• $9,2904
  • €10,7912
  • 527.181
  • 1414.61
18 Kasım 2013 Pazartesi

Yeni Türkiye

Türkiye, büyük ümitlerle yeni bir haftaya başlıyor.
Hafta sonunda Türkiye’nin kalbi Diyarbakır’da attı.
Hepimiz, nefesimizi tutarak izledik.
Heyecanlandık; gözlerimize, gördüklerimize inanamadık.
Diyarbakır’da, mahşere kadar sürecek bir kardeşlik, mahşeri bir kalabalıkla perçinlendi.
Tarihi bir adım atıldı.
Türkiye’yi bölen değil, tam aksine bütünleyen bir adım.
Geçmişi, karşılıklı atılan yanlış adımları irdeleyerek, geleceği doğru kuramayız.
Eski Türkiye çok farklıydı.
Seçilmişler devlet yönetiminde görünür olsalar da, Kürt sorunu gibi ‘derin’ konular, onlara bırakılmayacak kadar önemliydi.
Bütün bunlar geride kaldı.
Devletin bu ikiyüzlü yapısı artık yok.
Siyasi iradeyi olması gerektiği gibi seçilmişler kullanıyor.
Öncelikle bu sayededir ki, yıllar sonra siyasi irade kararlı bir adım atabildi.
Yangına körükle gitmekten artık vazgeçmek, hiç olmazsa bundan böyle su taşımak borcundayız.
Cuma akşamı AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, canlı yayında Şivan Perwer ile Erbil’deki görüşmesini anlattı.
Ensarioğlu, görüşmelerinde o yıllarda Kürt gençlerinin dağa çıkmalarına önemli bir sebep de sizdiniz, der.
Ve devam eder, sizin parçalarınızı dinleyen kim olduğunun farkına varıyor ve çözüm için dağa çıkıyordu.
Dağa çıkardığınız gençleri, artık dağdan indirmemiz gereken bir vasatı yaşıyoruz, bugün çözümün ön şartı silahları bırakmaktan, onları dağdan indirmekten geçiyor.
Galip Ensarioğlu haklı, sadece Şivan Perwer değil, hepimiz farklı saiklerle ve sebeplerle bugün hatırlamak bile istemediğimiz o sürece, bazen bilerek bazen bilmeden katkı sağladık.
Yıllar sorunu çözümsüz bir kangrene çevirmişti.
Dünkü tablo bütün bir ülkeyi yeniden umutlandırdı.
Diyarbakır’a giden arkadaşlar oranın heyecanını aktardılar.
Türkiye’nin diğer tarafları hiç farklı değil.
Bu büyük umut tablosunu dünyaya gösteren İbrahim Tatlıses, Şivan Perwer ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın herhangi biri bugünlerde Diyarbakır’ı ziyaret etse, elbette etkili bir heyecan dalgası estirirdi.
Fakat birlikte yapılan bu ziyaret, bambaşka bir iklim oluşturdu.
Başbakan Erdoğan sadece Diyarbakır’da değil, Bismil’de, Ergani’de, Eğil’de ayrı ayrı mitingler yaptı.
Hiçbirinde bir olağanüstülük yoktu.
Şivan Perwer’in otuz yedi, Mesud Barzani’nin yirmi bir yıl sonra şehre yaptıkları ziyarette pek çok ilk yaşandı.
Yerel yönetimlerdeki belediye başkanları, BDP milletvekilleri, ilgili herkes sürece katkı sunma, yangına su taşıma derdindeydi.
Ve mesaj muhatabını buldu.
Meydanları dolduran halk kolay ulaşamadığı barışa ve huzura sahip çıkacağını açıkça ortaya koydu.
Unutmayın; çok değil bir on yıl öncesinde akşamları sokağa çıkılmayan bir şehirden söz ediyoruz.
Ya da güpegündüz sokak ortasında kurşunlanan faili meçhuller şehrini anlatıyoruz.
Bunları yaşadık.
Bu, hepimizin ayıbı.
Hesabını hiç de kolay veremeyeceğimiz bu leke hepimize bulaştı.
Şimdi karşımızdaki bu umut dolu gelecek elbette hepimizi o vebalden arındırmayacak.
Ancak, hemen her alanda hızla normalleşen Türkiye, bu konuda da ayıplarından sıyrılıyor biraz daha normalleşiyor olacak.
Dünkü Diyarbakır Meydanı esasen hepimize çok kati bir mesaj verdi.
Bu barışı, bu huzuru zor buldum, kaybetmem diyen bir meydan vardı Diyarbakır’da.
O zaman hepimiz durduğumuz yeri gözden geçirmek zorundayız.
Bir başka zorunluluğumuz hayatın akışına uygun davranmak.
Adını ne koyarsınız koyun hiç önemli değil.
Ama o yaşadıklarımızı geri getirmeye çalışmanın hiç kimse için anlamı da, karşılığı da yok.
Bundan sonrası için aynı ülkenin eşit haklara sahip vatandaşları olmak, herkes için en temel haktır.
Ve bunu sağlayan, yarınlarda da devam edecek demokratikleşme paketleriyle ülkeyi normalleştirmeyi temel hedefi olarak ilan eden bir siyasi iktidar var.
Demokratikleşme paketleri, değişmesi artık elzem olan bir anayasa, dünkü o meydan ve yarın sandıklar bir kez daha altını çizecek ki, millet artık kararlı.
Eski Türkiye’ye dair ne varsa hepsini birbiri ardına tasfiye edecek.
Siyaset milletin taleplerini taşımak için yapılır.
Bunu görenler, Yeni Türkiye’de çok daha güçlü bir biçimde var olacaklar.
Göremeyenleri, bugüne ya da yarına dair söylenecek sözü olmayanları, aynı sonun beklediğini hiç kimse unutmamalı.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Binlercesi kıyıya vurdu! İzmit Körfezi'nde korkutan görüntü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda

Özdemir Bayraktar'ın hayatından önemli anlar