• $9,2643
  • €10,7604
  • 526.555
  • 1409.56
3 Kasım 2014 Pazartesi

Yüzme de bilmezdi ki...

Cengiz Aytmatov’un, “Gün Olur Asra Bedel” romanında anlattığı gün gibi, upuzun, bitmek bilmeyen, acılar arasında sürüklendiğiniz ve defalarca yüreğimizin dağlandığı bir hafta yaşadık.

Bu kez çok daha farklı bir biçimde kutlamamız gereken, artık halkıyla bütünleşmiş Cumhuriyetimizin 91. yaşını doğru düzgün kutlayamadık.
Asla kaza diyemeyeceğimiz facialara tanık olduk.
Öte yandan Çözüm Süreci’nin sonuna yaklaştıkça provokasyonların biçimi iyice adileşti.
Haberlerin en kötüleri geldi sadece...
Yüksekova’da alışveriş yapan sivil kıyafetli askerlerimiz, Diyarbakır’da eşinin yanında haince pusuya düşürülen subayımız...
Bu ne onursuz, ne alçakça bir saldırıdır.
Oysa kavganın da bir onuru, savaşın da bir ahlakı vardır.
Çözüm Süreci’nin beslendikleri kaynağı kurutacağını görenler, bütün kozlarını ortalığa saçmaya başladılar.
Amaç belli.
Seçim öncesinde süreci baltalayarak koparabilecekleri tavizin en fazlasına ulaşmak istiyorlar.
Oysa bu iş toplum nezdinde artık iyice vuzuha kavuşmuş durumda.
İstediğiniz bölgede, istediğiniz haneye gidin.
Herkesin son derece açık bir biçimde yeter dediğini göreceksiniz.
HDP Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’ndeki çizgisiyle kendisine oy vermeyecek kesimlerde bile ilgi odağı olmayı başarmıştı.
Oysa bugünlerde o günkü emeklerini heder ediyor.
Özellikle Aysel Tuğluk!
Bu kez de darbe çağrısıyla çıktı karşımıza.
Bu çağrıya ne kadar kulak verdikleri bilinmez ama hemen ardından Batı Afrika’da, Burkina Faso’da bir darbe de olmadı değil!
Oysa bu süreci baltalamak için uğraşan onca mihrak varken, yıllardır bu çilenin mağduru olanların taşıdıkları tek bir vebal olmalı: Ne pahasına olursa olsun çözümün parçası olmak!
Doğuda yaşadıklarımız yetmezmiş gibi, Karaman Ermenek’ten, Isparta’dan facia haberleri geldi.
Ardı sıra Bartın Amasra ve Zonguldak Kilimli’den gelen yine ölümlü maden ocağı kazaları...
Bütün bunlara içimiz yanarak tanık olurken, Karaman Ermenek’te tükenen umutlarla yollarını gözlediğimiz maden işçilerimizden Tezcan Gökçe’nin gözü yaşlı anne ve babasının çaresizlik içindeki o halleri tüm Türkiye’yi ağlattı.
Gözünü kırpmadan oğlunun yolunu gözleyen Ayşe ananın, “Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?” sözleri hepimizin yüreğini dağladı.
Eğri oturup doğru konuşalım.
Yaşadığımız bu facialar artık iş kazası olarak kabul edilmesi mümkün olmayan bir noktaya ulaşmış durumdadır.
İşgüzar ve gözünü para hırsı bürümüş birilerinin tasarruf uygulamaları artık çalışana yönelen bir terör halini almış bulunuyor.
Bir yanda 30 yıllık baş belamız için ne pahasına olursa olsun çözüm diyen kararlı bir siyasi irade varken, bu faciaları yaşıyor olmak Türkiye’ye hiç yakışmıyor.
Yeni Türkiye bu adaletsizliklerin yaşanmadığı, yaşandığı takdirde ise, hesabının sonuna kadar sorulacağı, daha da önemlisi bu kanaatin toplumun her kesiminde hakim olduğu bir ülke olmalıdır.
Ayşe ananın sözleri hepimize böylesi bir sorumluluk adına yüklenmemiz gereken vebalin büyüklüğünü tekrar tekrar hatırlatıyor olmalı.
Geçtiğimiz haftalarda, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şiir Günleri kapsamında, Cumhuriyet döneminin en sevilen 12 şiirini bir oylamayla belirlemişti.
Listede Necip Fazıl’dan Ahmed Arif’e, Attila İlhan’dan Sezai Karakoç’a bu toprakların kıymetli şairlerinin şiirleri vardı.
O listede Erdem Bayazıt’ın “Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair” adlı şiiri de yer alıyor.
Erdem Bayazıt’ın bu güzel şiirini ve çarpıcı üç mısrasını hatırlatmak istiyorum.
“…Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır...”
Rahmetli Erdem Bayazıt’ın bu dizeleriyle “Oğlum yüzme de bilmezdi” diyerek yüreklerimizi dağlayan Ayşe ananın alnının her kırışığı, her birimize sorulacak hesapları unutturmayacak sarsıcı bir ikaz olsun.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi