• $7,3099
  • €8,7842
  • 404.489
  • 1534.15
08 Aralık 2014 Pazartesi

Türkiye yalnızlaşıyor mu?

Hemen her seferinde yaşanan bir olaya öyle farklı bir açıdan bakarak öylesine gerçeklikten kopuk yorumlar üretiyorlar ki, gözlerinize, kulaklarınıza inanamıyorsunuz.

Sanki bu ülkenin insanı değiller.
Her seferinde esasen ülkeye ya da insanımıza yönelen örtülü bir nefret söylemiyle ortaya çıkıyorlar.
Bugünlerde dillerine pelesenk ettikleri, "Türkiye yalnızlaşıyor" iddiası.
İddianın ardında gizledikleri ise, esasen tam da bu arzu, tam da bu beklenti...
Yazdıklarının ya da söylediklerinin satır aralarına dikkat ettiğinizde fark ediyorsunuz ki, ah edip iç çekerek "keşke" diye bekleşiyorlar.
Onlar için üzülecekleri bir haberim var: Boş yere umutlanıyorlar!
Yalnızlaşmayı bırakın, artık "kendisi" olabildiği için dış dünyada gücü ve etkisi her geçen gün artan bir Türkiye var.
Sadece, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve kabine üyelerinin yurtdışı ziyaret programları ile yurtdışından ağırladıkları resmi konuklarına şöyle bir baktığınızda, gerçeğin bu arkadaşların iddialarından ne kadar uzakta kaldığını açık seçik göreceksiniz.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye ziyaretine bakalım.
Türkiye ve Rusya başkanlarının görüşmelerini rutin ve sıradan resmi bir temas olarak değerlendirebilir miyiz?
Asla!
Son günlerde, "Türkiye, Batı ile bağlarını kopardığı için Rusya'ya yaklaşıyor" yorumları var.
Türkiye, Rusya ile ilişkilerini çaresizlikten geliştirmiyor.
Putin, Erdoğan görüşmesi sırasında, konuk başkan Suriye’de Esad ile muhalifleri aynı masa etrafında toplamayı dahi teklif etti; ancak Erdoğan bunu çok kesin bir dille ve anında reddetti.
Bu tavır, çaresiz bir lider tavrı olabilir mi?
Rusya ile farklı taraflarda olacağımız konular elbette vardır ve mutlaka yarın da olacaktır.
Bu, "kendimiz" olmanın en doğal sonucudur.
Ama bu Rusya ile çok daha geniş bir yelpazede ve dün ile kıyaslanamayacak yeni ilişkiler geliştirmemize asla engel değildir.
Geçen hafta Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ile Bakü'deydim.
Ziyareti izledim, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in Bakan Işık'ı kabûlüne de katıldım.
Onların tabirleriyle "Cenab President", Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun şahsında Türkiye için mültefit ifadeleri ardı ardına sıraladı.
"Ne var ki bunda, bu Azerbaycan ile Türkiye arasında hemen her platformda zaten olur" demeyin.
Son derece önemli olduğu halde bazen gözden kaçırdıklarımız oluyor.
Biliyorsunuz, 2015 yılında G20'nin ev sahibi ülke Türkiye olacak.
Antalya'da yapılacak bu zirveye ev sahibi ülkenin artı bir ülke davet etme hakkı var.
Onlarca talep ve beklentinin arasından Türkiye, Azerbaycan'ı seçti.
Ve "Cenab President" tarafından Bakan Işık'ı kabulünde gördük ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iki ayrı telefon konuşmasında zaten ifade edilen teşekkürlerin tekrar tekrar altı çizildi.
Her fırsatta yazıyorum.
Bugün artık başka bir ülkedeyiz.
Artık burası, "kendisi" olabildiği için refleksleri farklılaşmış, çok daha hızlı ve duyarlı hale gelmiş, NATO üyesi, AB üyeliğine aday ama bölgesini asla ihmal etmeyen ve erdemli olanın mazlumun yanında olmak olduğunu duruşuyla her zaman ve her platformda açıkça ortaya koyan Yeni Türkiye'dir.
İçine kapanmış, dünyadan bihaber, umutsuz, korkulu, fırsatları değil riskleri gören karanlık bir dönem geride kaldı.
Eksikliğimiz yok mu, elbette var!
Dürüst olalım: Bunu söylemekte ya da itiraf etmekte hiçbir beis yok.
Ama bunun çaresi sadece tarihi geçmişimize öykünerek dövünmek, sızlanmak değil.
Bu ülkede yaşayan her bir ferdin parçası olmaktan onur duyacağı ortak bir gelecek kurmak.
Soğuk Savaş bitti ve 21. yüzyıl bize elbette önce bölgemizde ve ardından bütün bir dünyada önemli fırsatlar sunuyor.
Yeni Türkiye, karşısındaki fırsatları yerinde ve doğru değerlendirebildiği oranda büyüyecektir.
Siz bu satırları okurken biz Başbakan Davutoğlu ile Varşova'da olacağız.
Fazla söze gerek yok, sadece bu ziyaret temposu bile olanı biteni anlatmaya yetmiyor mu?

<p>Türkiye, adı sonradan 'post-modern darbe' olarak konulan müdahaleyle 24 yıl önce tanıştı. Peki, b

28 Şubat bitti mi? 28 Şubat'ın dinamikleri neler?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler