• $9,5985
  • €11,1771
  • 556.86
  • 1473.2
27 Ekim 2014 Pazartesi

Yeni bir dil...

Taraf da olabilirsiniz taraftar da...
Televizyonun karşısında da olabilirsiniz tribünde de...
Amigo da olabilirsiniz müsabakayı anlatan spiker ya da yorumcu da...
Oyuncu, yönetici, hakem her biri olabilirsiniz.
Ama hiç olmazsa tek bir tane de olsa ortak bir paydamız olmalı.

Verdiğim örneklerin tamamını ve çok daha fazlasını kapsayarak anlatan o güzel sözü biliyorsunuz: “Hepimiz aynı gemideyiz...”
Gündemi takip etmeye çalışırken, her defasında üsluba takılıp kalıyorum.
Siyasette de, iş dünyasında da, sporda da, kültürde ya da sanatta da değişmiyor.
İşten ziyade laf üretiyoruz ama onun da en rezilini, en pespayesini...
“Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde”
Oysa Ziya Paşa’nın bu dizelerini neredeyse hepimiz ezbere biliriz.
Ya da eskiler, “Üslûbu beyân aynıyla insandır” derler.
Hâl böyleyken, özellikle siyaset dünyasında kullanılan dili anlatabilecek kelime bulmakta zorlanıyorum...
Siyasi iktidar ile muhalefeti geçtim.
Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu için, “Küresel güçlerin dalkavuğu” diyor.
Ya da Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli için “AKP’nin koltuk değneği”...
Hele muhalefetten bazı isimlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandıkları bazı ifadeler var ki...
Neyse, siyaset dünyası için meramım anlaşılmış olmalı.
Sadece siyaset değil ki, al birini vur ötekine.
Sporun dili siyaseti aratacak düzeysizlikte...
Hangi takımı tutuyor olursanız olun, mensubu olduğunuz camia adına kullanılan dil çoğu zaman önce sizi rahatsız ediyor.
Ya kültür ve sanat?
O mahallede de dilin de ötesinde bir başka hastalık hâkim.
Gözbebeğimiz gibi bakmamız gereken, örneğin Antalya’da bu yıl 51’incisini yaptığımız Altın Portakal Film Festivali bile onlar için hovardaca kullanılacak bir PR fırsatına indirgenebiliyor!
Kısacası, bileşik kaplar kuralı sadece fizikte değil toplum biliminde de aynıyla işliyor...
Halbuki, dış sese kendimizi kapatmadan dünyaya kulak verdiğimizde...
Ya da sadece komşu ülkelere şöyle bir baktığımızda bile görüyoruz ki, Türkiye artık bambaşka bir yerdedir.
Ve bizim kıymetini bilemediğimiz bu ülke, bu coğrafyadaki milyonlarca insan için umut ışığıdır.
Bizim yazdıklarımıza katılmayarak, siz Yeni Türkiye demeseniz bile, kabul etmelisiniz ki, artık burası başka bir ülkedir.
Asker başta olmak üzere vesayetin her türlüsünden, bürokratik oligarşiden ve son olarak cemaat kisvesi altında örgütlenen paralel çeteden kendini kurtararak, artık tek belirleyicinin “sandık” olduğunu tüm dünyaya açıkça göstermiş bir ülke burası.
Eksiklikleri?
Elbette ve hem de fazlasıyla var.
Bütün bunları birbiri ardına çözmesi gerekiyor.
Bunun için olmazsa olmaz olan artık bir diğerimizi yok saymayacak yeni bir dil kullanımıdır.
Ortada, adeta sağırlar diyaloğunu aratacak bir tablo var.
Kullanılan dil, o kadar aşağılayıcı ve yaralayıcı ki, herkes kendini dış sese kapatmış durumda.
Duyduğu hakaretleri yok sayıyor ama öte yandan kendisi daha fazlasını saydırıyor!
Oysa önümüzde son derece kritik bir yıl var.
Göreceksiniz 2015 çetin geçecek, zorlu geçecek.
Uluslararası arenada, Ermeni tehcirinin 100. yılı karşımızda, gündemimizde olacak.
Çözüm Süreci’nde sonuna yaklaştıkça provokasyonlar, hainlikler daha da artacak.
Yine önümüzdeki yıl, devleti her türlü vesayetten, derin ya da paralel her türlü alternatif yapıdan iyice arındırmamız gereken yıl olacak
Ve genel seçimlerimizi yapacağız.
2015 yılı, yeni anayasa yapım sürecinin başlatılması gereken yıl olacaktır, mutlaka olmalıdır.
O halde hiç abartmadan altını çizmek isterim ki, “yeni bir dil” artık hepimiz için hava kadar, su kadar elzem bir ihtiyaçtır.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler