gelen akrabaları ile evlerinde uyurken müthiş bir cam şangırtısıyla uyanmışlar. Saat, sabaha karşı 3’te. Yerde bir gaz kapsülü, olanca duman eve yayılıyor. Şoku henüz atlatamamışlar. Kırık camın önünde yerdeki gaz kapsülünü gösteriyorlar. Markasız, yazısız ve tarihsiz alüminyum gaz kapsülü bu... Yakından bakayım derken ciddi etkileniyorum ve öbür odaya zor atıyorum kendimi. Son kullanma tarihinin geçmiş olabileceğini söylüyorlar. 


-Anne Hatice Cömert-

Sahi, sabaha karşı 3’te bir tesisatçının evine neden gaz bombası atılır? Ailenin hiçbir fikri yok... O sıra evde konuk olan akrabaları ise “Bütün memleketi zehirlediler” diye haykırıyor. 
İlginçtir; Antakya halkı, gazdan ne kadar bezmiş olursa olsun, Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç’a toz kondurmuyor. Kılıç’ın, burada yıllarca istihbarat müdürlüğü yaptığını, bölgeyi çok iyi tanıdığını, son derece   “beyefendi”, “harbi” bir insan olduğunu söylüyorlar. Eee? Armutlu sakinleri, gaz bombalarını, diğer illerden gelen polislerin kullandığını anlatıyor. 
Abdullah’ın cenazesinin kaldırıldığı akşam, şehre askeri birlikler de çağrılmış. Sokakta konuştuğum insanlar, gerilimin asker ile polis arasında da yaşandığını söylüyorlar. Neden? “Çünkü asker bize hiçbir şey yapmıyor.”  
Hatay’da gündüz vakti hayat olağan akışında görünse de kaygı hissediliyor... “Peki bu gerilim nasıl son bulur” diye sorduğumda, iki cevap geliyor “Polisi çeksinler. Biz de onlar gibi eşit olalım.” Onlar kim? Cevap: ÖSO’cular. 
Hatay sokaklarında merak edilen bir konu daha var. Abdullah ile ilgili. Reyhanlı saldırısında hayatını kaybedenlerin, malları zarar görenlere devletin yardımını hatırlatıp, aynı desteğin aileye de sağlanıp sağlanmayacağını.  

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi