• $7,3738
  • €8,9366
  • 436.247
  • 1477.12
30 Aralık 2012 Pazar

2013 bir kamyon olsa

Kabul edelim ki, ağır bir yıldır biten. Her bakımdan ağır.
Fazla mı anlam yükledik kaldıramadı? Belki evet, belki hayır.    
Kamyonetler vardı biz çocukken; beyaz kasasının iç kısmı, görünür bir köşesinde 'istiap haddi' yazan. Ve niyeyse, tam 2 ton değil de binyediyüz küsurlu bir 'kg' idi karşısındaki rakam.
İşte o hesap; hadleri ziyadesiyle aşıp yükledik de ümitleri 2012 kamyonuna; lastikleri delik deşik, amortisörleri bozuk sarsılarak ayrılıyor yarın aramızdan. 
Bazen insanlar birbirini, yahut yaşadıkları toplumu 'balık hafızalı' olmakla suçlar. Doğru bile olsa, keskin bir yüzü daha yok mudur o gerçeğin. Bu topraklarda; siyasetin bunca sert, hem belden aşağı hem belaltı icra edildiği ve bunun tabii sayıldığı bir coğrafyada, 'balık hafızalılık'; bilmeden kendini koruma, kafasını salim tutma yöntemi değil midir insanın?  
Arka arkaya bunca şiddete, organize kötülüğe şahadet edip, cümlesini hatırlamak, cümlesini günlerce aylarca akılda tutmak; ölümcül değilse bile delirtici olmaz mıydı sizce de.  
Ve zaten dikkatinize talip, hücrelerinize nüfuz etmek için yarışan o kadar ses, görüntü, hareket ne için ki.
Neden mahallelere kadar uzanan bunca AVM, neden amansız rekabetin; nefes nefese kalmaların, Amok Koşucusu misali bir işi bir başkasına bitiştirme hallerinin ortasında çılgın gibi savrulup
duruyoruz? En unutmamamız gerekenleri unutalım diye olamaz mı bunca kargaşa ve borçlandırmıyor da sanki hediye ediyormuş gibi ekranları delen bir sürü kampanya?  
O sebeple 'kuvvetli hafıza kuvvetli ıstıraptır' diyen edebiyatçıya  selam olsun.
Müteveffa ise toprağı bol; adını hatırlayamayışım da bu yazının ironisi olsun.
BU KEZ 2013...
Şimdiyse, bu seneden kalan bekleyişlerin, umutların cümlesini 2013'e yükledik; bakıyoruz: 
Ömürlerinin baharında toprağa düşmüş gencecik fidanlarla, oturduğu yerde herkesi irkilten 'böcek'le, cezaevlerinde kalbimizi parça parça ettiğiyle kalan çocuk
istismarları, o çocuklardan birinin intiharıyla, insan bedeninin kokusunu betonlaştıran, hayatta kalabilenleri hasta eden uzun tutukluluklar; ölülerin kimliklerini
sorgulayıp, adaletin sanki kimlikler üzerinden dağıtılacağı ihsasıyla, toprak
altından hala çıkarılamayan işçi bedenleriyle, şampiyonluğu kaptırmadığımız iş
kazalarıyla, dağılacağını sezdiğimiz uzlaşmayla, yapılamayacak Anayasa'yla, geri döndürülmesi imkansız doğal varlıkların süslü söylem ambalajları altında tarumar edilmesiyle bakıyor, bakıyoruz.
Ve ne mucizevi bir doğası var ki insanoğlunun, yine de yılgın değil umutluyuz.
En çok da haksızlıkların bitmesi, gerçek adaletin sağlanması, çocukların babasız büyümemesi için..
İstiap haddini yine aşacağını, ziyadesiyle naif kalacağımızı bile bile bu kez 2013'e yüklüyoruz ümitleri.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları