• $9,5351
  • €11,0945
  • 547.256
  • 1455.42
26 Ağustos 2018 Pazar

Ligler başladı

Evet, ülkemizde ve pek çok ülkede oldukça popüler olan futbol sezonu başladı. Stadyumlar kapılarını seyircilere açtı. Bunlar çok güzel. Hele hele yeni bitirilen stadyumlar görülmeye değer.

Ancak ben bu güzellikleri göz ardı etmeden, yapan ve yaptıranlara şükranlarımızı sunarken bazı tespitlerimi de paylaşmak isterim.

Öncelikle seyirci ortalamasının gittikçe arttığını görmek memnuniyet verici bir olay. Stadyumlar ve orada oynanan maçlar seyirci ile güzel ve değerli.

Yeni “VAR” uygulamasını yerinde ve faydalı bulduğunu belirtmek isterim. Haksızlık ve keyfilikleri en aza indirebilecek bir metot olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak VAR, herkese VAR olmalı!

Tüm bu güzelliklerin yanında geçen hafta maç seyretmek üzere bir güzide stadyuma gittiğimde ise yaşadığım şaşkınlığı sizlerle paylaşmayı önemsiyorum.

Aman Allahım! stadyuma mı yoksa on yıl öncesinin kahvehanesine mi gittim anlayamadım. Çocuklarını yanına alıp gelen babaları ve anneleri gördüm ki çaresizlik içinde “duman altı” vaziyette maç seyrediyorlar. Hemen yanlarında o ilin yetkilileri var: Savcı, Vali…

Üzüldüm. Peki bunu bir çaresi yok mu? Evet, her şey ceza kesmek demek değil, ceza keserek her şeyi düzeltemeyiz ancak caydırıcılık diye bir şey var.

Maç öncesi stat hoparlöründen yapılacak en azından “stadyumlarda sigara kullanmanın yasak olduğu anonsu ve uyarısı” bile çok faydalı olacaktır.

Valinin önünde sigara dumanıyla hemdem olarak maç seyrediyorsunuz. Stadyumların açık alanlarında bile tütün ürünlerinin tüketilemeyeceği kanunla emredilmiş iken savcı sessiz, polis sessiz, hâkim sessiz, vali sessiz… daha doğrusu görmezden gelerek maç seyrediyor. Suç var, ancak ceza yok. Durum kanıksanıyor. Vahim olan bu!

Maçı televizyondan yayınlayan “yayıncı kuruluş” sigara içenleri televizyonlarda gösterirken, ki bu suçtur, RTÜK duruma müdahil olmuyor. İnanıyorum ki Bakanlar Sn. Süleyman Soylu ve Sn. Mehmet Kasapoğlu valilere gereken uyarıyı yapacaktır. Ümit ediyorum ki, TFF Başkanı Sn. Demirören konuyu hassasiyetle takip edecektir. RTÜK Başkanı Sn. İlhan Yerlikaya’nın bu konuda hassas olduğunu biliyor ve gereğini yapacağını düşünüyorum.

YENİDEN TIR-ÖR

Bu bayram yine canlarımız gitti, pek çok ailenin canı yandı, canımız yandı. Trafik kazaları geride gözü yaşlı eşler, analar, bacılar, yetimler, öksüzler bıraktı.

Bilindiği üzere trafik kazalarının pek çoğu insan kaynaklı. Bayramlarımızı mateme çeviren yine bizleriz. Yani sevinmek için bir yerden başka bir yere hareket eden araç kullanıcıları. Ama şehirlerarası yollarda trafiği en çok zora sokanlar, kazalara sebebiyet açısından ilk sırada olanlar maalesef ağır vasıta kullanıcılarıdır. Yollarımızı kan gölüne çeviren trafik kazalarını TIR-ÖR ismin uydurarak trafik terörü anlamını vurgulamak istedim.

Ankara-İstanbul arası en yoğun trafiğin olduğu yol. Özellikle Sakarya’dan sonrası için özel tedbirler gereklidir diye düşünmekteyim. Aşırı hız, hatalı sollama ve yolda gidiyorsunuz, bir de ne göresiniz; yol iki şeritse ikisi birden, üç şeritse üçü birden TIR ve kamyonlarla, otobüslerle kapatılmış. Hemen hemen aynı hızdalar ve birbirlerini geçememektedirler.

Ağır vasıtaların sollama yaparken küçük araçlara adeta sinek muamelesi yapmaları da işin bir başka yanı.

Sonuçta yolu kapatan TIR ve diğer ağır vasıtaların arkalarında uzayıp giden kuyruklar… Hatalı sollama, aşırı hız… Kazalar, kazalar… Ağlamalar, ağlamalar…

Ankara-İstanbul arasındaki TIR-ÖR kontrol altına alınırsa sorunun büyük kısmı çözülür kanaatindeyim.

Bayram tadında daha nice bayramlar için sağlık ve afiyet içinde kalınınız!

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu