• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Tuna boylarından...

Uzun zamandır Tuna’ya dair bir belgesel yapmak istiyorum. 
Ne zaman Tuna aklıma düşse, ya da yanından yöresinden geçsem, bu eski takıntımı hatırlıyorum. 
Tuna’nın doğduğu topraklara, Almanya’nın Donau-Eschingen kasabasına defalarca gittim. 
O küçücük pınardan başlayan akışın, coğrafi olarak on ülkeyi aşarak ulaştığı görkemi her zaman hayranlıkla izledim. 
O akış, hemen her gördüğümde, her aklıma düştüğünde, milletimizin tarih sahnesindeki yürüyüşünü hatırlattı bana... 
Hiç unutmam; kaynağına ilk gittiğimde, o günlerde Sovyet hegemonyası altındaki Balkan ülkelerinden gelen ziyaretçilerce çakılan plaketlerde yazan, ‘Ey Tuna bizim topraklarımıza bolluk getirdiğin gibi, özgürlük de getir!’ çığlıkları tüylerimi diken diken etmişti. 
Ve hatta ben de farklı bir niyetle de olsa, kasabanın belediye başkanına bir plaket çakmak için izin amaçlı yazdığımda, ‘burada zaten çok; sizinki de eksik kalsın!’ mealinde, en hafif ifadeyle terbiyesizce bir cevap almıştım. 
O cevap, takıntımı da, yapma kararımı da iyice pekiştirmişti. 
Bu satırları, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi’nin Budapeşte’de davetlisi iken yazıyorum. 
Bizim Budin ve Peşte olarak bildiğimiz Tuna’nın iki kıyısında karşılıklı bulunan bu iki şehir, artık birlikte bu ismi taşıyor. 
Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ömer Çelik, bugün, burada Yunus Emre Enstitüsü’nün Macaristan temsilciliğini açacak. 
Artık başka bir Türkiye’deyiz. 
TİKA’sı ve Yunus Emre Enstitüsü ile kendi kültür coğrafyasında cirit atan bir ülke oldu Türkiye. 
Ben bununla alenen gururlanıyorum. 
Benden farklı düşünüyorsanız, birtakım siyasi saplantılarınız varsa bile, bence yine de boşverin, böylesi konularda siyasi saplantılarınızı bir kenara bırakın; rahat olun, siz de gururlanın.

BAŞKANLIK SİSTEMİ'NE Mİ GEÇİYORUZ? 

Daha dün Rusya’daki G20 zirvesinde protokol gereği yerde duran Türk Bayrağı’nı her zaman olduğu gibi eğilip cebine koyup saklayan bir başbakan izledik. 
O bunu hep yapıyor. 
THY en uzun uçuş mesafesi rekorunu kırarak Başbakan Erdoğan’ı Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e taşıdı. 
Orada, tüm dünyanın canlı izlediği çekişmeli oylamada 2020 Yaz Olimpiyatları bize verilmedi. 
Son saniyeye kadar potada biz de vardık; olmadı. 
Sadece bu konu değil, her alanda tarihi günler yaşıyoruz. 
Türkiye yakın tarihinin en önemli kavşağını geride bırakıyor. 
Göreceksiniz, çok değil bir yıl sonra bambaşka bir ülkede yaşıyor olacağız. 
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’ne artık çok az bir zaman kaldı. 
Adının böyle olduğuna bakmayın. 
Bu seçimle Türkiye bambaşka bir döneme girecek. 
Artık ‘Başkanlık Sistemi’ne geçiyoruz. 
Bu geçiş biraz ‘Türk İşi’ oluyor ama olsun! 
Düşünsenize, gelecek yıl bugünlerde, bu seçimle yeni bir Cumhurbaşkanı seçmiş olacağız. Aklı selime dayalı her tahmin bu ismin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olacağını gösteriyor. 
Olur mu bizim yasalarımız belli; biz Cumhurbaşkanı seçiyoruz diyenler, ya da sananlar olabilir! 
Yanılırlar. 
Halkın yarısından fazlasının oyuyla ve bütün siyasi partilerden de çok daha fazla oy alarak seçilen yeni Cumhurbaşkanı, ‘Başkanlık Sistemi’ne geçişimizi tescil etmekten başka bir anlam taşımaz! 
Kötü mü olur? 
Aksine, çok da iyi olur. 
İlk gençlik yıllarımızda, Türkiye için bu sistemi hayal ederek, savunarak büyüdük. 
Bu nedenle, hiç olmazsa buna ömrümüz yetti diye şükredeceğiz. 
Türkiye, hemen her konuda olduğu gibi önce fiili olarak bu sisteme geçecek, sonra mevzuatını bu yeni yapıya uyduracak! 
Biz şehirleşirken böyle yapmıyor muyuz? 
Garip ama gerçek ne yazık ki bu... 
Plansız, projesiz ve yasal altyapısı olmadan bir şehri önce geliştiriyoruz, sonra mevzuata uyduruyoruz! 
Bu kez de böyle oluyor. 
Önce Başkanlık Sistemi’ne fiilen geçiyoruz ve demek ki sonrasında da mevzuatı buna uygun hale getireceğiz! 
İnanın takıldığım hiç bir tarafı yok. 
Sonuçta bu ülke için olması gereken oluyor. 
Şimdiden hayırlı olsun! 

 

Falcao ve Atiba gidiyor mu?

Falcao ve Atiba gidiyor mu?

28 yıl sonra işgalden kurtarılan Laçin'in görüntüle

28 yıl sonra işgalden kurtarılan Laçin'in görüntüleri yayınlandı

Buz tutan Balıklıgöl'de kartpostallık manzaralar

Buz tutan Balıklıgöl'de kartpostallık manzaralar

'Ben boksörüm' deyip gazetecinin burnunu kırdı

''Ben boksörüm'' deyip gazetecinin burnunu kırdı